İçinde taka olan 8 harfli 9 kelime var. İçerisinde TAKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında taka olan kelimeler listesine ya da sonu taka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Taka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ATAK, TAKA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ATA, KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAKADDÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳaddum
-
[isim, eskimiş]
Bakınız öncelik
-
[isim, eskimiş]
Bakınız öncelik
- TAKALLÜS
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳalluṣ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kasılma
- "Onun gözlerinde toplanan sarı ışıkları, ellerindeki takallüsü ve titreyişi tanırdım."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kasılma
- TAKAYYÜT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳayyud
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bağlanma
-
Üstüne düşme, özen gösterme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bağlanma
- PORTAKAL
-
Kelime Kökeni: (Portugal yer adından)
-
[isim, bitki bilimi]
Turunçgillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları sert bir ağaç (Citrus aurantium)
- "Sonradan, orada çok güzel portakal ağacı yetiştiği anlaşılınca, meşe ağaçları köklenerek onların yerine portakal ağaçları dikildi."
-
Bu ağacın turuncu renkli, yuvarlak ve kabuğu güzel kokulu meyvesi
- "Portakallar yusyuvarlak birer altın gülüş hâlinde paldır küldür yağıyorlardı."
-
[isim, bitki bilimi]
Turunçgillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları sert bir ağaç (Citrus aurantium)
- MÜSTAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaḳarr
-
[sıfat, eskimiş]
İstikrar bulmuş, durulmuş
-
[isim]
Karar kılınan, yerleşilen yer
-
[sıfat, eskimiş]
İstikrar bulmuş, durulmuş
- TAKARRÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳarrur
-
[isim, eskimiş]
Bir yerde karar kılma, yerleşme
-
Karar verilme
-
[isim, eskimiş]
Bir yerde karar kılma, yerleşme
- TAKARRÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳarrub
-
[isim, eskimiş]
Yakınlaşma, yaklaşma, yanaşma
- "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor."
-
[isim, eskimiş]
Yakınlaşma, yaklaşma, yanaşma
- TAKATSİZ
-
-
[sıfat]
Takati kalmamış; dermansız, hâlsiz, mecalsiz
-
[zarf]
Takati kalmamış bir biçimde; dermansız, hâlsiz, mecalsiz
- "Bir ağacın altında hasta, takatsiz, ölü gibi yatıyorum."
-
[sıfat]
Takati kalmamış; dermansız, hâlsiz, mecalsiz
- TAKATUKA
-
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
-
[eskimiş]
Basımevlerinde kurşun dökülmüş, satır olarak dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz
-
[eskimiş]
Odanın ortasına yerleştirilen, uzun tütün çubuklarının külünün döküldüğü çanak
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı