İçinde us olan 5 harfli 56 kelime var. İçerisinde US bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında us olan kelimeler listesine ya da sonu us ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Us Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SU, US
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HUSYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣye
-
[isim, anatomi]
Bakınız taşak
-
[isim, anatomi]
Bakınız taşak
- USKUR
-
Kelime Kökeni: İngilizce screw
-
[isim]
Bakınız pervane
- "Boğaz'dan uskur gürültüleriyle köpük köpük geçen bir vapura dalmış."
-
[isim]
Bakınız pervane
- MENUS
-
Kelime Kökeni: Arapça meʾnūs
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız öğür
-
Yabancılık çekmeyen, alışmış, alışık
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız öğür
- MUSKA
-
Kelime Kökeni: Arapça nusḫa
-
[isim]
İçinde dinsel veya büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb.; hamayıl
- "İnsan, üstünde tercihen boynunda mutlaka bir muska taşımalıydı."
-
Üçgen biçiminde katlanmış olan şey
-
[isim]
İçinde dinsel veya büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb.; hamayıl
- SUSTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca sosta
-
[isim]
Köpeğin arka ayakları üzerinde durması
-
[isim]
Köpeğin arka ayakları üzerinde durması
- PUSET
-
Kelime Kökeni: Fransızca poussette
-
[isim]
Elle sürülen, hafif, küçük çocuk arabası
-
[isim]
Elle sürülen, hafif, küçük çocuk arabası
- SUSKU
-
-
[isim]
Az konuşma, susma, sükût
- "Büyük, anlamlı, insanı dehşet içinde bırakan bir susku onunkisi."
-
[isim]
Az konuşma, susma, sükût
- KUSMA
-
-
[isim]
Kusmak işi; gaseyan, istifra, kay (II), kayetme
- "Bütün bir gece onun başını kucağımda yatırarak ikide bir kusmasına yardım ediyordum."
-
[kimya]
Üzerine bir boya uygulandığında alttaki rengin üste çıkması
-
[isim]
Kusmak işi; gaseyan, istifra, kay (II), kayetme
- RUSÇA
-
-
[isim]
Rusların kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Rusların kullandığı dil
- KAMUS
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāmūs
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sözlük
- "İstanbul sözündeki İstanbul kelimesinin manalarını anlatmak için koca bir kamus lazım."
-
Bir dilin bütün söz varlığının bir araya getirildiği büyük sözlük
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sözlük
- GUSTO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca gusto
-
[isim]
Bakınız beğeni
- "Klasikler bir kültür, bir gusto, bir seviye ölçütüdür."
-
[isim]
Bakınız beğeni
- PUSAT
-
-
[isim]
Silah, zırh vb. savaş aracı
-
Giysi veya giysilik kumaş
-
[eskimiş]
Bakınız araç gereç
-
[isim]
Silah, zırh vb. savaş aracı
- PUSLU
-
-
[sıfat]
Puslanmış, pusarık, hafif sisli
- "Puslu havaya yoğun bir kükürt kokusu sinmiş."
-
Üzerinde pus bulunan
-
[sıfat]
Puslanmış, pusarık, hafif sisli
- MOUSE
-
Kelime Kökeni: İngilizce mouse
-
[isim, bilişim]
Bakınız fare
-
[isim, bilişim]
Bakınız fare
- NAMUS
-
Kelime Kökeni: Arapça nāmūs
-
[isim]
Bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık; iffet
- "Fakat durup dururken, kendi yağıyla kavrulan bir genç kız namusuna bu kadar namussuzca iftira olur mu?"
-
Dürüstlük, doğruluk
- "Liyakat ve namusa dayanan zenginliğe düşman değilim."
-
[isim]
Bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık; iffet
- SUSAK
-
-
[sıfat]
Susamış olan, susayan
-
[isim, ağızlardan]
Su kabağından yapılmış veya ağaçtan oyulmuş maşrapa
-
[mecaz]
Salak, aptal
-
[sıfat]
Susamış olan, susayan
- MEBUS
-
Kelime Kökeni: Arapça mebʿūs̱
-
[isim]
Bakınız milletvekili
- "Ciddi görünümlü bir beyefendiye dönüyorum, mebus olduğunu söylüyorlar."
-
[isim]
Bakınız milletvekili
- SUSAM
-
Kelime Kökeni: Arapça sīsām
-
[isim, bitki bilimi]
Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum)
- "Evlerinin önü susam / Bir su bulsam yüzüm yusam"
-
Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu
-
Bakınız süsen
-
[isim, bitki bilimi]
Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum)
- KUSUR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳuṣūr
-
[isim]
Eksikliği olma durumu
- "Bizden şerefli yırtıcı kuş, kan emen böcek / Tanrı'm o yolda rızkını vermiş, kusuru yok."
-
Bakınız bozukluk
-
Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama
-
Elverişsiz durum
-
[isim]
Eksikliği olma durumu
- ALMUS
-
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri