Başında kal olan 7 harfli 39 kelime var. Kal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kal olan kelimeler listesine ya da sonu kal ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALPLIK

  1. [isim] Düzmelik, sahtelik
  2. İş yapma isteksizliği

KALEMİS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bir tür misk faresi (Civet tictis)

KALİNOS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Levreğe benzer bir balık

KALOMEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tatlı sülümen

KALITÇI

  1. [isim] Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris

KALÇALI

  1. [sıfat] Kalçası geniş olan

KALAVRA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Ölçeksiz ayakkabı, yemeni
  2. Deriden yapılmış eşya

KALOTİP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yarı saydam durumdaki kâğıt üzerinde fotoğraf negatifleri elde etme yöntemi

KALESKA

Kelime Kökeni : Rusça

  1. [isim] Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası

KALMALI

  1. [sıfat] Kalma durumunda olan

KALAFAT

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
    • "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı
  3. Osmanlı İmparatorluğu'nda vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık
  4. Onarma, tamir etme

KALITIM

  1. [isim] Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları yoluyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset
    • "Bir ülkenin tarihsel varlığı, onun sahip olduğu ölçülemez bir değerler kalıtımıdır." (Melih Cevdet Anday)

KALEMLİ
...
KALINTI

  1. [isim] Artıp kalan şey, bakiye
  2. Bir kentten veya mimarlık eserinden artakalan bölüm, yıkıntı, harabe, enkaz
    • "Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne." (Necati Cumalı)
  3. İz, işaret
  4. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey
    • "Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir." (Haldun Taner)

KALIMLI

  1. [sıfat] Kalıcı, yok olmayan, ölümsüz, zevalsiz, baki, payidar

KALIPÇI

  1. [isim] Kalıp yapan veya satan kimse
  2. Görevi herhangi bir şeyi kalıba vurmak olan kimse
  3. Beton kalıplarını yapan kimse

KALPTEN
...
KALAYLI

  1. [sıfat] Kalaylanmış (kap)
    • "Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İçinde kalay bulunan
  3. Gösterişi ve süsü yapay olan

KALPSİZ

  1. [sıfat] Acıması olmayan, katı yürekli, duygusuz, acımasız, merhametsiz

KALAYSI

  1. [sıfat] Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü