Sonunda cık olan 8 harfli 41 kelime var. CIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde cık olan kelimeler listesine ya da başında cık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OĞLANCIK
-
-
[isim]
Küçük oğlan çocuk
- "Onu sıvası dökük, iki göz evinde kınalı saçlı, çipil oğlancığını severken görmeli." (Nezihe Meriç)
-
[isim]
Küçük oğlan çocuk
- BARDACIK
-
-
[isim]
Bir tür küçük ve tatlı yaş incir
-
[isim]
Bir tür küçük ve tatlı yaş incir
- BALTACIK
-
-
[isim]
Küçük el baltası
-
Değirmen taşının ortasında bulunan haç biçimindeki alet
-
[isim]
Küçük el baltası
- SOĞANCIK
-
-
[isim]
Yalın kat yaprakla sarılı, besin bakımından zengin küçük soğan
-
Sarımsak dişi
-
Beyinle omurilik arasında kalan son bölge
-
[isim]
Yalın kat yaprakla sarılı, besin bakımından zengin küçük soğan
- KIZILCIK
-
-
[isim]
Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç (Cornus mas)
-
Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi
-
[isim]
Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç (Cornus mas)
- ORMANCIK
- ...
- BUNCACIK
- ...
- KIVIRCIK
-
-
[isim]
Genellikle Trakya ve Marmara'da yetiştirilen, beyaz tüylü, ince kuyruklu bir tür koyun, kıvırcık koyun
-
Bu koyunun eti
-
Kıvırcık marul
-
[sıfat]
Küçük küçük kıvrımları olan
- "Altı yaşlarında sarı, kıvırcık saçlı bir kız çocuğu, tepine tepine ağlıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Genellikle Trakya ve Marmara'da yetiştirilen, beyaz tüylü, ince kuyruklu bir tür koyun, kıvırcık koyun
- FİDANCIK
-
-
[isim]
Küçük fidan
- "Buraya dikilen fidancıkların gölgeleri, sığınabilecek kadar geniş değildi." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Küçük fidan
- HALKACIK
- ...
- PARÇACIK
-
-
[isim]
Küçük parça, kırıntı
- "Onlara değin bir dolu anı, sevgi parçacıkları üşüşüyor belleğime." (Nezihe Meriç)
-
Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül
-
[isim]
Küçük parça, kırıntı
- UFACICIK
- ...
- KIRBACIK
-
-
[isim]
Tulumcuk
-
[isim]
Tulumcuk
- DAĞARCIK
-
-
[isim]
Meşin torba
-
Repertuvar
-
Bellek
- "Dağarcıklarındaki üç beş yüz kelimeye yeni duydukları sekiz onu da eklenince bu iş pekâlâ oluyordu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Meşin torba
- HANIMCIK
- ...
- YILANCIK
-
-
[isim]
Streptokok denilen mikropların bir sıyrığa veya yaraya bulaşarak yaptıkları hastalık, kızılyörük
-
Kemik veremi
-
[isim]
Streptokok denilen mikropların bir sıyrığa veya yaraya bulaşarak yaptıkları hastalık, kızılyörük
- DALGACIK
-
-
[isim]
Küçük dalga
- "İki tarafa köpükler saçan tekne, dalgacıklar üzerinden atlıyor." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
[isim]
Küçük dalga
- AYDINCIK
- ...
- KIVRACIK
-
-
[sıfat]
Derli toplu ve işi kolay
- "Kıvracık bir ev."
-
Ayağına çabuk, hamarat
- "Helal süt emmiş, kıvracık, eli yüzü düzgün, terbiyeli, edepli kızcağız." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[sıfat]
Derli toplu ve işi kolay
- HIYARCIK
-
-
[isim]
Kasık lenf bezlerinin iltihaplanması
-
[isim]
Kasık lenf bezlerinin iltihaplanması