Sonunda ten olan 88 kelime var. TEN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ten olan kelimeler listesine ya da başında ten olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DAMARGENİŞLETEN
ÇOBANÇÖKERTEN
CANIYÜREKTEN, METROPOLİTEN
ENTİPÜFTEN, İNCECİKTEN, MEDİYASTEN, MERHAMETEN, MUVAKKATEN
AYRIYETEN, BEDAHETEN, GERÇEKTEN, HAKİKATEN, HÜLASATEN, İHTİYATEN, KEFALETEN, KREPSATEN, KUDRETTEN, MÜKAFATEN, NAPOLİTEN, NETİCETEN, NEZAKETEN, SARAHATEN, SİYASETEN, TRAVERTEN, VEKALETEN
ACELETEN, ARİYETEN, ASALETEN, BEDESTEN, BELEŞTEN, BELİRTEN, BELLETEN, CÜMLETEN, EMANETEN, FITRATEN, FONDÖTEN, FÜCCETEN, HAFİFTEN, HASSATEN, HİLKATEN, HÜRMETEN, İDARETEN, İLAVETEN, İZAFETEN, KERPETEN, LEVANTEN, MADDETEN, MEPSUTEN, MEŞRUTEN, NİSPETEN, TUNGSTEN, VEHLETEN, YÜREKTEN
DEFATEN, GENÇTEN, KALPTEN, PÜRİTEN, SİRETEN, SURETEN, YÜRÜTEN
ALATEN, BÜLTEN, ÇÖRTEN, ERİTEN, GLÜTEN, HEPTEN, HİÇTEN, İLKTEN, KASTEN, KÖKTEN, KRETEN, LÜPTEN, RAPTEN, ÜSTTEN, YEKTEN
ANTEN, BÜTEN, ÇETEN, ÇİTEN, İÇTEN, KETEN, PATEN, SATEN, ZATEN
ETEN, STEN
TEN
Ten Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NET, TEN
2 Harfli Kelimeler
EN, ET, NE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DAMARGENİŞLETEN
-
-
[sıfat, fizyoloji]
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde)
-
[sıfat, fizyoloji]
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde)
- ÇOBANÇÖKERTEN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız demir dikeni
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız demir dikeni
- METROPOLİTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca métropolitain
-
[sıfat]
Bir devletin veya bir ülkenin ana şehrine ilişkin
-
[sıfat]
Bir devletin veya bir ülkenin ana şehrine ilişkin
- CANIYÜREKTEN
-
-
[zarf]
Bakınız içtenlikle
- "İki köy halkı ihtiyar, genç, her sabah bu duaları canıyürekten tekrarlıyorlar, sanki Ali'yi derin bir uykudan uyandırıyorlar."
-
[zarf]
Bakınız içtenlikle
- İNCECİKTEN
-
-
[zarf]
Belli belirsiz bir biçimde
- "İncecikten bir kar yağar / Tozar elif elif diye"
-
[zarf]
Belli belirsiz bir biçimde
- ENTİPÜFTEN
-
-
[sıfat]
Değeri olmayan
- "Entipüften bir ödülün ne büyük prestiji ne de taşıdığı saygın isme bir katkısı olur."
-
Derme çatma, uydurma
-
[sıfat]
Değeri olmayan
- MEDİYASTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca médiastin
-
[isim, anatomi]
Göğsün, yanlardan akciğerler, önden göğüs kemiği, arkadan omurga ile sınırlanan orta bölgesi
-
[isim, anatomi]
Göğsün, yanlardan akciğerler, önden göğüs kemiği, arkadan omurga ile sınırlanan orta bölgesi
- MERHAMETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça merḥameten
-
[zarf, eskimiş]
Acıyarak, merhamet ederek
-
[zarf, eskimiş]
Acıyarak, merhamet ederek
- MUVAKKATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳaten
-
[zarf, eskimiş]
Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak
- "Muvakkaten onu nöbetçi asistanın odasına yatırmışlar."
-
[zarf, eskimiş]
Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak
- HAKİKATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīḳaten
-
[zarf]
Bakınız gerçekten
- "Nihayet hakikaten de bir gün söylediği gibi büsbütün ortadan kayboldu."
-
[zarf]
Bakınız gerçekten
- MÜKAFATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça mukāfāten
-
[zarf, eskimiş]
Ödül olarak
- "Anadolu'daki mağlubiyetlerine mükâfaten ne kazanç elde edeceğini sarahaten öğrenmek istiyor."
-
[zarf, eskimiş]
Ödül olarak
- SİYASETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça siyāseten
-
[zarf]
Siyaset bakımından, siyaset açısından
-
[zarf]
Siyaset bakımından, siyaset açısından
- VEKALETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça vekāleten
-
[zarf]
Vekil olarak, asaleten karşıtı
- "İşlerine vekâleten ben bakıyorum."
-
[zarf]
Vekil olarak, asaleten karşıtı
- NEZAKETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça nezāketen
-
[zarf]
Nezaket olarak, nazik davranarak
- "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler."
-
[zarf]
Nezaket olarak, nazik davranarak
- İHTİYATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça iḥtiyāṭen
-
[zarf]
Her duruma, her ihtimale karşı, ilerisini düşünerek
- "Bu son rolü, ihtiyaten, büyük çıngarın kopacağı güne sakladı."
-
[zarf]
Her duruma, her ihtimale karşı, ilerisini düşünerek
- AYRIYETEN
-
-
[zarf]
Bakınız ayrıca
-
[zarf]
Bakınız ayrıca
- SARAHATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣarāḥaten
-
[zarf]
Açıkça, apaçık, açıktan açığa; sarahatle
- "Sarahaten acaba söylesem darılmaz mı? / Darılmak âdeti bilmem ki çapkının naz mı?"
-
[zarf]
Açıkça, apaçık, açıktan açığa; sarahatle
- HÜLASATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫulāṣaten
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız kısaca
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız kısaca
- KREPSATEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca crêpe satin
-
[isim]
İpekli, parlak ve kaygan bir tür ince kumaş
- "Sırtında geniş, beyaz omuzlarını açık bırakan, mavi krepsatenden kısacık bir kombinezon vardı."
-
[isim]
İpekli, parlak ve kaygan bir tür ince kumaş
- TRAVERTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca travertin
-
[isim, mineraloji]
Birtakım kaynak sularının dibinde biriken, kalkerli veya silisli tortu; pamuk taşı
-
[isim, mineraloji]
Birtakım kaynak sularının dibinde biriken, kalkerli veya silisli tortu; pamuk taşı