Başında tef olan 33 kelime var. Tef ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tef olan kelimeler listesine ya da sonu tef ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tef bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TEFERRUATSIZ
TEFERRUATLI
TEFECİLİK, TEFERRUAT
TEFAHHUS, TEFEHHÜM, TEFEKKÜR, TEFERRÜÇ, TEFERRÜT, TEFESSÜH, TEFEVVUK, TEFEYYÜZ, TEFRİŞAT
TEFAHÜR, TEFARİK, TEFAVÜT, TEFENNİ, TEFRİKA
TEFCİR, TEFECİ, TEFELİ, TEFEÜL, TEFHİM, TEFLON, TEFRİK, TEFRİŞ, TEFRİT, TEFSİR, TEFTİH, TEFTİŞ, TEFVİZ
TEFE
TEF
E F T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TEF
2 Harfli Kelimeler
ET, FE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEFERRUATSIZ
-
-
[sıfat]
Ayrıntısız
-
[sıfat]
Ayrıntısız
- TEFERRUATLI
-
-
[sıfat]
Ayrıntılı
-
[sıfat]
Ayrıntılı
- TEFERRUAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ayrıntılar
- "Mustafa Kemal teferruat ile uğraşmayı sevmezdi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Ayrıntılar
- TEFECİLİK
-
-
[isim]
Tefecinin işi, faizcilik, murabaha, murabahacılık
- "Bu Salih Araboğlu, tefecilikten, çalıp çırpmaktan para yapmış, uğursuz heriflerden biridir." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Tefecinin işi, faizcilik, murabaha, murabahacılık
- TEFEKKÜR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düşünme, düşünüş
-
[isim]
Düşünme, düşünüş
- TEFESSÜH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çürüme, bozulma, kokuşma
-
Kişi, toplum vb. özelliğini, niteliğini yitirerek bozulma, kokuşma
-
[isim]
Çürüme, bozulma, kokuşma
- TEFEHHÜM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anlama
-
[isim]
Anlama
- TEFEVVUK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Üstünlük, üstün gelme
-
[isim]
Üstünlük, üstün gelme
- TEFAHHUS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnceden inceye araştırma
- "Vatanın inkişafında psikolojik tefahhus veya teninde hep onun açtığı perspektif vardır." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[isim]
İnceden inceye araştırma
- TEFERRÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma
-
Benzeri bulunmama, benzersiz olma, sivrilme
-
[isim]
Tek, yalnız olma, herkesten uzaklaşarak yalnız kalma
- TEFERRÜÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Açılma, ferahlama
-
Gezinti
- "Senin bu vücutla değirmen başına teferrüce gitmeye ne hakkın var ne takatin..." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Açılma, ferahlama
- TEFRİŞAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Döşeme işleri
-
Döşemenin gerektirdiği bütün parçalar veya eşyanın tümü
- "Görüyorum ki salonun tefrişatı henüz tamamlanmamış. Bütün koltuklar yerleştirildikten sonra tekrar geliriz." (Haldun Taner)
-
[isim]
Döşeme işleri
- TEFEYYÜZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yükselme, ilerleme
- "Tefeyyüz mektubu."
-
Feyzalma
-
[isim]
Yükselme, ilerleme
- TEFAHÜR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Övünme
-
[isim]
Övünme
- TEFARİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi
-
60-100 cm yüksekliğinde, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly)
-
[isim]
Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi
- TEFRİKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi
- "Geçen yılki turnesini, gazetelerdeki tefrikalardan işitmeyen kalmadı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Bu biçimde yayımlanan
-
Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, ikilik
- "Türkler arasına tefrika ve nifak koymak için de hürriyet vermişti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Gazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi
- TEFENNİ
- ...
- TEFAVÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ayırıcı özellik, farklılık
-
[isim]
Ayırıcı özellik, farklılık
- TEFRİŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Döşeme işi
- "İçerisini gene kendi paramla tefriş ettim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bir yeri gerekli eşya ile döşeme
-
[isim]
Döşeme işi
- TEFSİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yorumlama
- "Hiçbirini tefsire ve hiçbirinden mana çıkarmaya kimsenin dili varmaz olmuştu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Ben evvela bu duayı ve bu sözleri pek kalpsizce tefsir ettim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yorum
-
Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama
-
Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama bilimi
-
Kur'an'ın surelerini açıklayan eser
-
[isim]
Yorumlama