İçinde sak olan 8 harfli 37 kelime var. İçerisinde SAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sak olan kelimeler listesine ya da Sonu sak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

AKS, ASK, KAS, SAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SUSAKLIK

  1. [isim] Susamış olma durumu
  2. Salaklık, aptallık

BAĞIRSAK

  1. [isim] Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü

SAKİMLİK
...
SAKAĞILI
...
SAKATLIK

  1. [isim] Sakat olma durumu, malullük, maluliyet
  2. Kaza, terslik
    • "Elinden bir sakatlık çıkmasın."
  3. Yanlış, kusur, hata
    • "Sakatlığın sebebini gayet iyi görmüştür. Bunun nasıl tamir edileceğini biliyor." (Reşat Nuri Güntekin)

SAKİLLİK
...
SAKARLIK

  1. [isim] Sakar olma durumu veya sakarın yaptığı iş
  2. Sık sık küçük kazalar yapma, çarpıp kırıp dökme işi

SAKLAYIŞ

  1. [isim] Saklama işi veya biçimi

BASAKSIZ

  1. [sıfat] Merdiveni olmayan
    • "Kavağın dibine gülük yaptırdım / Basaksız evlere hayat yaptırdım." (Halk türküsü)

SARIMSAK

  1. [isim] Zambakgillerden, 25-100 cm yükseklikte, yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu yağ bulunan bir kültür bitkisi (Allium sativum)
  2. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan dişli bölümü

SAKİNLİK

  1. [isim] Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet
    • "Ağaçlar, çimler, çiçekler, ikindi güneşinin sakinliği içindeydiler." (Çetin Altan)

SAKLAMAK

  1. [-i] Elinde bulundurmak, tutmak
    • "Okul kitaplarımı saklıyorum."
  2. [-i] Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak
    • "Paralarını kasada saklıyor."
  3. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
  4. [-i] Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek
    • "Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak."
  5. [-i] Gizli tutmak, duyurmamak
    • "Bu haberi ondan saklamışlar."
  6. [-i] Birine vermek için ayırmak
    • "Bu kitabı size sakladım."
  7. [nsz] Korumak, esirgemek
    • "Allah saklasın."

SAKSONYA

  1. [isim] Almanya'da Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak veya kap

İMSAKİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelge

BURUNSAK

  1. [isim] Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık
  2. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık

SAKSAFON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bandolarda ve caz topluluklarında kullanılan bir tür üflemeli çalgı

KURSAKLI

  1. [sıfat] Kursağı olan
    • "Kursaklı düdük."
  2. Guatr hastalığı olan (kimse)

SARMISAK

  1. [isim] Bakınız sarımsak

SAKULETA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Silindir biçiminde bir demirin içine çivi, cıvata vb. maddelerin doldurulması ile yapılan bir tür mermi

YEKNESAK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Tekdüze

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü