İçinde otu olan 36 kelime var. İçerisinde OTU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında otu olan kelimeler listesine ya da Sonu otu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

SEMİZOTUGİLLER

11 Harfli Kelimeler

OTURAKLILIK

10 Harfli Kelimeler

OTURMUŞLUK, OTURTMALIK, OTURTULMAK

9 Harfli Kelimeler

OTURMALIK, OTURTULMA, OTURULMAK, OTURUŞMAK

8 Harfli Kelimeler

OTURACAK, OTURAKLI, OTURTMAK, OTURULMA, OTURUŞMA, OTUZUNCU, SEMİZOTU, SIÇANOTU

7 Harfli Kelimeler

ADAMOTU, AĞIZOTU, DEREOTU, OTURMAK, OTURMUŞ, OTURTMA, OTURTUM, OTUZLUK, POTURLU

6 Harfli Kelimeler

OTURAK, OTURMA, OTURUM, OTURUŞ, OTUZAR

5 Harfli Kelimeler

ÇOTUK, LOTUS, POTUK, POTUR

4 Harfli Kelimeler

OTUZ


Kelime bulma makinesi

O T U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

OT, TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SEMİZOTUGİLLER

  1. [isim] Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, semizotu, ipek çiçeği vb. bitkileri içine alan familya

OTURAKLILIK

  1. [isim] Oturaklı olma durumu

OTURMUŞLUK

  1. [isim] Benimsenmiş, yerleşmiş olma durumu
    • "Kontrbas öğretmeni Rıza'nın daha bir oturmuşluğu vardır rolüne." (Haldun Taner)

OTURTMALIK

  1. [isim] Yapının toprak üstünde kalan, 1 m kadar yükseklikte, bütün yapı boyunca devam eden, üstüne gelen duvarlardan birkaç santim dışarı çıkıntılı ana temel duvarı

OTURTULMAK

  1. [-e] Oturtma işine konu olmak
    • "Her sandala böyle bütün devrin mümessili bir hanımefendi oturtulmuş gibi..." (Abdülhak Şinasi Hisar)

OTURULMAK

  1. Oturma işi yapılmak
    • "Bu evde oturulmaz."

OTURTULMA

  1. [isim] Oturtulmak işi

OTURMALIK

  1. [isim] Subasman, oturma duvarı

OTURUŞMAK

  1. [nsz] Yatışmak, hızı azalmak

OTURUŞMA

  1. [isim] Oturuşmak işi

SIÇANOTU

  1. [isim] Arsenik

OTURTMAK

  1. [-i] Oturma işini yaptırmak
    • "Elini ayağını bağladım, bir köşeye oturttum." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Koymak, yerleştirmek
    • "Kalemi aldım ve kâğıda yazının başlığını oturttum." (Yusuf Ziya Ortaç)

OTURAKLI

  1. [sıfat] Sağlam, gösterişli
    • "Çoğu dört köşe, kalın, oturaklı olan Arap üslubu minareler o ruhaniliği vermez." (Refik Halit Karay)
  2. Yerinde sağlam duran
  3. Yerinde ve sırasında söylenen, çarpıcı (söz)
  4. Saygı uyandıran, ağırbaşlı (kimse)
    • "Seçmenleriniz sizin daha bir oturaklı, daha bir ağırbaşlı, daha bir ölçülü olmanızı isterler." (Haldun Taner)

OTURACAK

  1. [isim] Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey

OTUZUNCU

  1. [sıfat] Otuz sayısının sıra sıfatı, sırada yirmi dokuzuncudan sonra gelen

SEMİZOTU

  1. [isim] Semizotugillerden, etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu bir bitki (Portulaca oleracea)

OTURULMA

  1. [isim] Oturulmak işi

OTUZLUK

  1. Yaşı otuz civarında olan
  2. İçinde otuz adet bulunan
  3. Otuz lira değerinde olan

OTURTMA

  1. [isim] Oturtmak işi
  2. Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılan bir çeşit kıymalı yemek

DEREOTU

  1. [isim] Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü