Başında otu olan 41 kelime var. Otu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde otu olan kelimeler listesine ya da sonu otu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında otu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
OTURULABİLMEK
OTURTABİLMEK, OTURULABİLME
OTURABİLMEK, OTURAKALMAK, OTURAKLILIK, OTURTABİLME, OTURTTURMAK, OTURUVERMEK
OTURABİLME, OTURAKALMA, OTURMUŞLUK, OTURTMALIK, OTURTTURMA, OTURTULMAK, OTURUVERME, OTUZBEŞLİK, OTUZİKİLİK
OTURMALIK, OTURTULMA, OTURULMAK, OTURUŞMAK
OTURACAK, OTURAKLI, OTURTMAK, OTURULMA, OTURUŞMA, OTUZARLI, OTUZUNCU
OTURMAK, OTURMUŞ, OTURTMA, OTURTUM, OTUZLUK
OTURAK, OTURMA, OTURUM, OTURUŞ, OTUZAR, OTUZLU
OTUZ
Otu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OT, TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OTURULABİLMEK
-
-
[-e]
Oturma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Üçüncü katın balkonları içe gömüldüğünden, dışarıdan görülme kaygısı olmadan rahatlıkla oturulabilirdi burada."
-
[-e]
Oturma ihtimali veya imkânı bulunmak
- OTURTABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Oturtma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-e, -i]
Oturtma ihtimali veya imkânı bulunmak
- OTURULABİLME
-
-
[isim]
Oturulabilmek işi
-
[isim]
Oturulabilmek işi
- OTURAKALMAK
-
-
[-e, -de]
Oturup kalmak
- "Sonra da ‘İçim almaz can kurban!’ deyip, yine de dört beş çay daha içerek el ayak çekilene değin suskuyla oturakalmıştı yerine."
-
[mecaz]
Bir şey bir yere yerleşmek
- "Acaba büyük, güzel, kahverengi gözlerine oturakalmış hüzünden dolayı mı..."
-
[-e, -de]
Oturup kalmak
- OTURABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Oturma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Nereye oturabilirim diye bakınırken Metin kapıyı kilitleyip yanıma geliyor."
-
[nesnesiz]
Oturma ihtimali veya imkânı bulunmak
- OTURAKLILIK
-
-
[isim]
Oturaklı olma durumu
-
[isim]
Oturaklı olma durumu
- OTURTTURMAK
-
-
[-i]
Oturtma işini yaptırmak
-
[-i]
Oturtma işini yaptırmak
- OTURUVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Ansızın veya çabucak oturmak
- "Bir sıçrayışta eyerin üzerine oturuverdi."
-
[nesnesiz]
Ansızın veya çabucak oturmak
- OTURTABİLME
-
-
[isim]
Oturtabilmek işi
-
[isim]
Oturtabilmek işi
- OTUZBEŞLİK
-
-
[isim]
İçinde sıvı maddelerden, 0,35 cl ölçüsünde bulunan şişe
-
Küçük rakı
-
[isim]
İçinde sıvı maddelerden, 0,35 cl ölçüsünde bulunan şişe
- OTURMUŞLUK
-
-
[isim]
Benimsenmiş, yerleşmiş olma durumu
- "Kontrbas öğretmeni Rıza'nın daha bir oturmuşluğu vardır rolüne."
-
[isim]
Benimsenmiş, yerleşmiş olma durumu
- OTURTTURMA
-
-
[isim]
Oturtturmak işi
-
[isim]
Oturtturmak işi
- OTURTMALIK
-
-
[isim, mimarlık]
Yapının toprak üstünde kalan, 1 metre kadar yükseklikte, bütün yapı boyunca devam eden, üstüne gelen duvarlardan birkaç santim dışarı çıkıntılı ana temel duvarı
-
[isim, mimarlık]
Yapının toprak üstünde kalan, 1 metre kadar yükseklikte, bütün yapı boyunca devam eden, üstüne gelen duvarlardan birkaç santim dışarı çıkıntılı ana temel duvarı
- OTURTULMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Oturtma işine konu olmak
- "İlk defa yeni usul bir rahleye oturtuldum."
-
[-e, nesnesiz]
Oturtma işine konu olmak
- OTURAKALMA
-
-
[isim]
Oturakalmak işi
-
[isim]
Oturakalmak işi
- OTURABİLME
-
-
[isim]
Oturabilmek işi
-
[isim]
Oturabilmek işi
- OTURUVERME
-
-
[isim]
Oturuvermek işi
-
[isim]
Oturuvermek işi
- OTUZİKİLİK
-
-
[isim, müzik]
Bir notanın otuz ikide biri değerinde olan nota
-
[isim, müzik]
Bir notanın otuz ikide biri değerinde olan nota
- OTURTULMA
-
-
[isim]
Oturtulmak işi
-
[isim]
Oturtulmak işi
- OTURUŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yatışmak, hızı azalmak
-
[nesnesiz]
Yatışmak, hızı azalmak