Sonunda cık olan 109 kelime var. CIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde cık olan kelimeler listesine ya da başında cık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
EFENDİBABACIK
KARAKABARCIK
DAPDARACIK, DASDARACIK, GARİBANCIK, İHTİYARCIK, KOLAYCACIK, KURBAĞACIK, TANITIMCIK, TOPARLACIK, YAVAŞÇACIK, YUMURTACIK, YUVARLACIK
BARAKACIK, ÇABUCACIK, HARMANCIK, HAYVANCIK, KALKANCIK, KASABACIK, KIBRISCIK, MEYDANCIK, PUSULACIK, USULCACIK, USULLACIK, YILDIZCIK, YUMUŞACIK
AYDINCIK, AYRIMCIK, BALTACIK, BARDACIK, BİRAZCIK, BUNCACIK, ÇINARCIK, ÇIYANCIK, DAĞARCIK, DALGACIK, DAMARCIK, DAMLACIK, FİDANCIK, HALKACIK, HANIMCIK, HİSARCIK, HIYARCIK, KABARCIK, KADINCIK, KANALCIK, KARINCIK, KIRBACIK, KIVIRCIK, KIVRACIK, KIZILCIK, LOKMACIK, MİNNACIK, OĞLANCIK, ORMANCIK, OSMANCIK, PARÇACIK, PAZARCIK, SIĞIRCIK, SOĞANCIK, ŞUNCACIK, TATARCIK, TORBACIK, UFACICIK, YAPMACIK, YAPRACIK Devamını Görüntüle
ADAMCIK, ALÇACIK, AMCACIK, ARPACIK, ARSACIK, ASARCIK, AYANCIK, AYVACIK, BABACIK, BURACIK, DARACIK, ELMACIK, KAPICIK, KINACIK, KISACIK, MASACIK, OLAYCIK, SARICIK, SICACIK, ŞURACIK
ADACIK, AĞACIK, AHACIK, ANACIK, AZICIK, BAĞCIK, CINCIK, DALCIK, KANCIK, KIZCIK, MINCIK, ODACIK, ORACIK, OVACIK, UFACIK, YANCIK
AĞCIK, CACIK, CICIK, GICIK, VICIK
CIK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EFENDİBABACIK
-
-
[isim]
Efendibaba sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi
- "Münir, ezgince bir suratla: - Ne yapayım efendibabacığım, geçinme derdi bu."
-
[isim]
Efendibaba sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi
- KARAKABARCIK
-
-
[isim, tıp]
Bakınız şarbon
-
[isim, tıp]
Bakınız şarbon
- TOPARLACIK
-
-
[sıfat]
Çok yuvarlak
-
Kısa boylu ve şişman (kimse)
-
[sıfat]
Çok yuvarlak
- KURBAĞACIK
-
-
[isim]
Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa
-
Küçük İngiliz anahtarı
-
Ayarlanabilir somun anahtarı
-
Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen şeylerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak
-
[tıp]
Ağız tabanında çıkan sıvı içeren bir tür küçük kist
-
[isim]
Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa
- YAVAŞÇACIK
-
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- "Yavaşçacık okşadı saçları, sonunda kıpırtısız kaldı eli saçlarında kardeşinin."
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- KOLAYCACIK
-
-
[sıfat]
Çok kolay
-
[zarf]
Çok kolay bir biçimde
- "Kapının sarı tokmağını avuçlayıp çeviriyor, kolaycacık açılıyor kapı."
-
[sıfat]
Çok kolay
- YUVARLACIK
-
-
[sıfat]
Küçük ve yuvarlak
- "Nil, yuvarlacık kalçalarına seyredenlerle alay eden bir eda vermeyi bilmişti."
-
[sıfat]
Küçük ve yuvarlak
- DAPDARACIK
-
-
[sıfat]
Çok dar
- "Karanlık ve kaldırımları bozuk bu dapdaracık sokağa saptılar."
-
[sıfat]
Çok dar
- YUMURTACIK
-
-
[isim, biyoloji]
Canlılarda dişinin, döllenip oğulcuk durumuna gelmesi için çıkardığı üreme hücresi
-
[bitki bilimi]
Kapalı tohumlularda, döllenmeden sonra değişikliğe uğrayarak tohumu oluşturan bölüm
-
[isim, biyoloji]
Canlılarda dişinin, döllenip oğulcuk durumuna gelmesi için çıkardığı üreme hücresi
- GARİBANCIK
-
-
[isim]
Kimsesiz ve zavallılara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- "Kırmak da istemiyorum zavallı garibancığı, ama ben de buraya kafamı dinlendirmeye geldim."
-
[isim]
Kimsesiz ve zavallılara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- DASDARACIK
-
-
[sıfat]
Çok dar
- "Dasdaracık bir pantolon altından koca ayaklar çıkıyor."
-
[sıfat]
Çok dar
- TANITIMCIK
-
-
[isim]
Kısa, çarpıcı, akılda kalıcı tanıtım sözü; spot
-
[isim]
Kısa, çarpıcı, akılda kalıcı tanıtım sözü; spot
- İHTİYARCIK
-
-
[isim]
Yaşlılara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- "İhtiyarcık, onlara karınca kaderince yararlı olmak, göze girmek ister."
-
[isim]
Yaşlılara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- YUMUŞACIK
-
-
[sıfat]
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
- "Huyu da ipeksi saçları gibi yumuşacıktı."
-
[sıfat]
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
- USULCACIK
-
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- "Bir ara, yemek için sofaya giderken şaşı kıza usulcacık fısıldadı."
-
Belli etmeden; usullacık, yavaşçacık
- "Başını usulcacık kaldırmak istedi."
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- KIBRISCIK
-
-
Bakınız Kıbrısçık
-
Bakınız Kıbrısçık
- ÇABUCACIK
-
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Nezlenin bu pis kurnazlığına çabucacık kanıveririz."
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- KASABACIK
-
-
[isim]
Küçük kasaba
- "Edirne'yle İstanbul arasındaki kasabacıklardan birinde yaşıyoruz."
-
[isim]
Küçük kasaba
- USULLACIK
-
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- "Yağmurlu günlerde eve yani saçağın altına gece yarısından sonra ortalıktan el ayak çekilince gelir, usullacık yataklarımıza girerdik."
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- HAYVANCIK
-
-
[isim]
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan
-
Bakınız hayvancağız
- "Isırması ve tırmalaması bol olan hayvancık, yalnız insanlara karşı değil, kendi cinslerine karşı da merhametsiz ve sertti."
-
[isim]
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan