Sonunda cık olan 6 harfli 16 kelime var. CIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde cık olan kelimeler listesine ya da başında cık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ODACIK
-
-
[isim]
Küçük oda
- "Babadan kalma bu arsaya önce dört duvar örüp bir odacık yapıvermişti."
-
[bitki bilimi]
Açık tohumlarda çiçek tozunun çimlenerek döllenmeyi sağlamadan önce bir süre beklediği, yumurtanın ön kısmında ve kapıcığın altında bulunan boşluk
-
[isim]
Küçük oda
- YANCIK
-
-
[isim]
Genellikle çobanların kullandığı azık torbası
- "İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi."
-
[isim]
Genellikle çobanların kullandığı azık torbası
- AĞACIK
-
-
[isim]
Ağalara sevgiyle yaklaşıldığında söylenen bir söz
-
[isim]
Ağalara sevgiyle yaklaşıldığında söylenen bir söz
- CINCIK
-
- UFACIK
-
-
[sıfat]
Bakınız küçücük
- "Tepede ev yerine evcilik oynayan ufacık bir kız gördüler."
-
[sıfat]
Bakınız küçücük
- ORACIK
-
-
[isim]
Hemen o yer, bulunduğu yer
- "Kadın çekinerek yaklaştı ve oracığa, toprağın üzerine çöktü."
-
[isim]
Hemen o yer, bulunduğu yer
- DALCIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Ana dalın kollarından her biri, küçük dal
- "Bozuk bir ses çıkardı yuvanın içindeki kuru dalcıkların üstüne düşünce patladı."
-
[isim, bitki bilimi]
Ana dalın kollarından her biri, küçük dal
- BAĞCIK
-
-
[isim]
Bağlama işinde kullanılan şerit biçiminde bağ
- "İnce belini önden bağcıklarla bağlanmış bir korsaj sıkmıştı."
-
[isim]
Bağlama işinde kullanılan şerit biçiminde bağ
- AZICIK
-
-
[sıfat]
Bakınız biraz
- "Kahve caddeye oranla azıcık geride, bir bahçe içinde."
-
[zarf]
Kısa bir süre
- "Ata Bey'e bir yer göster de azıcık uyusun."
-
[zarf]
Belli belirsiz bir miktarda
- "Küçük Hadiye'nin kendisine verilen bu imtiyazını kimse kıskanmadı, hatta Karagöz’ü göremeyecek, acayip kılıklı, sıkıntılı adamlar arasında uslu oturmak zorunda kalacak diye çocuklar ona azıcık acıdı bile."
-
[sıfat]
Bakınız biraz
- OVACIK
-
-
[isim]
Karabük iline bağlı ilçelerden biri
-
Tunceli iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Karabük iline bağlı ilçelerden biri
- AHACIK
-
-
[ünlem, ağızlardan]
Bakınız işte
-
[ünlem, ağızlardan]
Bakınız işte
- KANCIK
-
-
[sıfat]
Hayvanlarda dişi
-
[mecaz]
Dönek, güvenilmez, kalleş (kimse)
-
[sıfat]
Hayvanlarda dişi
- KIZCIK
-
-
[isim]
Kızlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- "Güzel kızcık, İstanbul'a gidiyorum, orada bir ev alacağım."
-
[isim]
Kızlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- ADACIK
-
-
[isim]
Küçük ada
- "Adanın batı kısmında birkaç adacık bulunur."
-
[isim]
Küçük ada
- MINCIK
-
-
[isim]
"Ezilerek içi dışına çıkmak" anlamındaki mıncığı çıkmak deyiminde geçen bir söz
-
[isim]
"Ezilerek içi dışına çıkmak" anlamındaki mıncığı çıkmak deyiminde geçen bir söz
- ANACIK
-
-
[isim]
Annelere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- "Ama işin aslını öğrenince güldü, okşadı anacığının buruşuk yanaklarını."
-
[isim]
Annelere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz