Sonunda özlü olan 6 kelime var. ÖZLÜ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde özlü olan kelimeler listesine ya da başında özlü olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
PARAGÖZLÜ
TOKGÖZLÜ
AÇGÖZLÜ
GÖZLÜ, SÖZLÜ
ÖZLÜ
Özlü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ÖZLÜ
3 Harfli Kelimeler
ÖLÜ, ZÜL
2 Harfli Kelimeler
ÖZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PARAGÖZLÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz
- "Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz
- TOKGÖZLÜ
-
- AÇGÖZLÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen; açgöz, gözü aç, gözü doymaz, haris, tamahkâr, tokgözlü karşıtı
- "Hiç boşuna heveslenme açgözlü yamyam. O miyavladığın benim elim."
-
[sıfat, mecaz]
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen; açgöz, gözü aç, gözü doymaz, haris, tamahkâr, tokgözlü karşıtı
- GÖZLÜ
-
-
[sıfat]
Gözü olan
-
Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan
- "Yeşil gözlülerin dünyayı yeşil görüp görmediklerine meraklanıp gezindiği çocukluk günlerini anlattı."
-
Bölmesi veya gözleri olan
- "Mutfakta maltız zaten yanmaktadır, anne iki gözlü ocağı da tutuşturuyor."
-
Deliği olan
- "Sık gözlü kalbur."
-
[sıfat]
Gözü olan
- SÖZLÜ
-
-
[sıfat]
Sözle, konuşma biçiminde yapılan; şifahi, oral, yazılı karşıtı
- "Bu konuda sözlü bir mutabakat yoktu aralarında, sözsüz bir uzlaşmaydı yalnızca."
-
[isim]
Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse; yavuklu
-
[sıfat]
Sözle, konuşma biçiminde yapılan; şifahi, oral, yazılı karşıtı
- ÖZLÜ
-
-
[sıfat]
Özü olan, öz bölümü çokça olan
- "Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle."
-
Düşünceyi gereksiz söz kullanmadan bildiren
- "Özlü anlatım."
-
Bakınız kıvamlı
-
Benliğinde, varlığında, yapısında herhangi bir nitelik bulunan
- "Ben o kadar bedbaht, doğru özlü bir kadınım ki beni sonra anlayacaksınız."
-
Yapışkan, verimli (toprak)
-
[zarf]
Kısa ve anlamlı bir biçimde
- "Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı."
-
[sıfat]
Özü olan, öz bölümü çokça olan