Sonunda sak olan 23 kelime var. SAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sak olan kelimeler listesine ya da başında sak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

SAYRIMSAK

8 Harfli Kelimeler

BAĞIRSAK, BURUNSAK, SARIMSAK, SARMISAK, YAKINSAK, YEKNESAK

7 Harfli Kelimeler

BOĞASAK, İLTİSAK, IRAKSAK

6 Harfli Kelimeler

KARSAK, KURSAK, SARSAK, SAVSAK, TUTSAK

5 Harfli Kelimeler

AKSAK, BASAK, İMSAK, MİSAK, PASAK, SUSAK, YASAK

3 Harfli Kelimeler

SAK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K S

3 Harfli Kelimeler

AKS, ASK, KAS, SAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAYRIMSAK

  1. [sıfat] Gerçekte hasta olmadığı hâlde kendini hasta gösteren
YEKNESAK

Kelime Kökeni: Farsça yek + Arapça nesaḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız tekdüze
    • "Belki de dünyanın hayatı bizimkinden daha monoton, daha yeknesak ve bilhassa daha tekrarlıdır." (Şevket Rado)
YAKINSAK

  1. [sıfat, fizik] Tek bir noktaya doğru yönelen (ışın)
  2. Işıkları aynı noktaya doğru yöneltme özelliği taşıyan (mercek vb.)
  3. [matematik] Değerleri birbirine gittikçe yaklaşarak bir noktaya doğru yönelen (fonksiyon veya nicelik)
SARMISAK

  1. [isim] Bakınız sarımsak
BURUNSAK

  1. [isim] Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık; burunsalık, burunluk
  2. Hayvanların burunlarına geçirilen ip; burunsalık, burunluk
SARIMSAK

  1. [isim, bitki bilimi] Zambakgillerden, 25-100 santimetre yüksekliğinde, yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu yağ bulunan bir kültür bitkisi (Allium sativum)
  2. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan dişli bölümü
BAĞIRSAK

  1. [isim, anatomi] Sindirim sisteminde mideden sonra gelen ve besinlerin kana karışmasını, artıkların dışarı atılmasını sağlayan organ
    • "Dayım o kadar cimridir ki bağırsakları da sarfiyatı önlemek için düğümlenmiş, hatta kördüğüm olmuş olabilir." (Aziz Nesin)
IRAKSAK

  1. [sıfat, fizik] Birbirinden gittikçe uzaklaşan (ışınlar, çizgiler)
BOĞASAK

  1. [isim, ağızlardan] Boğaya gelmiş veya boğa isteyen inek
İLTİSAK

Kelime Kökeni: Arapça iltiṣāḳ

  1. [isim] Bağlantılı olma
  2. Birbirine yapışma, birbirine bitişme
  3. Zararlı yapılarla kurulan örgütsel ilişki veya bağlantı
KURSAK

  1. [isim, hayvan bilimi] Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ
  2. [ağızlardan] Bakınız boğaz
SARSAK

  1. [sıfat] Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle güçsüz kalarak vücudu titrer gibi sarsılan (kimse)
  2. Değişken, sağlam olmayan
    • "Gittiği yerden habersiz, kendi sarsak ahlak değerlerine bağlı yaşamaktadır." (Selim İleri)
TUTSAK

  1. [isim, askerlik] Savaşta ele geçen düşman; esir (I), esire
  2. [sıfat] Gitmesine, serbestçe hareketine engel olunan
    • "Hayatı anlamazsan tutsak olduğunu bile bilemezsin, hakkını arayamazsın." (Emine Işınsu)
  3. [mecaz] Bir şeye veya bir kimseye çok bağlı, kendisini bir şeyin etkisinden kurtaramayan kimse
    • "Her insan kendi kuruluşuna uygun bir romantizmin tutsağı." (Attilâ İlhan)
SAVSAK

  1. [sıfat] Bakınız ihmalkâr
KARSAK

  1. [isim, hayvan bilimi] Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı, postundan kürk yapılan bir tür memeli (Vulpes corsac)
SUSAK

  1. [sıfat] Susamış olan, susayan
  2. [isim, ağızlardan] Su kabağından yapılmış veya ağaçtan oyulmuş maşrapa
  3. [mecaz] Salak, aptal
PASAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kir
    • "Başta yağlı bir fes, boyunda pasak içinde yakalık ve kravat." (Salâh Birsel)
AKSAK

  1. [sıfat] Aksayan, hafifçe topallayan
    • "Sen aksak olduğundan, kaçıp kurtulamam, su beni toparlayıp alır diye korkmuşsundur." (Kemal Tahir)
  2. [mecaz] İyi gitmeyen, iyi işlemeyen
    • "İşte bu pencereden de baktığımızda bu süreçteki romancılarımızın birçoğunda eksik, aksak olanın ne olduğunun altını rahatlıkla çizebiliriz…" (Feridun Andaç)
  3. [isim, edebiyat] Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize
  4. [isim, müzik] Türk müziğinde kıvrak bir usul
BASAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız merdiven
MİSAK

Kelime Kökeni: Arapça mīs̱āḳ

  1. [isim, eskimiş] Sözleşme, antlaşma, bağlaşma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü