İçinde taka olan 8 harfli 9 kelime var. İçerisinde TAKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında taka olan kelimeler listesine ya da sonu taka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Taka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K T

4 Harfli Kelimeler

ATAK, TAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ATA, KAT, TAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAKADDÜM

Kelime Kökeni: Arapça taḳaddum

  1. [isim, eskimiş] Bakınız öncelik
TAKALLÜS

Kelime Kökeni: Arapça taḳalluṣ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kasılma
    • "Onun gözlerinde toplanan sarı ışıkları, ellerindeki takallüsü ve titreyişi tanırdım." (Kemal Bilbaşar)
TAKAYYÜT

Kelime Kökeni: Arapça taḳayyud

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bağlanma
  2. Üstüne düşme, özen gösterme
PORTAKAL

Kelime Kökeni: (Portugal yer adından)

  1. [isim, bitki bilimi] Turunçgillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları sert bir ağaç (Citrus aurantium)
    • "Sonradan, orada çok güzel portakal ağacı yetiştiği anlaşılınca, meşe ağaçları köklenerek onların yerine portakal ağaçları dikildi." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bu ağacın turuncu renkli, yuvarlak ve kabuğu güzel kokulu meyvesi
    • "Portakallar yusyuvarlak birer altın gülüş hâlinde paldır küldür yağıyorlardı." (Halikarnas Balıkçısı)
MÜSTAKAR

Kelime Kökeni: Arapça mustaḳarr

  1. [sıfat, eskimiş] İstikrar bulmuş, durulmuş
  2. [isim] Karar kılınan, yerleşilen yer
TAKARRÜR

Kelime Kökeni: Arapça taḳarrur

  1. [isim, eskimiş] Bir yerde karar kılma, yerleşme
  2. Karar verilme
TAKARRÜP

Kelime Kökeni: Arapça taḳarrub

  1. [isim, eskimiş] Yakınlaşma, yaklaşma, yanaşma
    • "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor." (Atatürk)
TAKATSİZ

  1. [sıfat] Takati kalmamış; dermansız, hâlsiz, mecalsiz
  2. [zarf] Takati kalmamış bir biçimde; dermansız, hâlsiz, mecalsiz
    • "Bir ağacın altında hasta, takatsiz, ölü gibi yatıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
TAKATUKA

  1. [isim] Bakınız gürültü patırtı
  2. [eskimiş] Basımevlerinde kurşun dökülmüş, satır olarak dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz
  3. [eskimiş] Odanın ortasına yerleştirilen, uzun tütün çubuklarının külünün döküldüğü çanak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü