Sonunda ten olan 8 harfli 28 kelime var. TEN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ten olan kelimeler listesine ya da başında ten olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E N T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NET, TEN
2 Harfli Kelimeler
EN, ET, NE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İLAVETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Ek olarak, ek yoluyla, ekleyerek
-
[zarf]
Ek olarak, ek yoluyla, ekleyerek
- VEHLETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
İlk anda
-
Ansızın
-
[zarf]
İlk anda
- YÜREKTEN
-
-
Temiz duygularla, saygı ile, içten, içtenlikle
- "İlk zamanlarda olduğu gibi şöyle içten ve yürekten konuştukları bir anları olmuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Temiz duygularla, saygı ile, içten, içtenlikle
- EMANETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Emanet olarak
-
[zarf]
Emanet olarak
- NİSPETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Göre, kıyaslayarak, oranla
- "Böylece hem kızı almaya taksiyle gelmiş olacak hem de taksiye nispeten daha az para ödemiş olacaktı." (Çetin Altan)
-
Bir dereceye kadar, oldukça
- "Bugün hava nispeten iyi."
-
[zarf]
Göre, kıyaslayarak, oranla
- BELLETEN
-
-
[isim]
Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
-
[isim]
Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
- ASALETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
- "Asaleten atamak."
-
Kendi adına hareket ederek
-
[zarf]
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
- LEVANTEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yakın Doğu ülkelerinden olduğu hâlde Avrupalı gibi görünen Hristiyan, tatlı su Frengi
-
[sıfat]
Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı
- "Orada levanten yaşamasından izlenimler edinerek öykülerine özgün bir atmosfer sağlar." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Bu tavra özgü olan
- "Beyoğlu'nun dar, soğuk ve levanten bir salonu..." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yakın Doğu ülkelerinden olduğu hâlde Avrupalı gibi görünen Hristiyan, tatlı su Frengi
- BELİRTEN
-
-
[isim]
Tamlayan
-
[isim]
Tamlayan
- BEDESTEN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı tarihî çarşı
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı tarihî çarşı
- KERPETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç
-
[isim]
Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç
- MADDETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Madde bakımından, maddi bakımdan, manen karşıtı
- "Milletini maddeten ve manen yükseltmek istemeyen adam nasıl samimi Türkçü olabilir?" (Orhan Seyfi Orhon)
-
[zarf]
Madde bakımından, maddi bakımdan, manen karşıtı
- FÜCCETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Ansızın (ölmek)
-
[zarf]
Ansızın (ölmek)
- BELEŞTEN
-
-
[zarf]
Emek vermeden, karşılıksız
- "Para olduğu vakit karşıki İsmail'in kahvesine gidersin, olmadığı vakit buraya gelir, kahveyi hep beleşten içersin." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Emek vermeden, karşılıksız
- FITRATEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Yaradılıştan
- "Okuyup yazması da ötekilerden fazla, fıtraten de müsait." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Yaradılıştan
- ACELETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Çabucak
-
[zarf]
Çabucak
- MEŞRUTEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Şarta bağlı olarak
-
[zarf]
Şarta bağlı olarak
- HÜRMETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Hürmetli olarak, saygılıca
-
[zarf]
Hürmetli olarak, saygılıca
- MEPSUTEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Yayılmış, açılmış bir biçimde
-
[zarf]
Yayılmış, açılmış bir biçimde
- ARİYETEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Eğreti olarak, ödünç olarak
-
[zarf]
Eğreti olarak, ödünç olarak