Sonunda ut olan 120 kelime var. UT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ut olan kelimeler listesine ya da başında ut olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

VAHDETİVÜCUT

11 Harfli Kelimeler

CÜRMÜMEŞHUT, GAYRİMAHDUT

10 Harfli Kelimeler

HAKKISÜKUT

9 Harfli Kelimeler

ABULLABUT, AKÇAARMUT, ARZIMEVUT, ETİMESGUT, KARABULUT

8 Harfli Kelimeler

EBUSSUUT, HEMHUDUT, İZBANDUT, NAMEVCUT, TARASSUT, TASALLUT, TAVASSUT, YEKVÜCUT

7 Harfli Kelimeler

ABLAVUT, ARNAVUT, CEBERUT, HANDOUT, KARADUT, LAYEMUT, MARABUT, MELEKUT, PALAMUT, VEYAHUT

6 Harfli Kelimeler

ANADUT, BARBUT, BEYRUT, BİZMUT, HARPUT, HAYDUT, HOŞNUT, KEPSUT, KORKUT, MAHDUT, MAHLUT, MAHRUT, MAKSUT, MATRUT, MAZBUT, MERBUT, MEŞHUT, MESKUT, MEŞRUT, MEVCUT, MEVKUT, MEVLUT, MEVRUT, MORDUT, NEMRUT, SKAVUT, VERMUT, VURTUT

5 Harfli Kelimeler

AKDUT, ANGUT, ARMUT, BARUT, BOYUT, BULUT, ÇAPUT, DONUT, HAMUT, HANUT, HASUT, HAVUT, HUDUT, HUTUT, KAPUT, KAVUT, KOMUT, KONUT, KOŞUT, KOYUT, KURUT, LAHUT, LAZUT, LOBUT, MABUT, MAHUT, MAMUT, MESUT, MEVUT, NOHUT, NUKUT, SAMUT, SOMUT, SOYUT, SÜBUT, SÜCUT, ŞUHUT, SUKUT, SÜKUT, TABUT Devamını Görüntüle

4 Harfli Kelimeler

AKUT, AMUT, ANUT, BUUT, KUUT, UĞUT, UMUT

3 Harfli Kelimeler

AUT, BUT, DUT, FUT, GUT, KUT, MUT, PUT, SUT, ŞUT, TUT

2 Harfli Kelimeler

UT

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ut Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

T U

2 Harfli Kelimeler

TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VAHDETİVÜCUT

Kelime Kökeni: Arapça vaḥdet + vücūd

  1. [isim, felsefe] Bakınız varlık birliği
CÜRMÜMEŞHUT

Kelime Kökeni: Arapça curm + meşhūd

  1. [isim, hukuk] Bakınız suçüstü
    • "Bünyamin ürpermişti çünkü kolu kavrandığı an bir cürmümeşhut olayı yaşanacağını sanmıştı." (İhsan Oktay Anar)
GAYRİMAHDUT

Kelime Kökeni: Arapça ġayr + maḥdūd

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız sınırsız
HAKKISÜKUT

Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳḳ + sukūt

  1. [isim, eskimiş, hukuk] Bakınız sus payı
KARABULUT

  1. [isim, mecaz] Büyük sıkıntı
    • "Son dönemde üzerinde dolaşan karabulutların, esen fırtınaların, boraların koskoca Türklüğün kökünü devirmeye yetmeyeceğini bilmeliyiz." (Mustafa Argunşah)
ETİMESGUT

  1. [isim] Ankara iline bağlı ilçelerden biri
AKÇAARMUT

  1. [isim, bitki bilimi] İnce kabuklu, sarı, etli ve sulu bir tür armut
    • "Fakat akçaarmutların en irileri hep ağabeyimin dolabından çıkar." (Orhan Seyfi Orhon)
ABULLABUT

  1. [sıfat, ağızlardan] Söz ve davranışlarında incelikten yoksun olan (kimse)
    • "Öte yandan o abullabut adamın yaşamı kim bilir ne büyük sıkıntılar içindedir." (Cahit Kayra)
  2. Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse)
    • "Abullabut görünüşlüdür ama ince, hassas bir ruhu olamaz mı o adamın?" (Cahit Kayra)
ARZIMEVUT

Kelime Kökeni: Arapça ʿarż + Farsça mevʿūd

  1. [isim] Vadedilmiş topraklar
  2. Yahudilerin Tevrat’ta kendilerine vadedildiğine inandıkları toprak
    • "Bu arzımevudun ta kendisiydi ve gemi, ona bir türlü yanaşamıyorsa kabahat kaptanda, kabahat kumanda heyetindeydi..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
TASALLUT

Kelime Kökeni: Arapça tasalluṭ

  1. [isim, eskimiş] Sıkıntı verecek derecede sataşma, rahatsız etme, musallat olma, saldırma
  2. Bakınız sarkıntılık
NAMEVCUT

Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça mevcūd

  1. [sıfat] Mevcut olmayan, bulunmayan; yok
    • "Okula gelmemiş olan öğrenci ‘namevcut’ olarak belirtiliyordu." (Ömer Asım Aksoy)
İZBANDUT

Kelime Kökeni: İtalyanca sbandato

  1. [sıfat] Görünüşü ve davranışı ile korku veren (iri yarı adam)
    • "Hanife, iki izbandut herifin yanından geçeceği anı mümkün olduğu kadar tehire çalışıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. [isim, eskimiş] Rum korsanı
YEKVÜCUT

Kelime Kökeni: Türkçe yek + Arapça vucūd

  1. [zarf] Hep birlikte
TAVASSUT

Kelime Kökeni: Arapça tavassuṭ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aracılık
EBUSSUUT

  1. [isim] "Çok kapalı giyinen kız veya kadın" anlamındaki Ebussuut Efendi'nin gelini gibi ve "eskiye çok bağlı, tutucu" anlamındaki Ebussuut Efendi'nin torunu deyimlerinde geçen bir söz
TARASSUT

Kelime Kökeni: Arapça taraṣṣud

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gözleme (I)
    • "Tarassut mevkisinde sıramızı bekleyerek düşman siperlerini tetkik etmeye başladık." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
HEMHUDUT

Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça ḥudūd

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sınırdaş
    • "… Rusya da büyük hazırlıklara ve gittikçe artan tahriklere geçtiği için Rusya ile hemhudut Muş Sancağı’nda da durum bozulmaya yüz tutmuş." (Nahid Sırrı Örik)
KARADUT

  1. [isim, bitki bilimi] Siyah renkte olan bir tür dut
    • "Karadutum, çatalkaram, Çingene'm / Nar tanem, nur tanem bir tanem" (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
PALAMUT

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Uskumrugillerden, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak (I), piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık; sivri (Pelamys sarda)
    • "Lüfer varken palamut yenir mi diye çıkıştım." (Ahmet Rasim)
MARABUT

Kelime Kökeni: Arapça murābiṭ

  1. [isim, eskimiş] Kuzey Afrika'da dervişlere verilen ad; murabıt
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü