İçinde utmak olan 8 harfli 9 kelime var. İçerisinde UTMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında utmak olan kelimeler listesine ya da sonu utmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Utmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K M T U

5 Harfli Kelimeler

MAKTU, UTMAK

4 Harfli Kelimeler

AKUT, AMUT, KAMU, KUMA, MUTA, TAMU, UTMA

3 Harfli Kelimeler

AUT, KAM, KAT, KUM, KUT, MAT, MUT, TAK, TAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, AT, MA, TA, TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SOLUTMAK

  1. [-i] Solumasına sebep olmak
    • "Bu yokuş beni soluttu."
  2. Solumasına imkân vermek
    • "... dermancı Teslim, hazırladığı ilaçlarla solutmaz sancıları dindiren, ayak şişliklerini gideren, arpacık uçuk yaralarını ... ve kurdeşenleri söndüren bir arkadaşımızdı." (Sevinç Çokum)
DOKUTMAK

  1. [-e, -i] Dokuma işini yaptırmak
SOĞUTMAK

  1. [-i] Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak
    • "Suyu soğutmak."
  2. [-den, mecaz] Herhangi bir durum, kişi, olay; birine, bir yere veya bir şeye karşı duyulan sevgi ve ilginin yok olmasına yol açmak; dondurmak
    • "Bizden soğudular, bizi de kendilerinden soğuttular." (Necip Fazıl Kısakürek)
SORUTMAK

  1. [nesnesiz] Somurtmak, surat asmak
  2. [ağızlardan] Ayakta durmak, dikilmek, beklemek
KURUTMAK

  1. [-i] Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek
    • "Gözyaşlarını kurut, dedi, bilirsin ki kader değişmez." (Cemil Meriç)
  2. Bitkileri susuz bırakıp kurumasına sebep olmak
    • "Tek başına dolaştığın derin, yeşil ormanlarda / Yaprakları kurutacak sonbaharı düşündün mü?" (Enis Behiç Koryürek)
  3. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak
  4. [mecaz] Cılız duruma getirmek, zayıflatmak
    • "Bu hastalık onu kurutmuş."
  5. [mecaz] Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek
  6. [mecaz] Uğursuzluk getirmek, yok etmek
    • "Dâhilde bütün millî kuvvetlerimizi dağıttılar, bütün kabiliyetlerimizi kuruttular." (Peyami Safa)
KOKUTMAK

  1. [-i] Hoş olmayan bir koku bırakmak
    • "Bütün ovayı, bütün mor kelebekleri, yeri göğü kokuttu Murtaza'nın ölüsü." (Yaşar Kemal)
  2. Bozulup kokmasına neden olmak, kokuşturmak
    • "Eti kokutmak."
  3. [mecaz] Bir işi uzatarak çıkmaza sokmak
COZUTMAK

  1. [nesnesiz] Aklını kaybetmek
    • "Bazen kekikleri soğanla birlikte kavurmayınız, yıpratmayınız diye bağırmak geliyor içimden. Hepten cozuttu derler diye susuyorum." (Figen Şakacı)
  2. Yoldan çıkmak, doğru yoldan ayrılmak
  3. Bir işi yapmaktan kaçmak
  4. Oyunbozanlık etmek
  5. Bir şeyi abartmak
  6. Bir işin ciddiyetini, ağırlığını kaybettirmek
TOZUTMAK

  1. [-i] Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak
  2. Kar, toz gibi savurmak
    • "Yel yine de kuytuya dalıyor, tepeden sürüklediği karları atların üzerinde tozutuyordu." (Abbas Sayar)
  3. [mecaz] Böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak
  4. [mecaz] Aklını yitirmek
    • "Hangi doktor hastasına resmen sen tozutuyorsun dostum, demiştir?" (Haldun Taner)
KORUTMAK

  1. [-i] Koruma işini yaptırmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü