Başında kal olan 7 harfli 39 kelime var. Kal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kal olan kelimeler listesine ya da sonu kal ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALITIM

  1. [isim] Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları yoluyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset
    • "Bir ülkenin tarihsel varlığı, onun sahip olduğu ölçülemez bir değerler kalıtımıdır." (Melih Cevdet Anday)

KALLAVİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vezir ve sadrazamların giydikleri bir çeşit kavuk
  2. [sıfat] Çok iri, kocaman

KALİNOS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Levreğe benzer bir balık

KALIPÇI

  1. [isim] Kalıp yapan veya satan kimse
  2. Görevi herhangi bir şeyi kalıba vurmak olan kimse
  3. Beton kalıplarını yapan kimse

KALIMLI

  1. [sıfat] Kalıcı, yok olmayan, ölümsüz, zevalsiz, baki, payidar

KALİNİS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bir tür yağmur kuşu, su tavuğu

KALAYCI

  1. [isim] Kap kalaylayan kimse
  2. [sıfat] Üstünkörü iş yapan, sahtekâr

KALPTEN
...
KALAMİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Amfibol cinsinden bir mineral türü
  2. İlk Çağ ağaç taşılı

KALİPSO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Jamaika'dan yayılmış iki zamanlı bir dans
  2. Bu dansın müziği

KALÇALI

  1. [sıfat] Kalçası geniş olan

KALEMİS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bir tür misk faresi (Civet tictis)

KALİBRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Mermilerde, ateşli silahlarda çap

KALESKA

Kelime Kökeni : Rusça

  1. [isim] Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası

KALMALI

  1. [sıfat] Kalma durumunda olan

KALANLI
...
KALKMAK

  1. [nsz] Gitmek üzere yerinden ayrılmak
    • "Niye kalktınız, biraz daha otursaydınız."
  2. [-den] Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak
    • "Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  3. [-den] Uyanarak yataktan ayrılmak
    • "İstemeye istemeye, altüst olmuş yataktan kalktım." (Ömer Seyfettin)
  4. Yukarı doğru yükselmek
    • "Terazinin bir gözü inince öbürü kalkar."
  5. Taşıtlar yola çıkmak
    • "Tren saat onda kalktı."
  6. [-den] Uçmak, havalanmak
    • "Uçak pistten kalktı."
  7. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak
    • "Çıkın arabaya, kalkacak şimdi, kalacaksınız buracıkta!" (Osman Cemal Kaygılı)
  8. [-e] Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak
    • "At, art ayakları üzerine kalktı."
  9. Kabarmak, ayrılmak
    • "Masanın kaplaması kalktı."
  10. Derlenip götürülmek
    • "Ne zaman kalkacağını, nereye gömüleceğini bilmek, bildirmek mümkün değil." (Memduh Şevket Esendal)
  11. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek
    • "Hasta bir haftaya kadar kalkar."
  12. Varlığı, hayatı son bulmak
    • "Halifelik kalktı."
  13. [-den] Yok olmak, artık bulunmamak
    • "Ortalıktan kar kalkınca..."
  14. [-e] Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek
    • "Gözlüklerini takmadan okumaya kalktı." (Necati Cumalı)
  15. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak
    • "Yasanın bu maddesi kalktı."
  16. Uygulanmaz olmak
    • "Sıkıyönetim kalktı."
  17. Güncelliğini yitirmek
    • "Bu âdet çoktan kalktı."
  18. [-e] Bir durumdan başka bir duruma geçmek
    • "Dörtnala kalkmak."
    • "Tırısa kalkmak."
  19. [-den] Başka yere gitmek, taşınmak
    • "O yıl, çok geçmeden piyade taburu bizim ilçeden başka ilçeye kalktı." (Necati Cumalı)
  20. [-e] Ayakta beklemek
    • "Mektepte cezaya kalkmış gibi duruyorsun." (Falih Rıfkı Atay)

KALITÇI

  1. [isim] Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris

KALHANE

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Kal (I) işi yapılan yer

KALAYSI

  1. [sıfat] Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü