Sonunda cık olan 9 harfli 13 kelime var. CIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde cık olan kelimeler listesine ya da başında cık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALKANCIK

  1. [isim, biyoloji] Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
HARMANCIK

  1. [isim] Bursa iline bağlı ilçelerden biri
PUSULACIK

  1. [isim] Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt
HAYVANCIK

  1. [isim] Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan
  2. Bakınız hayvancağız
    • "Isırması ve tırmalaması bol olan hayvancık, yalnız insanlara karşı değil, kendi cinslerine karşı da merhametsiz ve sertti." (Sâmiha Ayverdi)
USULLACIK

  1. [zarf] Bakınız usulcacık
    • "Yağmurlu günlerde eve yani saçağın altına gece yarısından sonra ortalıktan el ayak çekilince gelir, usullacık yataklarımıza girerdik." (Selim İleri)
KIBRISCIK

  1. Bakınız Kıbrısçık
ÇABUCACIK

  1. [zarf] Bakınız çabucak
    • "Nezlenin bu pis kurnazlığına çabucacık kanıveririz." (Nâzım Hikmet)
YILDIZCIK

  1. [isim] Küçük yıldız
    • "İstiyorum ki binlerce yıldızcık parlasın, göz alıcı bir fiziki hadise vuku bulsun!" (Refik Halit Karay)
USULCACIK

  1. [zarf] Bakınız usul (III)
    • "Bir ara, yemek için sofaya giderken şaşı kıza usulcacık fısıldadı." (Orhan Kemal)
  2. Belli etmeden; usullacık, yavaşçacık
    • "Başını usulcacık kaldırmak istedi." (Refik Halit Karay)
YUMUŞACIK

  1. [sıfat] Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
    • "Huyu da ipeksi saçları gibi yumuşacıktı." (Erendiz Atasü)
MEYDANCIK

  1. [isim] Küçük meydan
    • "Tıpkı Kafkasya’daki gibi burada da köyün altındaki meydancıkta kemençeye benzer bir aletin sesine uyarak etekleri savrula savrula hançer, kılıç oyunları oynuyorlardı." (Şevket Süreyya Aydemir)
KASABACIK

  1. [isim] Küçük kasaba
    • "Edirne'yle İstanbul arasındaki kasabacıklardan birinde yaşıyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
BARAKACIK

  1. [isim] Küçük baraka
    • "Bu barakacıklar, sarkan saçakları, dökülmüş kafesleri ile caddenin iki tarafını dolduruyorlardı." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü