Sonunda cık olan 9 harfli 13 kelime var. CIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde cık olan kelimeler listesine ya da başında cık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KALKANCIK
-
-
[isim, biyoloji]
Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
-
[isim, biyoloji]
Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
- HARMANCIK
-
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
- PUSULACIK
-
-
[isim]
Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt
-
[isim]
Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt
- HAYVANCIK
-
-
[isim]
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan
-
Bakınız hayvancağız
- "Isırması ve tırmalaması bol olan hayvancık, yalnız insanlara karşı değil, kendi cinslerine karşı da merhametsiz ve sertti."
-
[isim]
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan
- USULLACIK
-
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- "Yağmurlu günlerde eve yani saçağın altına gece yarısından sonra ortalıktan el ayak çekilince gelir, usullacık yataklarımıza girerdik."
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- KIBRISCIK
-
-
Bakınız Kıbrısçık
-
Bakınız Kıbrısçık
- ÇABUCACIK
-
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Nezlenin bu pis kurnazlığına çabucacık kanıveririz."
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- YILDIZCIK
-
-
[isim]
Küçük yıldız
- "İstiyorum ki binlerce yıldızcık parlasın, göz alıcı bir fiziki hadise vuku bulsun!"
-
[isim]
Küçük yıldız
- USULCACIK
-
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- "Bir ara, yemek için sofaya giderken şaşı kıza usulcacık fısıldadı."
-
Belli etmeden; usullacık, yavaşçacık
- "Başını usulcacık kaldırmak istedi."
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- YUMUŞACIK
-
-
[sıfat]
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
- "Huyu da ipeksi saçları gibi yumuşacıktı."
-
[sıfat]
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
- MEYDANCIK
-
-
[isim]
Küçük meydan
- "Tıpkı Kafkasya’daki gibi burada da köyün altındaki meydancıkta kemençeye benzer bir aletin sesine uyarak etekleri savrula savrula hançer, kılıç oyunları oynuyorlardı."
-
[isim]
Küçük meydan
- KASABACIK
-
-
[isim]
Küçük kasaba
- "Edirne'yle İstanbul arasındaki kasabacıklardan birinde yaşıyoruz."
-
[isim]
Küçük kasaba
- BARAKACIK
-
-
[isim]
Küçük baraka
- "Bu barakacıklar, sarkan saçakları, dökülmüş kafesleri ile caddenin iki tarafını dolduruyorlardı."
-
[isim]
Küçük baraka