Sonunda let olan 63 kelime var. LET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde let olan kelimeler listesine ya da başında let olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SİNEYİMİLLET
GRANTUVALET
BAŞVEKALET, İSPANYOLET, MOTOSİKLET
BİSİKLET, İSKERLET, MEZELLET, MUADELET, SANDALET
ARBALET, BESALET, CEHALET, DALALET, DEHALET, DELALET, FAZİLET, HAYALET, İSKELET, KANALET, KAZULET, KEFALET, MOBİLET, REZALET, SEFALET, SUHULET, TUVALET, VEKALET
ADALET, APOLET, ASALET, ATALET, BUKLET, CİKLET, DEVLET, EYALET, GAFLET, HASLET, KOTLET, MİLLET, MÜHLET, SAVLET, SIKLET, TABLET, USULET, VUALET, ZİLLET
ATLET, BALET, BİLET, FİLET, GÖLET, GULET, HALET, İLLET, JİLET, OMLET, PALET, RULET, UZLET, VELET
ALET, ÖLET
Let Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TEL
2 Harfli Kelimeler
EL, ET, LE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SİNEYİMİLLET
-
Kelime Kökeni: Farsça sīne + Arapça millet
-
[isim]
Halk içi, halk kucağı
-
[isim]
Halk içi, halk kucağı
- GRANTUVALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca grande toilette
-
[sıfat]
Baştan aşağı şık giyinmiş olan
- "Çıkanlar iki dirhem bir çekirdek idi; hanımların hepsi de şapkalı, grantuvalet."
-
[zarf]
Baştan aşağı şık olarak
-
[sıfat]
Baştan aşağı şık giyinmiş olan
- MOTOSİKLET
-
Kelime Kökeni: Fransızca motocyclette
-
[isim]
Motor silindirinin hacmi 125 santimetreküpten büyük olan, iki tekerlekli motorlu taşıt; motor
-
[isim]
Motor silindirinin hacmi 125 santimetreküpten büyük olan, iki tekerlekli motorlu taşıt; motor
- BAŞVEKALET
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça vekālet
-
[isim]
Bakınız başbakanlık
-
[isim]
Bakınız başbakanlık
- İSPANYOLET
-
Kelime Kökeni: Fransızca espagnolette
-
[isim]
Pencere kanatlarını kapadıktan sonra sürgülemeye yarayan ve ortasında her iki yana işleyen tutacak yeri bulunan uzun demir sürgü
-
[isim]
Pencere kanatlarını kapadıktan sonra sürgülemeye yarayan ve ortasında her iki yana işleyen tutacak yeri bulunan uzun demir sürgü
- İSKERLET
-
Kelime Kökeni: İtalyanca scarlatto
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız dikenli salyangoz
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız dikenli salyangoz
- SANDALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca sandalette
-
[isim]
Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı; sandal (III)
- "Sandaletlerimi yeni ovulmuş tahta merdivenin başında çıkardım."
-
[isim]
Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı; sandal (III)
- BİSİKLET
-
Kelime Kökeni: Fransızca bicyclette
-
[isim]
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı; çiftteker, derrace, velespit
- "Baharda iki kardeşe bisikletler alındı."
-
[spor]
Bu araçla yapılan bir spor türü
-
[isim]
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı; çiftteker, derrace, velespit
- MEZELLET
-
Kelime Kökeni: Arapça meẕellet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız alçalma
-
Bakınız aşağılaşma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız alçalma
- MUADELET
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿādelet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eş değerlik
-
Bakınız eşitlik
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eş değerlik
- MOBİLET
-
Kelime Kökeni: (Mobylette marka adından)
-
[isim]
Küçük motosiklet
-
[isim]
Küçük motosiklet
- SEFALET
-
Kelime Kökeni: Arapça sefālet
-
[isim]
Bakınız yoksulluk
- "İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi."
-
[isim]
Bakınız yoksulluk
- DEHALET
-
Kelime Kökeni: Arapça deḫālet
-
[isim, eskimiş]
Birinin merhametine sığınma
-
[isim, eskimiş]
Birinin merhametine sığınma
- REZALET
-
Kelime Kökeni: Arapça reẕālet
-
[isim]
Bakınız rezillik
-
[ünlem]
Hoşa gitmeyen, beğenilmeyen bir şey için kullanılan söz
-
[isim]
Bakınız rezillik
- TUVALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca toilette
-
[isim]
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer; abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kabine, kenef, memişhane, kademhane, lavabo
- "Nerede ise herkesi belediyenin tuvalet çukurlarına kadar takip edeceksiniz."
-
Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi
- "Başımı, tuvaletimi ve makyajımı bile ezbere yapacağım, aynada kendi yüzümü görmeyeceğim."
-
Bakınız gece kıyafeti
- "Asıl mühimi oyun için bir giyecek şey, yeni, açık bir tuvalet."
-
Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne
-
Sidik veya dışkı
-
[isim]
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer; abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kabine, kenef, memişhane, kademhane, lavabo
- KEFALET
-
Kelime Kökeni: Arapça kefālet
-
[isim, hukuk]
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu; kefillik
- "O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış."
-
[isim, hukuk]
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu; kefillik
- ARBALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca arbalète
-
[isim]
Kundaklı, tetikli yay
- "Edward döndüğü köşede hazırlıksız yakalanmış bir anda üç arbalet okunun hedefi olmuştu."
-
[isim]
Kundaklı, tetikli yay
- VEKALET
-
Kelime Kökeni: Arapça vekālet
- KANALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca canalette
-
[isim]
Bakınız kanalcık
-
[isim]
Bakınız kanalcık
- DALALET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḍalālet
-
[isim, eskimiş]
Sapkınlık, doğru yoldan ayrılma
- "Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler."
-
[isim, eskimiş]
Sapkınlık, doğru yoldan ayrılma