Başında öf olan 14 kelime var. Öf ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde öf olan kelimeler listesine ya da sonu öf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında öf bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÖFKELENEBİLMEK
ÖFKELENDİRİCİ, ÖFKELENDİRMEK, ÖFKELENEBİLME
ÖFKELENDİRME
ÖFKELENMEK, ÖFKESİZLİK
ÖFKELENİŞ, ÖFKELENME, ÖFKELİLİK
ÖFKESİZ
ÖFKELİ
ÖFKE
ÖF
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖFKELENEBİLMEK
-
-
[-e]
Öfkelenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Bir sanat eri, yaptıklarını beğenmeyen bir eleştirmeciye öfkelenebilir, onun yaptıklarına cevap verebilir, bilisiz olduğunu, anlamadığını söyleyebilir."
-
[-e]
Öfkelenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- ÖFKELENEBİLME
-
-
[isim]
Öfkelenebilmek işi
-
[isim]
Öfkelenebilmek işi
- ÖFKELENDİRMEK
-
-
[-i]
Öfkelenmesine yol açmak; kızdırmak, cinlendirmek, hiddetlendirmek
- "Bir roman yerine göre güldürür, ağlatır, öfkelendirir, sevindirir bizi."
-
[-i]
Öfkelenmesine yol açmak; kızdırmak, cinlendirmek, hiddetlendirmek
- ÖFKELENDİRİCİ
-
-
[sıfat]
Öfkelendirme özelliği olan, öfkelendiren
-
[sıfat]
Öfkelendirme özelliği olan, öfkelendiren
- ÖFKELENDİRME
-
-
[isim]
Öfkelendirmek işi; cinlendirme, hiddetlendirme
- "İşte bu sözler beni öfkelendirmeye yetti, arttı da."
-
[isim]
Öfkelendirmek işi; cinlendirme, hiddetlendirme
- ÖFKELENMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Öfkeli duruma düşmek; kızmak, cinlenmek, hiddetlenmek
-
[-e, nesnesiz]
Öfkeli duruma düşmek; kızmak, cinlenmek, hiddetlenmek
- ÖFKESİZLİK
-
-
[isim]
Öfkesiz olma durumu; hiddetsizlik
-
[isim]
Öfkesiz olma durumu; hiddetsizlik
- ÖFKELİLİK
-
-
[isim]
Öfkeli olma durumu; hiddetlilik
-
[isim]
Öfkeli olma durumu; hiddetlilik
- ÖFKELENME
-
-
[isim]
Öfkelenmek işi; cinlenme, hiddetlenme
- "Ne kadar enerjim varsa öfkelenmeler, giyinmeler, anlatmalarla tükettiğimden artık konuşamazdım zaten."
-
[isim]
Öfkelenmek işi; cinlenme, hiddetlenme
- ÖFKELENİŞ
-
-
[isim]
Öfkelenmek işi; hiddetleniş
- "Bütün öfkelenişlerimde olduğu gibi mırıldanıyordu."
-
[isim]
Öfkelenmek işi; hiddetleniş
- ÖFKESİZ
-
-
[sıfat]
Öfkelenmeyen; hiddetsiz
-
Kızgın olmayan; hiddetsiz
- "Öfkesiz bir sesle dedi ki..."
-
[sıfat]
Öfkelenmeyen; hiddetsiz
- ÖFKELİ
-
-
[sıfat]
Öfkelenmiş olan; cinli, hiddetli, pürhiddet
- "Meydan okuyan öfkeli bekleyiş karşısında sustum."
-
[zarf]
Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde; pürhiddet
- "Şarap kızılı vurmuş ablak yüzüyle öfkeli girdi içeri."
-
[sıfat]
Öfkelenmiş olan; cinli, hiddetli, pürhiddet
- ÖFKE
-
-
[isim]
Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi; kakınç, kızgınlık, celal, hırs, hışım, hiddet, gazap
- "Fahri'nin gözlerinde karanlık bir ifade var, umutsuzluk, öfke karışımı bir şey."
-
[isim]
Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi; kakınç, kızgınlık, celal, hırs, hışım, hiddet, gazap
- ÖF
-
-
[ünlem]
Usanç, bezginlik, tiksinti vb. duygular anlatan bir söz
- "Genç odacı bir ara doğruldu, öf be, dedi, parmaklarım acıdı."
-
[ünlem]
Usanç, bezginlik, tiksinti vb. duygular anlatan bir söz