İçinde tın olan 63 kelime var. İçerisinde TIN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tın olan kelimeler listesine ya da sonu tın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
HADDİZATINDA, TINGILDATMAK, TINGIRDATMAK
ALTINLAŞMAK, BARTINLILIK, TINGILDAMAK, TINGILDATMA, TINGIRDAMAK, TINGIRDATMA
ALTINBEŞİK, ALTINCILIK, ALTINLAŞMA, ALTINYAYLA, FIRTINAMSI, TINGILDAMA, TINGIRDAMA
ALTINEKİN, ALTINIMSI, ALTINOLUK, ALTINORDU, BATINİLİK, FIRTINALI, TINLAMALI, TINLATMAK, YIRTINMAK
ALTINBAŞ, ALTINDAĞ, ALTINGÖZ, ALTINOVA, ALTINÖZÜ, ALTINSIZ, ALTINTAŞ, ALTINTOP, BARTINLI, BATINİYE, ÇATINMAK, ŞARTINCA, TINGADAK, TINGIRTI, TINLAMAK, TINLATMA, YIRTINIŞ, YIRTINMA
ALTINCI, ALTINLI, ALTINSI, ÇATINMA, FIRTINA, KATINTI, TINLAMA
BARTIN, BATINİ, TINGIR, TINMAK, TINNET, TINTIN
ALTIN, ARTIN, BATIN, TINAZ, TINMA
TINI
TIN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HADDİZATINDA
-
-
[zarf]
Bakınız aslında
- "Haddizatında bir kırpıntı bohçasını andıran kabinesine plancı, reformcu hükûmet adını takmıştı."
-
[zarf]
Bakınız aslında
- TINGILDATMAK
-
-
[-i]
Bakınız tıngırdatmak
-
[-i]
Bakınız tıngırdatmak
- TINGIRDATMAK
-
-
[-i]
Tıngırtı çıkarmak; tıngıldatmak
- "Bir kenarda saz heyeti kederli kederli telleri tıngırdatıyor."
-
Çalgıyı biraz çalabilmek; tıngıldatmak
-
[-i]
Tıngırtı çıkarmak; tıngıldatmak
- ALTINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Altın durumu veya görünümü almak
- "Bir bildik, küçük kristal bir bardağın içinde altınlaşarak yanan portakal likörünü sevgilisinin gözüne benzetirdi."
-
[nesnesiz]
Altın durumu veya görünümü almak
- TINGILDATMA
-
-
[isim]
Tıngıldatmak işi
-
[isim]
Tıngıldatmak işi
- TINGIRDAMAK
-
-
[nesnesiz]
Metal nesneler kuru bir ses çıkarmak; tıngıldamak
- "İncecik ağlama sesleri rüzgâr vurdukça tıngırdayan tabakların seslerine karışıyordu."
-
[nesnesiz]
Metal nesneler kuru bir ses çıkarmak; tıngıldamak
- TINGIRDATMA
-
-
[isim]
Tıngırdatmak işi
-
[isim]
Tıngırdatmak işi
- BARTINLILIK
-
-
[isim]
Bartınlı olma durumu
-
[isim]
Bartınlı olma durumu
- TINGILDAMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız tıngırdamak
-
[nesnesiz]
Bakınız tıngırdamak
- ALTINCILIK
-
-
[isim]
Altıncının yaptığı iş
-
[isim]
Altıncının yaptığı iş
- ALTINYAYLA
-
-
[isim]
Burdur iline bağlı ilçelerden biri
-
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Burdur iline bağlı ilçelerden biri
- FIRTINAMSI
-
-
[sıfat]
Fırtınaya benzer, fırtına gibi
- "Fırtınamsı rüzgâr."
-
[sıfat]
Fırtınaya benzer, fırtına gibi
- TINGILDAMA
-
-
[isim]
Tıngıldamak durumu veya biçimi
-
[isim]
Tıngıldamak durumu veya biçimi
- ALTINLAŞMA
-
-
[isim]
Altınlaşmak durumu
-
[isim]
Altınlaşmak durumu
- ALTINBEŞİK
-
-
[isim]
Bir eliyle kendi bileklerini kavrayan iki kişinin, öteki eliyle karşılıklı olarak birbirlerinin bileklerini tutmaları
-
[isim]
Bir eliyle kendi bileklerini kavrayan iki kişinin, öteki eliyle karşılıklı olarak birbirlerinin bileklerini tutmaları
- TINGIRDAMA
-
-
[isim]
Tıngırdamak işi
-
[isim]
Tıngırdamak işi
- FIRTINALI
-
-
[sıfat]
Çok rüzgârlı
- "Karlı, fırtınalı gecelerde bu serviler inilder, haykırır."
-
[mecaz]
Çok tartışmalı, çekişmeli, gürültülü, karışık
- "O kadar fırtınalı bir maziden sonra istikbalde söneceğinize inanmaktan uzağım."
-
[sıfat]
Çok rüzgârlı
- ALTINIMSI
-
-
[sıfat]
Bakınız altınsı
- "Sisin içinde de zerre hâlinde altınımsı bir şey vardı…"
-
[sıfat]
Bakınız altınsı
- TINLAMALI
-
-
[sıfat]
"Tın" sesi çıkaran
-
Ahenkli, ritmik olan; taninli
- "Eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu."
-
[sıfat]
"Tın" sesi çıkaran
- ALTINORDU
-
-
[isim]
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ordu iline bağlı ilçelerden biri