İçinde özlü olan 38 kelime var. İçerisinde ÖZLÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında özlü olan kelimeler listesine ya da sonu özlü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SÖZLÜKSELLEŞME
AÇGÖZLÜLEŞMEK
AÇGÖZLÜLEŞME, AÇIKGÖZLÜLÜK, GÖZLÜKSÜZLÜK, PARAGÖZLÜLÜK, SÖZLÜKLEŞMEK
GÖZLÜKÇÜLÜK, GÖZLÜKLÜLÜK, SÖZLÜKÇÜLÜK, SÖZLÜKLEŞME, TOKGÖZLÜLÜK
AÇGÖZLÜLÜK, AÇIKGÖZLÜK, KARAGÖZLÜK, PARAGÖZLÜK, VİRTÜÖZLÜK
AÇGÖZLÜCE, ATGÖZLÜĞÜ, CİNGÖZLÜK, DANSÖZLÜK, GÖZLÜKSÜZ, PARAGÖZLÜ
AÇGÖZLÜK, GÖZLÜKÇÜ, GÖZLÜKLÜ, SÖZLÜKÇE, SÖZLÜKÇÜ, SÖZLÜLÜK, TOKGÖZLÜ
AÇGÖZLÜ, ÖZLÜLÜK
GÖZLÜK, SÖZLÜK
GÖZLÜ, ÖZLÜK, SÖZLÜ
ÖZLÜ
Özlü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ÖZLÜ
3 Harfli Kelimeler
ÖLÜ, ZÜL
2 Harfli Kelimeler
ÖZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÖZLÜKSELLEŞME
-
-
[isim, dil bilimi]
Anlık oluşum sonucu ortaya çıkan, toplumda yaygınlık kazanarak kurumsallaşma aşamasındaki bağlı biçim biriminin asıl biçim hâline gelmesiyle kalıplaşan sözlük birimi
- "‘Enikonu’ sözü ‘at üstünde veya ayaküstü olmayıp inerek ve konarak’ biçimindeki dil bilgisel yapıdan sözlükselleşme örneğidir."
-
[isim, dil bilimi]
Anlık oluşum sonucu ortaya çıkan, toplumda yaygınlık kazanarak kurumsallaşma aşamasındaki bağlı biçim biriminin asıl biçim hâline gelmesiyle kalıplaşan sözlük birimi
- AÇGÖZLÜLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Açgözlü duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Açgözlü duruma gelmek
- AÇIKGÖZLÜLÜK
-
-
[isim, mecaz]
Açıkgöz olanın durumu; açıkgözlük, cingözlük
- "Fakat açıkgözlülük, yeri gelince göz yummayı bilmektir."
-
Açıkgöze yakışacak davranış; açıkgözlük, cingözlük
-
[isim, mecaz]
Açıkgöz olanın durumu; açıkgözlük, cingözlük
- PARAGÖZLÜLÜK
-
-
[isim]
Bakınız paragözlük
-
[isim]
Bakınız paragözlük
- AÇGÖZLÜLEŞME
-
-
[isim]
Açgözlüleşmek durumu
-
[isim]
Açgözlüleşmek durumu
- GÖZLÜKSÜZLÜK
-
-
[isim]
Gözlüksüz olma durumu
-
[isim]
Gözlüksüz olma durumu
- SÖZLÜKLEŞMEK
-
-
[nesnesiz, dil bilimi]
Bir söz, sözlük maddesi değeri kazanmak
-
[nesnesiz, dil bilimi]
Bir söz, sözlük maddesi değeri kazanmak
- GÖZLÜKLÜLÜK
-
-
[isim]
Gözlüklü olma durumu
-
[isim]
Gözlüklü olma durumu
- SÖZLÜKLEŞME
-
-
[isim, dil bilimi]
Sözlükleşmek durumu
-
[isim, dil bilimi]
Sözlükleşmek durumu
- GÖZLÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Gözlükçünün yaptığı iş
-
[isim]
Gözlükçünün yaptığı iş
- TOKGÖZLÜLÜK
-
-
[isim]
Bakınız gözü tokluk
- "İclâl tiksintiye benzer bir tokgözlülükle: -Bilsin ki süsüne aldanıp da ben böyle şeyleri asla ağzıma koymam."
-
[isim]
Bakınız gözü tokluk
- SÖZLÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Bir dilin veya karşılıklı olarak daha fazla dilin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koymak üzere yöntemleri araştırma; sözlük hazırlama, yazma ilkelerini, kurallarını geliştirme ve uygulama alanına çıkarma işi; sözlük bilgisi, lügatçilik, leksikografi
-
[isim]
Bir dilin veya karşılıklı olarak daha fazla dilin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koymak üzere yöntemleri araştırma; sözlük hazırlama, yazma ilkelerini, kurallarını geliştirme ve uygulama alanına çıkarma işi; sözlük bilgisi, lügatçilik, leksikografi
- PARAGÖZLÜK
-
-
[isim]
Paragöz olma durumu; paragözlülük
-
[isim]
Paragöz olma durumu; paragözlülük
- VİRTÜÖZLÜK
-
-
[isim]
Virtüöz olma durumu
- "Üstün yeteneklerine, çalışmalarına karşın virtüözlükte handikaplıydı."
-
[isim]
Virtüöz olma durumu
- AÇIKGÖZLÜK
-
-
[isim, mecaz]
Bakınız açıkgözlülük
- "Aslında ağanın öküzü öldü ölmesine de ağa açıkgözlük edip öküzü pazarda sattı."
-
[isim, mecaz]
Bakınız açıkgözlülük
- AÇGÖZLÜLÜK
-
-
[isim]
Açgözlü olma durumu; açgözlük, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah
- "Gönlü o kadar geniş imiş ki sair yoksullar gibi imarethaneden bir tas çorba içmeyi dahi açgözlülük sayarmış."
-
[isim]
Açgözlü olma durumu; açgözlük, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah
- KARAGÖZLÜK
-
-
[isim]
Güldürüp eğlendirecek davranış
-
[isim]
Güldürüp eğlendirecek davranış
- PARAGÖZLÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz
- "Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz
- AÇGÖZLÜCE
-
-
[zarf]
Açgözlüye yaraşır bir biçimde
- "Vatan haini, ister aileden zengin ister yoksulluktan gelerek zengin olmuş olsun, zenginliğine zenginlik, gücüne güç katma hırsıyla açgözlüce hareket eden ve düşünendir."
-
[zarf]
Açgözlüye yaraşır bir biçimde
- GÖZLÜKSÜZ
-
-
[sıfat]
Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan
-
[sıfat]
Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan