İçinde üşme olan 45 kelime var. İçerisinde ÜŞME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üşme olan kelimeler listesine ya da sonu üşme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
GÖRÜŞMECİLİK
DÜRTÜŞMEK, GÖRÜŞMECİ, SÜRTÜŞMEK
BÖLÜŞMEK, BÜZÜŞMEK, ÇÖKÜŞMEK, ÇÖZÜŞMEK, DÖNÜŞMEK, DÖVÜŞMEK, DÜRTÜŞME, GÖRÜŞMEK, GÜLÜŞMEK, KÜSÜŞMEK, ÖLÇÜŞMEK, ÖRTÜŞMEK, SÖVÜŞMEK, SÜRTÜŞME, SÜZÜŞMEK
BÖLÜŞME, BÜZÜŞME, ÇÖKÜŞME, ÇÖZÜŞME, DÖNÜŞME, DÖVÜŞME, GÖÇÜŞME, GÖRÜŞME, GÜLÜŞME, KÜSÜŞME, ÖLÇÜŞME, ÖPÜŞMEK, ÖRTÜŞME, ÖTÜŞMEK, SÖVÜŞME, SÜZÜŞME, ÜRÜŞMEK, ÜŞÜŞMEK
DÜŞMEK, ÖPÜŞME, ÖTÜŞME, ÜRÜŞME, ÜŞÜŞME
DÜŞME, ÜŞMEK
ÜŞME
Üşme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ÜŞME
3 Harfli Kelimeler
ŞEM
2 Harfli Kelimeler
EM, EŞ, ME, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖRÜŞMECİLİK
-
-
[isim]
Görüşmeci olma durumu
-
[isim]
Görüşmeci olma durumu
- DÜRTÜŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirini dürtmek
-
[nesnesiz, -le]
Birbirini dürtmek
- GÖRÜŞMECİ
-
-
[isim]
Görüşme yapan kimse
- "İki ülke arasında yapılan görüşmelere görüşmeci olarak katıldı."
-
[isim]
Görüşme yapan kimse
- SÜRTÜŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine sürtünmek
-
[mecaz]
Anlaşamamak, uyuşamamak
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine sürtünmek
- DÜRTÜŞME
-
-
[isim]
Dürtüşmek işi
-
[isim]
Dürtüşmek işi
- ÇÖZÜŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir şeyi oluşturan ögeler birbirinden ayrılmak
-
[nesnesiz]
Bir şeyi oluşturan ögeler birbirinden ayrılmak
- GÖRÜŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
- "Ara sıra görüşelim."
-
[-le]
Dostluk, ahbaplık etmek
- "Komşunuzla görüşüyor musunuz?"
-
[-i]
Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek; müzakere etmek
- "Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli."
-
[nesnesiz]
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
- SÜZÜŞMEK
-
-
[-le]
Birbirlerini karşılıklı süzmek
-
[-le]
Birbirlerini karşılıklı süzmek
- DÖNÜŞMEK
-
-
[-e]
Bir biçimden, bir durumdan başka bir biçime veya duruma geçmek; tahavvül etmek
- "Gülüşü içli bir duyarlığa dönüştü yüzünde."
-
[-e]
Bir biçimden, bir durumdan başka bir biçime veya duruma geçmek; tahavvül etmek
- BÖLÜŞMEK
-
-
[-i, -le]
Bakınız paylaşmak
- "Paraları elleri titreyerek, gözleri parlayarak, nefeslerini burundan alarak bölüştüler."
-
[-i, -le]
Bakınız paylaşmak
- BÜZÜŞMEK
-
- ÇÖKÜŞMEK
-
-
[-e]
Birlikte çökmek
- "Bolu Dağı Tüneli, hem geliş hem de gidiş istikametinde iki ayrı noktada çöküştü."
-
Bir şeyin başına çöküp toplanmak
- "Leş kargaları koskoca Osmanlı milletinin başına çöküşmüşler…"
-
[-e]
Birlikte çökmek
- ÖLÇÜŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Biriyle yan yana gelerek boy bakımından ölçülmek
-
Yarışmak, müsabaka yapmak
-
[mecaz]
Karşılaştırmak, mukayese etmek
-
[nesnesiz, -le]
Biriyle yan yana gelerek boy bakımından ölçülmek
- SÖVÜŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Bakınız küfürleşmek
- "Bazen dövüşür, sövüşürüz ama karı iyi komşudur, neme lazım."
-
[nesnesiz, -le]
Bakınız küfürleşmek
- KÜSÜŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine küsmek, karşılıklı darılmak
- "Kocasıyla arası açıktı, tartışıp küsüşüyorlardı sık sık."
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine küsmek, karşılıklı darılmak
- GÜLÜŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Karşılıklı veya birlikte gülmek
- "Hep birlikte kahkahayla gülüştüler."
-
[nesnesiz]
Karşılıklı veya birlikte gülmek
- ÖRTÜŞMEK
-
-
[-le]
Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek
-
[mecaz]
İki görüş, düşünce, sözcük, cümle birbiriyle tam olarak uyuşmak
- "Ancak çarpık bir felsefe anlayışı felsefe ile dünya görüşünün örtüştüğünü savunabilir."
-
[-le]
Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek
- DÖVÜŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Karşılıklı birbirini dövmek
- "Öyle yiğitçe, öyle gözünü daldan budaktan sakınmadan dövüşmüş, atına binip oradan uzaklaşmıştı."
-
[-le]
İki silahlı kuvvet çatışmak
-
[spor]
Boks yapmak
-
[nesnesiz]
Karşılıklı birbirini dövmek
- SÜRTÜŞME
-
-
[isim]
Sürtüşmek işi
-
[mecaz]
Bakınız anlaşmazlık
- "Herkesten uzak duruşu, çekingenliğinden, pısırıklığından çok, birtakım sürtüşmelerden korunmak içindi."
-
[isim]
Sürtüşmek işi
- SÖVÜŞME
-
-
[isim]
Sövüşmek işi
- "Kapının önündeki sesler, sövüşmeler boğuklaştı."
-
[isim]
Sövüşmek işi