Sonunda ten olan 8 harfli 28 kelime var. TEN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ten olan kelimeler listesine ya da başında ten olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ten Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NET, TEN
2 Harfli Kelimeler
EN, ET, NE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HASSATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāṣṣaten
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız özellikle
- "Bu bazı demagogların hassaten seçim propagandalarında kullandığı boş laflardan biri değildir."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız özellikle
- İDARETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça idāreten
-
[zarf]
Belli bir süre için, geçici olarak
- "Üst üste yığılmış kutular, açılmamış koliler arasında üstünkörü bir yaşam, geçici ve idareten."
-
[zarf]
Belli bir süre için, geçici olarak
- MEŞRUTEN
-
Kelime Kökeni: Arapça meşrūṭen
-
[zarf, eskimiş]
Şarta bağlı olarak
-
[zarf, eskimiş]
Şarta bağlı olarak
- BELİRTEN
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız tamlayan
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız tamlayan
- TUNGSTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca tungstène
-
[isim, kimya]
Bakınız volfram
-
[isim, kimya]
Bakınız volfram
- ASALETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça aṣāleten
-
[zarf]
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
- "Yeğeninin asaleten aşiret reisliğine seçilmesi münasebetiyle tebrik etti."
-
Kendi adına hareket ederek
-
[zarf]
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
- CÜMLETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça cumleten
-
[zarf]
Bakınız hep birden
- "Söyleneni duymazdan gelip, kolyeyi Mehtap'ın eline tutuşturup döndüm ustayı selamladım başımla ve sonra öbürlerini cümleten."
-
[zarf]
Bakınız hep birden
- FÜCCETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça fucʾeten
-
[zarf]
Ansızın ölerek
-
[zarf]
Ansızın ölerek
- NİSPETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça nisbeten
-
[zarf]
Bir dereceye kadar, oldukça
- "İki üç dakika hafif ve tatlı bir sersemlik içinde kaldım, sükûtun lezzetini nispeten tenha olan bu sokakta yudum yudum içmiştim."
-
[edat]
Bakınız oranla
- "Evde otele nispeten daha rahat edecekti."
-
[zarf]
Bir dereceye kadar, oldukça
- VEHLETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça vehleten
-
[zarf, eskimiş]
İlk anda
-
Bakınız ansızın
-
[zarf, eskimiş]
İlk anda
- EMANETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça emāneten
-
[zarf]
Emanet olarak
-
[zarf]
Emanet olarak
- ARİYETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriyeten
-
[zarf, eskimiş]
Eğreti olarak, ödünç olarak, geçici olarak
- "Çamaşıra ariyeten dışarıdan adam da getiriyorlar."
-
[zarf, eskimiş]
Eğreti olarak, ödünç olarak, geçici olarak
- HAFİFTEN
-
-
[zarf]
Hafifçe, belli belirsiz, yavaş yavaş
- "İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı / Hafiften bir rüzgâr esiyor"
-
[zarf]
Hafifçe, belli belirsiz, yavaş yavaş
- BELLETEN
-
-
[isim]
Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
-
[isim]
Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi
- KERPETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça kelbetān
-
[isim]
Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç
-
[isim]
Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç
- FITRATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça fiṭraten
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız yaradılışça
- "Okuyup yazması da ötekilerden fazla, fıtraten de müsait."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız yaradılışça
- MEPSUTEN
-
Kelime Kökeni: Arapça mebsūṭen
-
[zarf, eskimiş]
Yayılmış, açılmış bir biçimde
-
[zarf, eskimiş]
Yayılmış, açılmış bir biçimde
- BELEŞTEN
-
-
[zarf]
Bakınız bedava
- "Para olduğu vakit karşıki İsmail'in kahvesine gidersin, olmadığı vakit buraya gelir, kahveyi hep beleşten içersin."
-
[zarf]
Bakınız bedava
- FONDÖTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca fond de teint
-
[isim]
Pürüzsüz göstermek veya renk vermek için cilde sürülen, yarı sıvı veya boyalı krem; düzgün
-
[isim]
Pürüzsüz göstermek veya renk vermek için cilde sürülen, yarı sıvı veya boyalı krem; düzgün
- HÜRMETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥurmeten
-
[zarf]
Saygı göstermek için
- "Hürmeten yerinden doğrulup bağdaş kurdu."
-
[zarf]
Saygı göstermek için