İçinde zam olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde ZAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zam olan kelimeler listesine ya da sonu zam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Zam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ZAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AZ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HÜZZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça huzām
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam
- NİZAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça niẓāmī
-
[sıfat]
İstenilen düzende olan, düzene uygun olan, kurallara uygun olan
-
[eskimiş]
Kanunlarla ilgili olan
-
[sıfat]
İstenilen düzende olan, düzene uygun olan, kurallara uygun olan
- BALZAM
-
Kelime Kökeni: İngilizce balsam
-
[isim]
Bakınız balsam
-
[isim]
Bakınız balsam
- CÜZZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça cuẕām
-
[isim, tıp]
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık; miskin hastalığı, lepra
- "... bu zaviyede cüzzam illetine müptela olanların muhafaza edildiğini ve mescidin tecrit yeri olduğunu arşiv kaynaklarından öğrenmekteyiz."
-
[isim, tıp]
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık; miskin hastalığı, lepra
- ZAMSIZ
-
-
[sıfat]
Fiyatı arttırılmamış; bindirimsiz
-
[sıfat]
Fiyatı arttırılmamış; bindirimsiz
- ZAMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça zamāne
-
[isim]
İçinde bulunulan zaman, dönem
- "Karısı, evin hayatını, kendisi yokken en akıllı adamlar gibi zamaneye uydurmuştu."
-
Yakınma veya hafifseme yoluyla şimdiki zaman
- "Hep bunlar yeni avukatlık çenebazlığı, zamane lafları."
-
[isim]
İçinde bulunulan zaman, dönem
- ZAMBIR
-
-
[isim]
Bakınız çalım
-
[isim]
Bakınız çalım
- AZAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaẓamet
-
[isim]
Bakınız ululuk
-
Bakınız gurur
- "Arkadaşlarımdan ayrılıp onun yanına geçmek azametime dokundu."
-
Bakınız görkem
- "Azamet ve muvaffakıyeti içinde büyüdüğünüz bu muazzam hükûmetin taksim planı yapılmış."
-
Bakınız kurum (III)
-
[isim]
Bakınız ululuk
- UZAMAK
-
-
[nesnesiz]
Uzun duruma gelmek, boyu büyümek
- "Kısa boylu Japon cinsi bile sporla üç parmak uzadı."
-
Çok zaman tutmak, uzun sürmek
- "Yılan masalı gibi uzadı gitti bu iş."
-
İleriye doğru devam etmek, uzanmak
-
[mecaz]
Bitmek bilmemek, geçen zaman çok uzun gelmek
-
[nesnesiz]
Uzun duruma gelmek, boyu büyümek
- MUNZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça munżamm
-
[sıfat, eskimiş]
Katılmış, ulanmış, eklenmiş
-
[isim]
Bakınız ekleme
-
[sıfat, eskimiş]
Katılmış, ulanmış, eklenmiş
- EGZAMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca eczéma
-
[isim, tıp]
Bakınız mayasıl
-
[isim, tıp]
Bakınız mayasıl
- ZAMKLI
-
-
[sıfat]
Üstüne zamk sürülmüş
-
[sıfat]
Üstüne zamk sürülmüş
- ZAMBAK
-
Kelime Kökeni: Arapça zanbaḳ
-
[isim, bitki bilimi]
Zambakgillerden, 90-100 santimetre yüksekliğinde, güzel ve iri çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan, çok yıllık bir süs bitkisi; ak zambak, top zambak (Lilium candidum)
- "Zambakları vazoya yerleştirdim."
-
[isim, bitki bilimi]
Zambakgillerden, 90-100 santimetre yüksekliğinde, güzel ve iri çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan, çok yıllık bir süs bitkisi; ak zambak, top zambak (Lilium candidum)