İçinde of olan 7 harfli 22 kelime var. İçerisinde OF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında of olan kelimeler listesine ya da sonu of ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAZOFİL
-
Kelime Kökeni: Fransızca basophile
-
[isim, bitki bilimi]
Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki
-
[sıfat, kimya]
Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan
-
[isim, bitki bilimi]
Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki
- SOFİLİK
- ...
- SELOFAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cellophane
-
[isim]
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
-
[isim]
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
- KOFALIK
-
-
[isim]
Kofanın çok bulunduğu yer
-
[isim]
Kofanın çok bulunduğu yer
- GOFRELİ
-
-
[sıfat]
Kabartması olan
-
[sıfat]
Kabartması olan
- OFANSİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca offensive
-
[sıfat, spor]
Atağa dayalı
-
[sıfat, spor]
Atağa dayalı
- SOFASIZ
-
-
[sıfat]
sofası olmayan
-
[sıfat]
sofası olmayan
- ODYOFON
-
Kelime Kökeni: Fransızca audiophone
-
[isim, fizik]
Geniş bir yüzey üzerine ses dalgalarını alan, sertleştirilmiş kauçuk veya verniklenmiş karton levhadan meydana gelen ve sesleri kuvvetlendirmeye yarayan akustik alet
-
[isim, fizik]
Geniş bir yüzey üzerine ses dalgalarını alan, sertleştirilmiş kauçuk veya verniklenmiş karton levhadan meydana gelen ve sesleri kuvvetlendirmeye yarayan akustik alet
- EŞOFMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca échauffement
-
[isim]
Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
-
[isim]
Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
- FİLOZOF
-
Kelime Kökeni: Fransızca philosophe
-
[isim]
Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse; felsefeci, feylesof
-
[mecaz]
Felsefe yapmaya meraklı olan kimse
-
[mecaz]
Sakin, kendi hâlinde yaşayan kimse
-
[isim]
Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse; felsefeci, feylesof
- KOLOFAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca colophane
-
[isim, mineraloji]
Hidratlı doğal kalsiyum sülfat
-
[isim, mineraloji]
Hidratlı doğal kalsiyum sülfat
- EZOFORİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca ésophorie
-
[isim, tıp]
İki gözde görme bozukluğu
-
[isim, tıp]
İki gözde görme bozukluğu
- HEMOFİL
-
Kelime Kökeni: Fransızca hémophile
-
[sıfat, tıp]
Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
-
[sıfat, tıp]
Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
- HİPOFİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca hypophyse
-
[isim, anatomi]
Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ
- "Endokrin bezlerin çoğunun hormon salgısını, hipofizden salgılanan ve bu bezleri hedef alan hipofiz hormonları ayarlar."
-
[isim, anatomi]
Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ
- OFLAMAK
-
-
[nesnesiz]
"Of" diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
-
[nesnesiz]
"Of" diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
- OFLAYIŞ
-
-
[isim]
Oflamak işi
-
[isim]
Oflamak işi
- OTOTROF
-
Kelime Kökeni: Fransızca autotrophe
-
[sıfat, biyoloji]
Bakınız özbeslenen
-
[sıfat, biyoloji]
Bakınız özbeslenen
- SOFULUK
-
-
[isim]
Sofu olma durumu
- "Gerek baba gerek de ana tarafından sofuluk göreneğine vâris olamadım."
-
Sofuca davranma
- "Almanlar İstanbul'a gelince sofuluk taslıyorlar."
-
[isim]
Sofu olma durumu
- SOFTACA
-
-
[zarf]
Softaya yaraşır bir biçimde
-
[zarf]
Softaya yaraşır bir biçimde
- SOFRACI
-
-
[isim, tarih]
Saraylarda, konaklarda sofrayı kurma, kaldırma, yemeği dağıtma vb. işlerle görevlendirilmiş kimse
- "Hizmetçi, kapıcı, bilhassa sofracı alınacağı zaman bunların ellerinin, yüzünün düzgün olmasına dikkat edilirdi."
-
Düğünlerde, şölenlerde sofra hizmeti yapan kimse
- "Hizmet eden mahalle delikanlıları sofracı karılara bağırıyorlar; meze taşıyan, rakı getirip götüren sofracı karılar da mutfak kapısında duranlara çıkışıyor, bir bağrışma, bir gürültüdür gidiyordu."
-
Yurt, yetimhane, bakım evi vb. toplu yemek yenilen yerlerde sofra işleriyle görevlendirilmiş kimse
-
Alevilikte cem ayini sırasında kurban kesilirken usul ve törelere uygun biçimde dua edilmesini, kesilmesini, pişirilmesini, ayinde bulunan kimselere sunulmak üzere sofraların hazırlanmasını ve kurallara göre yenilmesini sağlayan kimse
-
[isim, tarih]
Saraylarda, konaklarda sofrayı kurma, kaldırma, yemeği dağıtma vb. işlerle görevlendirilmiş kimse