İçinde taban olan 21 kelime var. İçerisinde TABAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında taban olan kelimeler listesine ya da sonu taban ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

DALTABANLIK, DÜZTABANLIK, KALTABANLIK, TABANSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

DEVETABANI, KALTABANCA, TABANCASIZ

9 Harfli Kelimeler

ÇALATABAN, KARATABAN, TABANCALI

8 Harfli Kelimeler

BAŞTABAN, DALTABAN, DÜZTABAN, KALTABAN, KAYTABAN, TABANLIK, TABANSIZ, TABANVAY

7 Harfli Kelimeler

TABANCA, TABANLI

5 Harfli Kelimeler

TABAN

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Taban Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A B N T

5 Harfli Kelimeler

TABAN

4 Harfli Kelimeler

ABAT, ANAT, BANA, BANT, NAAT, TABA

3 Harfli Kelimeler

ABA, ANA, ANT, ATA, BAN, BAT, TAB, TAN

2 Harfli Kelimeler

AB, AN, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALTABANLIK

  1. [isim] Kaltaban olma durumu
  2. Kaltabanca davranış
DÜZTABANLIK

  1. [isim] Düztaban olma durumu
TABANSIZLIK

  1. [isim] Tabansız olma durumu
  2. [mecaz] Bakınız korkaklık
    • "Bu kadar tabansızlık olur mu?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
DALTABANLIK

  1. [isim] Daltaban olma durumu
KALTABANCA

  1. [sıfat] Kaltabana yakışır (davranış)
  2. [zarf] Kaltabana yakışır bir biçimde (davranmak)
DEVETABANI

  1. [isim, bitki bilimi] Birleşikgillerden, geniş yapraklı bir süs bitkisi (Phlodentron)
TABANCASIZ

  1. [sıfat] Tabancası olmayan
  2. [zarf] Tabancası olmadan
TABANCALI

  1. [sıfat] Tabancası olan
KARATABAN

  1. [isim] İpek böceklerinde geniş çapta ölüme yol açan kelebek hastalığı
    • "Nitekim, önce Fransa’da baş gösteren ve 1860’lı yıllarda da Bursa’ya kadar ulaşan karataban hastalığı kent ve etraf böceklerini kaplamış ve ürün günden güne azalmıştı." (İbrahim Sarı)
ÇALATABAN

  1. [isim] Hızlıca koşarak, kaçarak
    • "Ödü kopmuş, askerler mızraklarını atarak çalataban yamaçlardan atılmışlar..." (Refik Halit Karay)
TABANVAY

Kelime Kökeni: Türkçe taban + İngilizce way

  1. [zarf, şaka yollu] Bakınız yayan
    • "Bir de tramvayı kaçırırsak Beyazıt’a kadar tabanvay..." (Peyami Safa)
TABANLIK

  1. [isim] Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir veya ağaç parçaların her biri; travers
  2. Ayağın rahat etmesi veya ayağı sıcak tutması için ayakkabı içine yerleştirilen, keçe, deri veya kumaş parçası
    • "Ayaklarımı sıcak tutması için yün tabanlık, birkaç parça daha iç çamaşırı, banyo sabunu filan aldık." (Tolga Gümüşay)
  3. Halı, seccade vb.nde ayak tabanının basıldığı bölüm
  4. [sıfat] Ayak tabanının kapladığı yer miktarı
    • "Ayağını diredi mi bir tabanlık yer vermez." (Cengiz Dağcı)
  5. [sıfat] Yer döşemesine gerekli olan
    • "Kapı, pencereden başka tavanlık tahta, tabanlık dilme, çatılık direk hazır." (Fakir Baykurt)
  6. [sıfat] Ayakkabı tabanı yapmak için gerekli olan (kösele)
    • "Beher kilosuna 700 kuruş fiyat tahmin edilen 9 ton tabanlık kösele kapalı zarf usulüyle 8/7/1946 Pazartesi günü saat 16’da eksiltmesi yapılacaktır." (Resmî Gazete)
  7. Düztaban olanların ayakkabılarında kullandıkları ortopedik plastik parça
  8. [mimarlık] Bakınız kaide
    • "Kare taş tabanlık."
DALTABAN

  1. [sıfat] Yalın ayak olan (kimse)
  2. [mecaz] Bakınız serseri
DÜZTABAN

  1. [isim, anatomi] Doğal ayak kemerinin kaybolması ile oluşan yapısal bozukluk
  2. [sıfat] Tabanı kemerli olmayan, düz olan (kimse)
  3. Dar tabanlı bir rende türü
  4. [sıfat, mecaz] Uğursuz olan
TABANSIZ

  1. [sıfat] Tabanı olmayan
  2. [mecaz] Bakınız korkak
    • "Amma da tabansızmışlar ha ... Bir kaçış kaçtılar, hâlâ da kaçıyorlar galiba." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KAYTABAN

  1. [isim] Sürü, deve sürüsü
  2. [sıfat, mecaz] Başıboş, düzensiz olan
BAŞTABAN

  1. [isim, mimarlık] Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu taban bölümü
KALTABAN

Kelime Kökeni: Farsça ḳaltebān

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız namussuz
  2. Bakınız yalancı
  3. Bakınız hileci
TABANLI

  1. [sıfat] Tabanı olan
TABANCA

  1. [isim] Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah
    • "Biraz eğildikleri zaman cübbelerinin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü