Sonunda let olan 5 harfli 14 kelime var. LET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde let olan kelimeler listesine ya da başında let olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Let Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TEL
2 Harfli Kelimeler
EL, ET, LE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballete
-
[isim]
Bale yapan erkek sanatçı
- "Kızlar bir halka çevirdiler ve yaşlı baletle genç, güzel karısı dans etmeye başladılar."
-
[isim]
Bale yapan erkek sanatçı
- BİLET
-
Kelime Kökeni: Fransızca billet
-
[isim]
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro, müze, spor müsabakası vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge
- "Biletini alıncaya kadar vapur da geldi."
-
[isim]
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro, müze, spor müsabakası vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge
- GULET
-
Kelime Kökeni: Fransızca goélette
-
[isim, denizcilik]
İki direkli, yelkenli savaş gemisi
-
[isim, denizcilik]
İki direkli, yelkenli savaş gemisi
- HALET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥālet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız durum
- "Huşu içinde, başları önlerine eğik olarak oturmaları hep ölümden sonraki ve dirilişten evvelki hâlete işarettir."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız durum
- ATLET
-
Kelime Kökeni: Fransızca athlète
-
[isim]
Bakınız fanila
-
[spor]
Atletizmle uğraşan kimse; atletizmci
- "Yüz metreyi on saniyenin altında koşan aletler, bir koşmada mı başarıyorlar bu işi sanıyorsun yoksa?"
-
[isim]
Bakınız fanila
- GÖLET
-
-
[isim, ağızlardan]
Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl; gölcük, gölek, büvet (I), büğet
-
İçinde ham deri ıslatılan taş havuz
-
[isim, ağızlardan]
Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl; gölcük, gölek, büvet (I), büğet
- FİLET
-
Kelime Kökeni: İtalyanca fileto
-
[isim, denizcilik]
Derinliği her yerinde aynı olan sığ su alanı
-
[isim, denizcilik]
Derinliği her yerinde aynı olan sığ su alanı
- VELET
-
Kelime Kökeni: Arapça veled
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çocuk
-
[ünlem]
Çocukları paylarken kullanılan bir söz
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çocuk
- RULET
-
Kelime Kökeni: Fransızca roulette
-
[isim]
Bir bilyenin, dönmekte bulunan derin tepside yazılı numaralarından ve siyah ile kırmızı renklerden birinin üzerinde durmasıyla kazananı belirten kumar aracı ve bununla oynanan kumar
- "Oyuncakçı dükkânından satın alınmış, çocuk işi teneke bir makine ile dün gece cumhur cemaat rulet oynamıştık."
-
Pastacı, terzi vb.nin kullandığı dişli, küçük demir çark
-
[isim]
Bir bilyenin, dönmekte bulunan derin tepside yazılı numaralarından ve siyah ile kırmızı renklerden birinin üzerinde durmasıyla kazananı belirten kumar aracı ve bununla oynanan kumar
- UZLET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿuzlet
-
[isim, eskimiş]
Toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama
- "Ülfet belalı şey fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı"
-
Görünüşte halkla olduğu hâlde gerçekte kalben onlardan ayrı olma
-
[isim, eskimiş]
Toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama
- PALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca palette
-
[isim]
Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları elde tutulan levha
- "Ne atölyem ne fırçam ne paletim var."
-
Sanayide çeşitli amaçlarla kullanılan yayvan ve geniş levha
-
Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç
-
Tankın veya bazı iş makinelerinin her türlü arazide yol almasını sağlayan, iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit; tırtıl (II)
-
[isim]
Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları elde tutulan levha
- JİLET
-
Kelime Kökeni: (Gilette özel adından)
-
[isim]
Tıraşta kullanılan, ince çelikten yapılmış, iki yanı keskin bıçak; tıraş bıçağı
-
[isim]
Tıraşta kullanılan, ince çelikten yapılmış, iki yanı keskin bıçak; tıraş bıçağı
- OMLET
-
Kelime Kökeni: Fransızca omelette
-
[isim]
Çırpılmış yumurtayla sade olarak yapılabilen veya içine peynir, kıyma vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek
- "Mantarlı omleti yedikten sonra uykudan bayılıyorduk."
-
[isim]
Çırpılmış yumurtayla sade olarak yapılabilen veya içine peynir, kıyma vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek
- İLLET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿillet
-
[isim]
Bakınız hastalık
- "Ben şarlatan değilim, oğlum. Bu illetin devası bendedir."
-
[mecaz]
Hastalık derecesine varan alışkanlık
- "Ya sayfa sayfa mektup yazmak illetine tutulmuş olanlara ne diyeyim?"
-
Bakınız bozukluk
- "Bu radyonun bir illeti var."
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Kızdıran, sinirlendiren (şey veya kimse)
-
[eskimiş, felsefe]
Bakınız neden
-
[isim]
Bakınız hastalık