İçinde zam olan 5 harfli 8 kelime var. İçerisinde ZAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zam olan kelimeler listesine ya da sonu zam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Zam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A M Z
3 Harfli Kelimeler
ZAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AZ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NİZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça niẓām
- UZAMA
-
-
[isim]
Uzamak işi
- "Seyahatin uzaması ihtimali de çoktur."
-
[isim]
Uzamak işi
- ZAMLI
-
-
[sıfat]
Fiyatı arttırılmış; bindirimli
-
[zarf]
Fiyatı artırılmış olarak
-
[sıfat]
Fiyatı arttırılmış; bindirimli
- ZAMAN
-
Kelime Kökeni: Arapça zamān
-
[isim]
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre; hengâm, vakit
- "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."
-
Bu sürenin belirli bir parçası; vakit
- "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."
-
Belirlenmiş olan an
-
Çağ, mevsim
- "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."
-
Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler; vakit
-
Dönem, devir
- "Dedelerimizin zamanında burada bir kral yaşardı."
-
[gök bilimi]
Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram
-
[dil bilgisi]
Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği dil bilgisel zaman dilimini gösteren kategori; bildirme kipi, haber kipi
- "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."
-
[jeoloji]
Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri
-
[isim]
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre; hengâm, vakit
- ZAMME
-
Kelime Kökeni: Arapça żamme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ötre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ötre
- İLZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça ilzām
-
[isim]
Tartışma veya yargılamada delillerle karşı tarafı cevap veremez duruma getirme; susturma
-
Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma
-
[isim]
Tartışma veya yargılamada delillerle karşı tarafı cevap veremez duruma getirme; susturma
- ZAMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça żamīr
-
[isim, dil bilgisi]
Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik anlamı vererek adların yerini tutan söz; adıl: ben, sen, o, biz, siz, onlar, kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, bu, şu, o, kim, ne, biri
- "Onu ya insana verilen özel adla ya da adın yerini tutan bir zamirle gösterir."
-
[isim, dil bilgisi]
Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik anlamı vererek adların yerini tutan söz; adıl: ben, sen, o, biz, siz, onlar, kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, bu, şu, o, kim, ne, biri
- AZAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça aʿẓamī
-
[sıfat]
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimal
- "Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum."
-
[matematik]
Bakınız maksimum
-
[sıfat]
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimal