İçinde zat olan 42 kelime var. İçerisinde ZAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zat olan kelimeler listesine ya da Sonu zat ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

HADDİZATINDA, PÜLVERİZATÖR, STABİLİZATÖR

11 Harfli Kelimeler

ORGANİZATÖR, UZATMAYALIM, ZATIALİLERİ

10 Harfli Kelimeler

ZATIALİNİZ, ZATÜLKÜRSİ

9 Harfli Kelimeler

MÜLAHAZAT, UZATILMAK, ZATÜLCENP

8 Harfli Kelimeler

AKUZATİF, BİZATİHİ, DENİZATI, MADERZAT, MÜSTEZAT, TEÇHİZAT, UZATILMA, UZATMALI

7 Harfli Kelimeler

AZATLIK, AZATSIZ, İFRAZAT, MARUZAT, MEZATÇI, MÜCAZAT, SERAZAT, TEZATLI, UZATMAK, ZATÜRRE

6 Harfli Kelimeler

AZATLI, BİZZAT, NEVZAT, UZATIM, UZATIŞ, UZATMA

5 Harfli Kelimeler

HOZAT, MEZAT, TEZAT, ZATEN

4 Harfli Kelimeler

AZAT, ZATİ

3 Harfli Kelimeler

ZAT


Kelime bulma makinesi

A T Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ZAT

2 Harfli Kelimeler

AT, AZ, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PÜLVERİZATÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Püskürteç

HADDİZATINDA

  1. [zarf] Aslında
    • "Haddizatında bir kırpıntı bohçasını andıran kabinesine, plancı, reformcu hükûmet adını takmıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

STABİLİZATÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dengeleyici

UZATMAYALIM

  1. kısacası
    • "Saç uzatmak. Tırnak uzatmak."
    • "Uzatmayalım, bir tazminat lafıdır tutturdu." (Sait Faik Abasıyanık)

ORGANİZATÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Düzenleyici

ZATIALİLERİ

  1. [isim] "Saygın bir kişi olan siz" anlamında bir söz

ZATÜLKÜRSİ
...
ZATIALİNİZ

  1. [isim] "Saygın bir kişi olan siz" anlamında bir söz
    • "İyi amma zatıaliniz kapıya geldiği zaman beni sormadınız." (Osman Cemal Kaygılı)

UZATILMAK

  1. [nsz] Uzatma işi yapılmak

MÜLAHAZAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşünceler

ZATÜLCENP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Göğüs sancısı, ateş, titreme, öksürük vb. belirtilerle ortaya çıkan akciğer zarı iltihabı, satlıcan

UZATILMA

  1. [isim] Uzatılmak işi veya durumu

DENİZATI

  1. [isim] Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 cm boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus)

UZATMALI

  1. [sıfat] Süresi uzatılan
    • "Uzatmalı maç."

AKUZATİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belirtme durumu

MÜSTEZAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Her dizesine bir küçük dize eklenmiş divan edebiyatı nazım türü

MADERZAT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Anadan doğma

TEÇHİZAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Silah dışındaki savaş gereçleri, donatı
    • "Silahını, teçhizatını ve hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor." (Ruşen Eşref Ünaydın)

BİZATİHİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kendiliğinden, kendinden, özünden
    • "Çünkü eski devir, bizatihi suçun kendisi idi." (Samiha Ayverdi)

UZATMAK

  1. [nsz] Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak
    • "Saç uzatmak. Tırnak uzatmak."
    • "Uzatmayalım, bir tazminat lafıdır tutturdu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [-i] Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek
    • "Koğuşun açık duran kapısından hastalar başlarını uzatıp koridordakilere, yerde duran sedyeye bakıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [-e] Bir şeyi vermek için birine yöneltmek
    • "Şu köşe rafında toz şeker kutusu var, uzatıver bana." (Aka Gündüz)
  4. Germek
    • "İp uzatmak."
  5. Konuşmayı sürdürmek
    • "Her iki odadan üçer beşer kişi lakırtıyı uzattılar." (Memduh Şevket Esendal)
  6. [-e] Vermek, göndermek
    • "Can, topu Zeki'ye uzattı.."
  7. [-i] Süreyi artırmak, temdit etmek
    • "Meclis, olağanüstü hâl süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine ... süreyi uzatabilir..." (Anayasa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü