İçinde zam olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde ZAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zam olan kelimeler listesine ya da sonu zam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Zam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M Z

3 Harfli Kelimeler

ZAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AZ, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HÜZZAM

Kelime Kökeni: Arapça huzām

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam
NİZAMİ

Kelime Kökeni: Arapça niẓāmī

  1. [sıfat] İstenilen düzende olan, düzene uygun olan, kurallara uygun olan
  2. [eskimiş] Kanunlarla ilgili olan
BALZAM

Kelime Kökeni: İngilizce balsam

  1. [isim] Bakınız balsam
CÜZZAM

Kelime Kökeni: Arapça cuẕām

  1. [isim, tıp] Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık; miskin hastalığı, lepra
    • "... bu zaviyede cüzzam illetine müptela olanların muhafaza edildiğini ve mescidin tecrit yeri olduğunu arşiv kaynaklarından öğrenmekteyiz." (Mehmet Önder)
ZAMSIZ

  1. [sıfat] Fiyatı arttırılmamış; bindirimsiz
ZAMANE

Kelime Kökeni: Arapça zamāne

  1. [isim] İçinde bulunulan zaman, dönem
    • "Karısı, evin hayatını, kendisi yokken en akıllı adamlar gibi zamaneye uydurmuştu." (Ömer Seyfettin)
  2. Yakınma veya hafifseme yoluyla şimdiki zaman
    • "Hep bunlar yeni avukatlık çenebazlığı, zamane lafları." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ZAMBIR

  1. [isim] Bakınız çalım
AZAMET

Kelime Kökeni: Arapça ʿaẓamet

  1. [isim] Bakınız ululuk
  2. Bakınız gurur
    • "Arkadaşlarımdan ayrılıp onun yanına geçmek azametime dokundu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Bakınız görkem
    • "Azamet ve muvaffakıyeti içinde büyüdüğünüz bu muazzam hükûmetin taksim planı yapılmış." (Ömer Seyfettin)
  4. Bakınız kurum (III)
UZAMAK

  1. [nesnesiz] Uzun duruma gelmek, boyu büyümek
    • "Kısa boylu Japon cinsi bile sporla üç parmak uzadı." (Ahmet Haşim)
  2. Çok zaman tutmak, uzun sürmek
    • "Yılan masalı gibi uzadı gitti bu iş." (Azra Erhat)
  3. İleriye doğru devam etmek, uzanmak
  4. [mecaz] Bitmek bilmemek, geçen zaman çok uzun gelmek
MUNZAM

Kelime Kökeni: Arapça munżamm

  1. [sıfat, eskimiş] Katılmış, ulanmış, eklenmiş
  2. [isim] Bakınız ekleme
EGZAMA

Kelime Kökeni: Fransızca eczéma

  1. [isim, tıp] Bakınız mayasıl
ZAMKLI

  1. [sıfat] Üstüne zamk sürülmüş
ZAMBAK

Kelime Kökeni: Arapça zanbaḳ

  1. [isim, bitki bilimi] Zambakgillerden, 90-100 santimetre yüksekliğinde, güzel ve iri çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan, çok yıllık bir süs bitkisi; ak zambak, top zambak (Lilium candidum)
    • "Zambakları vazoya yerleştirdim." (Adalet Ağaoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü