Sonunda tin olan 41 kelime var. TİN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tin olan kelimeler listesine ya da başında tin olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇATALZEYTİN, YEŞİLZEYTİN
LASTİKOTİN, MEDİYASTİN, TEREBENTİN
AKROMATİN, BRİYANTİN, SERPANTİN
AKONİTİN, ARJANTİN, FİLİSTİN, KROMATİN, LAVANTİN, NİTRATİN, ORGANTİN, PALMİTİN
ASTATİN, BARİTİN, DİVİTİN, GİYOTİN, JELATİN, KERATİN, NİKOTİN, SELATİN, TELATİN
DENTİN, KANTİN, MANTİN, MARTİN, PEKTİN, PLATİN, ZEYTİN
ÇETİN, FİTİN, KİTİN, KÜTİN, LATİN, METİN, POTİN, RUTİN
TİN
Tin Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TİN
2 Harfli Kelimeler
İN, İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YEŞİLZEYTİN
- ...
- ÇATALZEYTİN
-
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
- MEDİYASTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca médiastin
-
[isim, anatomi]
Göğüs boşluğunda iki akciğer arasında kalan, kalbi, büyük damarları, soluk borusunu ve yemek borusunu içine alan bölge
-
[isim, anatomi]
Göğüs boşluğunda iki akciğer arasında kalan, kalbi, büyük damarları, soluk borusunu ve yemek borusunu içine alan bölge
- TEREBENTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca térébenthine
-
[isim]
Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine; terementi
-
[isim]
Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine; terementi
- LASTİKOTİN
-
Kelime Kökeni: İngilizce leasting coating
-
[isim]
İnce iplik ile çok sık dokunmuş yünlü kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılan
- "… Kısıklı’daki saraya mensup paşalardan birine davetli imişçesine giymemi tercih ettiği jaketatay ve lastikotin beyaz kolalı gömleğimle reye pantolonumun ve başımdaki fesin hâli görülecek şeydi."
-
[isim]
İnce iplik ile çok sık dokunmuş yünlü kumaş
- AKROMATİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca achromatine
-
[isim, biyoloji]
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm
-
[isim, biyoloji]
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm
- BRİYANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca brillantine
-
[isim]
Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde
- "Erkeklerin briyantin kullanması zamanın modasıydı."
-
[isim]
Saçı parlatmak ve yatırmak için kullanılan güzel kokulu bir madde
- SERPANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca serpentin
-
[isim]
Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış ince ve uzun şerit
- "Aman ya Rabbi, aşağıdan bir adam Leylâ’ya bir serpantin fırlatıyor."
-
[teknik]
Kalorifer tesisatında bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı
-
[mineraloji]
Bakınız yılan taşı
-
[isim]
Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış ince ve uzun şerit
- ARJANTİN
-
-
[isim]
Büyük bira bardağı
- "Ne yalan söyleyeyim, Arjantin'i aşağıdan yukarı, o yandan bu yana epey dolaştım ama ne ‘Çek bir arjantin!’ diye bağırana rastladım ne de çekilen büyük bardak arjantine."
- "Bira burada da Çiçek Pasajı'nda olduğu gibi arjantin ya da ufak denerek ısmarlanıyordu."
-
[isim]
Büyük bira bardağı
- PALMİTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca palmitine
-
[isim, kimya]
Gliserinin palmitik esteri
-
[isim, kimya]
Gliserinin palmitik esteri
- LAVANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca lavantine
-
[isim, bitki bilimi]
Lavanta çiçeğinin bir başka türü
-
[isim, bitki bilimi]
Lavanta çiçeğinin bir başka türü
- FİLİSTİN
-
-
[isim]
Akdeniz'in doğu kıyısı ile Şeria (Ürdün) Irmağı arasındaki tarihî bölge
-
[isim]
Batı Şeria ile Gazze'yi kapsayan, birçok ülkece devlet olarak tanınan Filistin Devleti
-
[isim]
Akdeniz'in doğu kıyısı ile Şeria (Ürdün) Irmağı arasındaki tarihî bölge
- KROMATİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca chromatine
-
[isim, biyoloji]
Hücre çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler veya ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen madde
-
[isim, biyoloji]
Hücre çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler veya ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen madde
- NİTRATİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca nitratine
-
[isim, mineraloji]
Doğal sodyum nitrat
-
[isim, mineraloji]
Doğal sodyum nitrat
- AKONİTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca aconitine
-
[isim, kimya]
Boğan otunun kökünden çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde
-
[isim, kimya]
Boğan otunun kökünden çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde
- ORGANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca organtine
-
[isim]
Seyrek dokunmuş, ince, sert bir kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Sahnede siyah organtin tuvaletiyle beli incelmiş, göğsü kabarmış."
-
[isim]
Seyrek dokunmuş, ince, sert bir kumaş
- SELATİN
-
Kelime Kökeni: Arapça selāṭīn
-
[isim]
Sultanlar
-
[isim]
Sultanlar
- TELATİN
-
Kelime Kökeni: Rusça
-
[isim]
Bir tür sağlam, yumuşak dana veya öküz derisi
-
[isim]
Bir tür sağlam, yumuşak dana veya öküz derisi
- BARİTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca barytine
-
[isim, kimya]
Bakınız barit
-
[isim, kimya]
Bakınız barit
- JELATİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca gélatine
-
[isim]
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde
-
Ambalaj için kullanılan ince, parlak bir madde
- "Geri dönüp yediği bonbonların jelatinlerini topladı."
-
[isim]
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde