İçinde sak olan 8 harfli 37 kelime var. İçerisinde SAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sak olan kelimeler listesine ya da sonu sak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K S

3 Harfli Kelimeler

AKS, ASK, KAS, SAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YASAKSIZ

  1. [sıfat] Yasak konulmamış (kimse veya şey)
BAĞIRSAK

  1. [isim, anatomi] Sindirim sisteminde mideden sonra gelen ve besinlerin kana karışmasını, artıkların dışarı atılmasını sağlayan organ
    • "Dayım o kadar cimridir ki bağırsakları da sarfiyatı önlemek için düğümlenmiş, hatta kördüğüm olmuş olabilir." (Aziz Nesin)
SAKLAMAK

  1. [-i] Elinde bulundurmak, tutmak
    • "Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  2. [-i, -de] Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak, kaldırmak; hıfzetmek
    • "Paralarını kasada saklıyor."
  3. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
  4. [-i, -de] Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak; muhafaza etmek
    • "Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak."
  5. [-i, -den] Gizli tutmak, duyurmamak
    • "Batı, o büyük kaynaktan sık sık faydalanır ama iktibaslarını titizce saklar." (Cemil Meriç)
  6. [-e, -i] Birine vermek için ayırmak
    • "Bu kitabı size sakladım."
  7. [nesnesiz, mecaz] Korumak, esirgemek
    • "Allah saklasın."
SAKARLIK

  1. [isim] Sakar olma durumu
  2. Sık sık küçük kazalar yapma, çarpıp kırıp dökme işi
YAKINSAK

  1. [sıfat, fizik] Tek bir noktaya doğru yönelen (ışın)
  2. Işıkları aynı noktaya doğru yöneltme özelliği taşıyan (mercek vb.)
  3. [matematik] Değerleri birbirine gittikçe yaklaşarak bir noktaya doğru yönelen (fonksiyon veya nicelik)
SUSAKLIK

  1. [isim] Susamış olma durumu
  2. [mecaz] Salaklık, aptallık
SAKALSIZ

  1. [sıfat] Sakalı olmayan
SAKSILIK

  1. [isim] Saksı koymaya yarar raf
  2. İçine saksı oturtulan süslü kap
  3. Kışın saksı çiçeklerinin saklandığı yer
SAKKAROZ

Kelime Kökeni: Fransızca saccharose

  1. [isim, kimya] Şeker kamışı veya şeker pancarından elde edilen bir şeker türü (C12H22O11)
SAKINMAK

  1. [-i, -den] Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak; içtinap etmek
    • "Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak
  3. Korumak, esirgemek, gözetmek
    • "Kendini tramvay ve otomobil tehlikelerinden sakınarak yürüdü." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KURSAKLI

  1. [sıfat] Kursağı olan
    • "Kursaklı düdük."
  2. [ağızlardan] Guatr hastalığı olan (kimse)
SAKLATMA

  1. [isim] Saklatmak işi
SAKLANIŞ

  1. [isim] Saklanmak işi
BURUNSAK

  1. [isim] Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık; burunsalık, burunluk
  2. Hayvanların burunlarına geçirilen ip; burunsalık, burunluk
İLTİSAKİ

Kelime Kökeni: Arapça iltiṣāḳī

  1. [sıfat, dil bilgisi] İltisakla ilgili olan
  2. [dil bilgisi] Bakınız bitişken
AKSAKLIK

  1. [isim] Aksak olma durumu; arıza
    • "Bütün içtenliğimizle aksaklıkları sıralamıştık." (Ahmet Ümit)
SARSAKÇA

  1. [zarf] Sarsak bir biçimde, titreyerek
SAKLAYIŞ

  1. [isim] Saklamak işi
SAKLANMA

  1. [isim] Saklanmak işi
SAKATLIK

  1. [isim] Sakat olma durumu; malullük, maluliyet
    • "Sakatlığımı öne sürerek emekliye ayrılmamı isteyebilirim." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Kaza, terslik
    • "Elinden bir sakatlık çıkmasın."
  3. [mecaz] Yanlış, kusur, hata
    • "Sakatlığın sebebini gayet iyi görmüştür. Bunun nasıl tamir edileceğini biliyor." (Reşat Nuri Güntekin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü