Başında ut olan 33 kelime var. Ut ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ut olan kelimeler listesine ya da sonu ut ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ut bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

UTANMAZCASINA

12 Harfli Kelimeler

UTANMAMAZLIK

11 Harfli Kelimeler

UTANABİLMEK

10 Harfli Kelimeler

UTANABİLME, UTANDIRMAK, UTANGAÇLIK, UTANMAZLIK

9 Harfli Kelimeler

UTANDIRMA, UTANILASI, UTANILMAK, UTANMAZCA, UTKULULUK

8 Harfli Kelimeler

UTANILMA

7 Harfli Kelimeler

UTANGAÇ, UTANGAN, UTANMAK, UTANMAZ, UTÇULUK, UTULMAK

6 Harfli Kelimeler

UTANIŞ, UTANMA, UTARİT, UTERUS, UTKULU, UTULMA

5 Harfli Kelimeler

UTANÇ, UTMAK

4 Harfli Kelimeler

UTÇU, UTKU, UTLU, UTMA

3 Harfli Kelimeler

UTV

2 Harfli Kelimeler

UT

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ut Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

T U

2 Harfli Kelimeler

TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UTANMAZCASINA

  1. [zarf] Bakınız utanmazca
    • "Bunda o denli çirkin ve o denli utanmazcasına söz ve deyimler kullanılmıştı ki, bir kez okunduktan sonra, bir daha okunmasına ve dinlenilmesine katlanılamamıştı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
UTANMAMAZLIK

  1. [isim] Bakınız utanmazlık
UTANABİLMEK

  1. [nesnesiz] Utanma ihtimali veya imkânı bulunmak
UTANGAÇLIK

  1. [isim] Utangaç olma durumu; bozum havası, mahcupluk, mahcubiyet
    • "Mücrim onlarmış gibi, baktım, hepsi hüzünde / Çocuk utangaçlığı var hepsinin yüzünde" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
UTANMAZLIK

  1. [isim] Utanmaz olma durumu; arlanmazlık, sıkılmazlık, yırtıklık, yüzsüzlük
    • "Hicap bir ayıp; utanmazlık, sıkılmazlık, yılışıklık bir meziyet oldu." (Burhan Felek)
  2. Utanmazca davranış; arlanmazlık, yırtıklık, yüzsüzlük
    • "Sizi ben iyiliklere, nimetlere gark ettiğim hâlde gene sizin bana karşı yapmayacağınız kötülük yok; böylece, on yıldan beridir sizde utanmazlık var." (Ruşen Eşref Ünaydın)
UTANABİLME

  1. [isim] Utanabilmek işi
UTANDIRMAK

  1. [-i] Utanmasına sebep olmak, utanmasına yol açmak
    • "Muallâ Hanım'a o zamana kadar beni çok utandıran bir sual sormakta mahzur görmedim." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Çokça iltifat ve ikramda bulunarak veya kendisinden beklenmeyen bir başarı göstererek karşısındakini mahcup etmek
    • "Kendilerine hizmet ederken yılışmak isteyen kadın onu sinirlendirdi, utandırdı." (Reşat Enis Aygen)
UTANILMAK

  1. [nesnesiz] Utanç duyulmak
UTANILASI

  1. [sıfat] Utanılacak bir durumda olan
    • "Kronos ve kardeşleri kazanırsa sizi utanılası birer mahkûmmuş gibi Tartaros’a atacaklar yeniden." (Ahmet Ümit)
UTANMAZCA

  1. [sıfat] Utanmaz bir biçimde yapılan
    • "Karşıki bıyıkları yoluk herif pencereden pencereye gelinine ne işaretler etmiyor, ne utanmazca laflar atmıyordu, yarabbi..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [zarf] Utanmaksızın, utanmaz bir biçimde; arlanmazca, utanmazcasına
    • "Sonra en iğrenç sakatlıklarını kazanç kaynağı yapan, bunları utanmazca sergileye sergileye dilenen kimseler gözlerinin önünde belirdi." (Avni Givda)
UTANDIRMA

  1. [isim] Utandırmak işi
UTKULULUK

  1. [isim] Bakınız muzafferlik
UTANILMA

  1. [isim] Utanılmak durumu
UTÇULUK

  1. [isim] Utçunun yaptığı iş
UTANGAN

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız utangaç
    • "Uzun kirpiklerin altında utangan ve durgun düşünen iri gözlerin bir kere açılmasın; kalın kaşların bir kere çatılmasın; o zaman varlığın, benliğin köpürür, taşar!" (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
UTULMAK

  1. [-e, ağızlardan] Yenme işi yapılmak veya yenme işine konu olmak
  2. Ütme işi yapılmak veya ütme işine konu olmak
UTANMAZ

  1. [sıfat] Utanması olmayan; arlanmaz, pek yüzlü, sıkılmaz, pişkin, yüzsüz
    • "Utanmazlık siyasetinin veya utanmaz siyasinin önünde sonunda foyası meydana çıkar." (Burhan Felek)
UTANGAÇ

  1. [sıfat] Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan; sıkılgan, utangan, mahcup
    • "Bunlar çoğunlukla çekingen, utangaç olurlardı." (Ayla Kutlu)
UTANMAK

  1. [nesnesiz] Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak; arlanmak, mahcup olmak
    • "Düğün sofrasında kendisinden başka böyle çatal tutanı göremeyince pek utandı." (Aka Gündüz)
  2. [-den] Sıkılarak çekinmek
    • "Hayır, edebiyattan değil, karşısında şimdiden aczini duyduğum okuyucudan utanıyorum." (Ahmet Haşim)
UTARİT

Kelime Kökeni: Arapça ʿuṭārid

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız Merkür
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü