Başında tel olan 104 kelime var. Tel ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tel olan kelimeler listesine ya da sonu tel ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında tel bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

TELEVİZYONCULUK

14 Harfli Kelimeler

TELAŞLANDIRMAK

13 Harfli Kelimeler

TELAŞLANDIRMA, TELEFONLAŞMAK, TELEFONOMETRE, TELEFOTOGRAFİ, TELEKONFERANS

12 Harfli Kelimeler

TELEFONCULUK, TELEFONLAŞMA, TELEOBJEKTİF, TELESEKRETER, TELEVİZYONCU, TELGRAFÇILIK, TELLENDİRMEK

11 Harfli Kelimeler

TELAŞLANMAK, TELAŞSIZLIK, TELEKSÇİLİK, TELGRAFHANE, TELLENDİRME, TELSİZCİLİK

10 Harfli Kelimeler

TELAŞLANIŞ, TELAŞLANMA, TELAŞLILIK, TELEKİNEZİ, TELEOLOJİK, TELESİNEMA, TELESKOPİK, TELEVİZYON

9 Harfli Kelimeler

TELALAMAK, TELEFERİK, TELEFONCU, TELEMETRE, TELEMETRİ, TELEOLOJİ, TELEPATİK, TELERADAR, TELESİMEK, TELESİYEJ, TELGRAFÇI, TELLAKLIK, TELLALİYE, TELLALLIK, TELLENMEK, TELTİKSİZ, TELYAZISI

8 Harfli Kelimeler

TELAFFUZ, TELALAMA, TELAŞSIZ, TELEKART, TELEKSÇİ, TELEPATİ, TELESİME, TELESKOP, TELEÜTÇE, TELHİSÇİ, TELLEMEK, TELLENME, TELMİHEN, TELSİZCİ, TELTİKLİ

7 Harfli Kelimeler

TELAKKİ, TELAŞLI, TELATİN, TELEFAT, TELEFON, TELEKIZ, TELGRAF, TELKARİ, TELLEME, TELLİCE, TELYAZI

6 Harfli Kelimeler

TELAFİ, TELAKİ, TELARO, TELAŞE, TELCİK, TELEKE, TELEKS, TELEME, TELEÜT, TELFİN, TELHİS, TELKİH, TELKİN, TELLAK, TELLAL, TELLÜR, TELMİH, TELSİZ, TELTİK, TELVİS

5 Harfli Kelimeler

TELAŞ, TELEF, TELEK, TELEM, TELES, TELİF, TELİN, TELİS, TELLİ, TELSİ, TELVE

4 Harfli Kelimeler

TELA

3 Harfli Kelimeler

TEL


Kelime bulma makinesi

E L T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

TEL

2 Harfli Kelimeler

EL, ET, LE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TELEVİZYONCULUK

  1. [isim] Televizyon yapma, onarma veya satma işi
  2. Televizyoncunun yaptığı iş

TELAŞLANDIRMAK

  1. [-i] Telaşlanmasına sebep olmak

TELEFONOMETRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Telefon konuşmalarının süresini ve sayısını gösteren sayaç

TELEFONLAŞMAK

  1. [nsz] Birbiriyle telefonda konuşmak

TELEFOTOGRAFİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Fotoğraf, resim, yazı vb. durağan görüntülerin elektrik akımıyla uzaklara iletilmesi yolu

TELAŞLANDIRMA

  1. [isim] Telaşlandırmak işi
    • "Cahil bekçinin ... beni telaşlandırmasına rağmen yaralar da ehemmiyetli değil." (Reşat Nuri Güntekin)

TELEKONFERANS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Telefon ile uzak merkezlerden konuşmacıları konferans yerine bağlayarak gerçekleştirilen konferans

TELEOBJEKTİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Uzaktaki cisimlerin çok yakın görüntülerinin elde edilmesini sağlayan, çok uzun odaklı mercek türü

TELEFONLAŞMA

  1. [isim] Telefonlaşmak işi

TELEFONCULUK

  1. [isim] Telefon kuruculuğu veya onarıcılığı
  2. Telefon santrali memurluğu

TELEVİZYONCU

  1. [isim] Televizyon satan kimse
  2. Televizyon onarıcısı
  3. Televizyon kuruluşunda çalışan görevli kimse

TELLENDİRMEK

  1. [-i] Sigara, nargile, çubuk vb.ni keyifle tüttürerek içmek
    • "Köprü üstündeki gazinolardan birine gidip bir nargile tellendirmek istedim." (Ahmet Rasim)

TELGRAFÇILIK

  1. [isim] Telgrafçının görevi
    • "Bu telgrafçılık âlemi başka bir âlemdir." (Ömer Seyfettin)

TELESEKRETER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Telefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç
    • "Telesekreterime başım belada diye mesaj bırakmamış mıydı?" (Ahmet Ümit)

TELGRAFHANE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Telgraf aracılığıyla haberleşmeyi sağlayan resmî kuruluş

TELSİZCİLİK

  1. [isim] Telsizcinin görevi

TELAŞSIZLIK

  1. [isim] Telaşsız olma durumu

TELEKSÇİLİK

  1. [isim] Teleksçinin işi veya mesleği

TELLENDİRME

  1. [isim] Tellendirmek işi

TELAŞLANMAK

  1. [nsz] Herhangi bir sebeple acelecilik göstermek
    • "Geliyor! diye telaşlanarak aşağı koştu." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Endişelenmek, kaygılanmak, telaş etmek
    • "Kafilenin başında polisi gören kadınlar fena telaşlanmışlardır." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü