İçinde zam olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde ZAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zam olan kelimeler listesine ya da sonu zam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Zam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A M Z
3 Harfli Kelimeler
ZAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AZ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZAMBİYA
-
-
[isim]
Güney Afrika'da, denize kıyısı olmayan bir ülke; başkenti Lusaka
-
[isim]
Güney Afrika'da, denize kıyısı olmayan bir ülke; başkenti Lusaka
- İLTİZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça iltizām
-
[isim, eskimiş]
Birinin veya bir şeyin tarafını tutma
-
Gerekli bulma
-
Bakınız kesenek
-
[isim, eskimiş]
Birinin veya bir şeyin tarafını tutma
- KIZAMIK
-
-
[isim, tıp]
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
-
[isim, tıp]
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
- İNTİZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça intiẓām
-
[isim]
Düzenli, düzgün olma
- "Her memleket başkalarının yeniliklerini taklit ile başladığı intizama kendisinin eskiliklerini tahkik ile nihayet verir."
-
Düzen, çekidüzen
-
[isim]
Düzenli, düzgün olma
- ZAMPARA
-
Kelime Kökeni: Farsça zenbāre
-
[sıfat]
Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek); kadıncıl, keskin, zendost
- "Onlar da sana seksen zamparayla boynuz taktırdılar ya."
-
[sıfat]
Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek); kadıncıl, keskin, zendost
- ZAMANLI
-
-
[sıfat, müzik]
Zamanı olan
- "Üç zamanlı ölçü."
-
[zarf]
Uygun bir zamanda
-
[sıfat, müzik]
Zamanı olan
- MUAZZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿaẓẓam
-
[sıfat]
Bakınız koskoca
- "Muazzam, biraz da esrarlı, karanlık, eski bir konaktaydı."
-
Alışılmışın sınırlarını aşan, pek yüce
- "Ben, sadece hepimizi içine alan muazzam bir vahdetin parçası olduğuna iman ettim."
-
[mecaz]
Büyük bir değer ve önem taşıyan, çok önemli
- "Fakat muazzam hakikatlere karşı göz yumanlardan değilim."
-
[sıfat]
Bakınız koskoca
- ZAMANLA
-
-
[zarf]
Aradan süre geçtikçe, giderek
- "Basınımızın gelişmesini gözden geçirirsek görürüz ki zamanla konular uzmanlıklar arasında bölüşülür."
-
[zarf]
Aradan süre geçtikçe, giderek
- MEZAMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça mezāmīr
-
[isim, eskimiş]
Düdükler
-
Makamla okunan Zebur sureleri
-
[isim, eskimiş]
Düdükler
- KAZAMAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca casemate
-
[isim, askerlik]
Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper
-
[isim, askerlik]
Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper
- KAVZAMA
-
-
[isim]
Kavzamak işi
-
[isim]
Kavzamak işi
- NİZAMLI
-
-
[sıfat]
Düzenli, tertipli olan
- "Nizamlı bir hareketler sisteminin ne olduğunu anlamak için bir baleyi seyretmelisiniz."
-
Tüzüğe uygun
-
[sıfat]
Düzenli, tertipli olan