İçinde zam olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde ZAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zam olan kelimeler listesine ya da sonu zam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Zam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M Z

3 Harfli Kelimeler

ZAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AZ, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZAMBİYA

  1. [isim] Güney Afrika'da, denize kıyısı olmayan bir ülke; başkenti Lusaka
İLTİZAM

Kelime Kökeni: Arapça iltizām

  1. [isim, eskimiş] Birinin veya bir şeyin tarafını tutma
  2. Gerekli bulma
  3. Bakınız kesenek
KIZAMIK

  1. [isim, tıp] Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
İNTİZAM

Kelime Kökeni: Arapça intiẓām

  1. [isim] Düzenli, düzgün olma
    • "Her memleket başkalarının yeniliklerini taklit ile başladığı intizama kendisinin eskiliklerini tahkik ile nihayet verir." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Düzen, çekidüzen
ZAMPARA

Kelime Kökeni: Farsça zenbāre

  1. [sıfat] Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek); kadıncıl, keskin, zendost
    • "Onlar da sana seksen zamparayla boynuz taktırdılar ya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ZAMANLI

  1. [sıfat, müzik] Zamanı olan
    • "Üç zamanlı ölçü."
  2. [zarf] Uygun bir zamanda
MUAZZAM

Kelime Kökeni: Arapça muʿaẓẓam

  1. [sıfat] Bakınız koskoca
    • "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Alışılmışın sınırlarını aşan, pek yüce
    • "Ben, sadece hepimizi içine alan muazzam bir vahdetin parçası olduğuna iman ettim." (Halide Edip Adıvar)
  3. [mecaz] Büyük bir değer ve önem taşıyan, çok önemli
    • "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim." (Aka Gündüz)
ZAMANLA

  1. [zarf] Aradan süre geçtikçe, giderek
    • "Basınımızın gelişmesini gözden geçirirsek görürüz ki zamanla konular uzmanlıklar arasında bölüşülür." (Necati Cumalı)
MEZAMİR

Kelime Kökeni: Arapça mezāmīr

  1. [isim, eskimiş] Düdükler
  2. Makamla okunan Zebur sureleri
KAZAMAT

Kelime Kökeni: Fransızca casemate

  1. [isim, askerlik] Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper
KAVZAMA

  1. [isim] Kavzamak işi
NİZAMLI

  1. [sıfat] Düzenli, tertipli olan
    • "Nizamlı bir hareketler sisteminin ne olduğunu anlamak için bir baleyi seyretmelisiniz." (Mehmet Kaplan)
  2. Tüzüğe uygun
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü