İçinde özlük olan 22 kelime var. İçerisinde ÖZLÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında özlük olan kelimeler listesine ya da sonu özlük ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SÖZLÜKSELLEŞME
GÖZLÜKSÜZLÜK, SÖZLÜKLEŞMEK
GÖZLÜKÇÜLÜK, GÖZLÜKLÜLÜK, SÖZLÜKÇÜLÜK, SÖZLÜKLEŞME
AÇIKGÖZLÜK, KARAGÖZLÜK, PARAGÖZLÜK, VİRTÜÖZLÜK
CİNGÖZLÜK, DANSÖZLÜK, GÖZLÜKSÜZ
AÇGÖZLÜK, GÖZLÜKÇÜ, GÖZLÜKLÜ, SÖZLÜKÇE, SÖZLÜKÇÜ
GÖZLÜK, SÖZLÜK
ÖZLÜK
Özlük Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ÖZLÜK
4 Harfli Kelimeler
KLÜZ, ÖKÜZ, ÖLÜK, ÖZLÜ
3 Harfli Kelimeler
KÖZ, KÜL, LÖK, LÜK, ÖLÜ, ZÜL
2 Harfli Kelimeler
ÖK, ÖZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÖZLÜKSELLEŞME
-
-
[isim, dil bilimi]
Anlık oluşum sonucu ortaya çıkan, toplumda yaygınlık kazanarak kurumsallaşma aşamasındaki bağlı biçim biriminin asıl biçim hâline gelmesiyle kalıplaşan sözlük birimi
- "‘Enikonu’ sözü ‘at üstünde veya ayaküstü olmayıp inerek ve konarak’ biçimindeki dil bilgisel yapıdan sözlükselleşme örneğidir."
-
[isim, dil bilimi]
Anlık oluşum sonucu ortaya çıkan, toplumda yaygınlık kazanarak kurumsallaşma aşamasındaki bağlı biçim biriminin asıl biçim hâline gelmesiyle kalıplaşan sözlük birimi
- SÖZLÜKLEŞMEK
-
-
[nesnesiz, dil bilimi]
Bir söz, sözlük maddesi değeri kazanmak
-
[nesnesiz, dil bilimi]
Bir söz, sözlük maddesi değeri kazanmak
- GÖZLÜKSÜZLÜK
-
-
[isim]
Gözlüksüz olma durumu
-
[isim]
Gözlüksüz olma durumu
- SÖZLÜKLEŞME
-
-
[isim, dil bilimi]
Sözlükleşmek durumu
-
[isim, dil bilimi]
Sözlükleşmek durumu
- SÖZLÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Bir dilin veya karşılıklı olarak daha fazla dilin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koymak üzere yöntemleri araştırma; sözlük hazırlama, yazma ilkelerini, kurallarını geliştirme ve uygulama alanına çıkarma işi; sözlük bilgisi, lügatçilik, leksikografi
-
[isim]
Bir dilin veya karşılıklı olarak daha fazla dilin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koymak üzere yöntemleri araştırma; sözlük hazırlama, yazma ilkelerini, kurallarını geliştirme ve uygulama alanına çıkarma işi; sözlük bilgisi, lügatçilik, leksikografi
- GÖZLÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Gözlükçünün yaptığı iş
-
[isim]
Gözlükçünün yaptığı iş
- GÖZLÜKLÜLÜK
-
-
[isim]
Gözlüklü olma durumu
-
[isim]
Gözlüklü olma durumu
- PARAGÖZLÜK
-
-
[isim]
Paragöz olma durumu; paragözlülük
-
[isim]
Paragöz olma durumu; paragözlülük
- AÇIKGÖZLÜK
-
-
[isim, mecaz]
Bakınız açıkgözlülük
- "Aslında ağanın öküzü öldü ölmesine de ağa açıkgözlük edip öküzü pazarda sattı."
-
[isim, mecaz]
Bakınız açıkgözlülük
- VİRTÜÖZLÜK
-
-
[isim]
Virtüöz olma durumu
- "Üstün yeteneklerine, çalışmalarına karşın virtüözlükte handikaplıydı."
-
[isim]
Virtüöz olma durumu
- KARAGÖZLÜK
-
-
[isim]
Güldürüp eğlendirecek davranış
-
[isim]
Güldürüp eğlendirecek davranış
- CİNGÖZLÜK
-
-
[isim]
Bakınız açıkgözlülük
-
[isim]
Bakınız açıkgözlülük
- DANSÖZLÜK
-
-
[isim]
Dansözün işi veya mesleği
- "Yakın geçmişte olan gerçekliğin yansımalarını izlerken asıl mesleği dansözlük olmayan ve kötülüğü temsil eden dansöz ve dansözler çıkarak dikkatimi kendilerine yönlendirip algılamalarımı engellemeye çalışmışlardı."
-
[isim]
Dansözün işi veya mesleği
- GÖZLÜKSÜZ
-
-
[sıfat]
Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan
-
[sıfat]
Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan
- SÖZLÜKÇÜ
-
-
[isim]
Sözlük yazan ve hazırlayan kimse; lügatçi, leksikograf
-
[isim]
Sözlük yazan ve hazırlayan kimse; lügatçi, leksikograf
- AÇGÖZLÜK
-
-
[isim]
Bakınız açgözlülük
-
[isim]
Bakınız açgözlülük
- GÖZLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- "Arkasındaki masada biri gözlüklü iki adam vardı."
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- GÖZLÜKÇÜ
-
-
[isim]
Gözlük satan veya onaran kimse; optik, optikçi
-
Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse; optikçi
-
Gözlük satılan ve onarılan iş yeri; optik, optikçi
-
[isim]
Gözlük satan veya onaran kimse; optik, optikçi
- SÖZLÜKÇE
-
-
[isim]
Herhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük
-
[isim]
Herhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük
- GÖZLÜK
-
-
[isim]
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç; camekân
- "Kendimi bu sarhoşluktan kurtarayım diye gözlüğümü başkasına verip kıyıya çöktüm."
-
Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper
-
Bakınız gözene
-
[isim]
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç; camekân