İçinde of olan 5 harfli 13 kelime var. İçerisinde OF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında of olan kelimeler listesine ya da sonu of ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OFLAZ

  1. [sıfat, ağızlardan] İyi, güzel, mükemmel
KOFRA

Kelime Kökeni: Fransızca coffret

  1. [isim] Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu
OFANS

Kelime Kökeni: Fransızca offence

  1. [sıfat, spor] Bakınız atak (II)
GOFRE

Kelime Kökeni: Fransızca gaufre

  1. [isim] Klişe aracılığıyla kâğıtta kabartma yapmaya yarayan basımcılık tekniği
  2. Bakınız kabartma
OFSET

Kelime Kökeni: İngilizce offset

  1. [isim] Bir kalıba çıkarılan izleri önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye dayalı, çift kopyalı baskı yöntemi
    • "Buna rotatif değil, linotip değil, entertip değil, tifdruk da dayanmaz, ofset de." (Aziz Nesin)
ŞOFÖR

Kelime Kökeni: Fransızca chauffeur

  1. [isim] Bakınız sürücü (I)
    • "Savcı öne, şoförün yanına oturmak istedi." (Ayşe Kulin)
  2. Mesleği araba kullanmak olan sürücü
KOFTİ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, argo] Sahtekâr, dolandırıcı kimse
    • "Kofti ne kanundan kaçar ne nizamdan, kanunu da nizamı da kendisine uydurur." (Rıfat Ilgaz)
SOFYA

  1. [isim] Bulgaristan'ın başkenti
OFRİS

Kelime Kökeni: Fransızca ophrys

  1. [isim, bitki bilimi] Salepgillerden, genellikle kalkerli topraklarda yetişen, çiçekleri sinek, örümcek gibi birtakım böcekleri andıran, yumrulu, otsu bir tür orkide (Ophrys)
SOFTA

Kelime Kökeni: Farsça sūḫte

  1. [isim, eskimiş] Medrese öğrencisi
    • "Okuyanlardan biri on altı, on yedi yaşlarında genç bir softa." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [eskimiş] İlmiyeden olanlara aşağılamak amacıyla verilen ad
  3. [mecaz] Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse
    • "İnandığından başka inanılacak şey olmadığına inanan insan softadır." (Orhan Veli Kanık)
  4. [mecaz] Yaşadığı çağın gerisinde kalmış, geri kafalı kimse
    • "Bizim moruk yeni kafalı görünmek ister amma halis muhlis softadır." (Peyami Safa)
KOFUL

  1. [isim, bitki bilimi] Bitki hücreleri yaşlandıkça plazmalarında oluşan ve içi hücre suyu ile dolu olan boşluk
POSOF

  1. [isim] Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
SOFRA

Kelime Kökeni: Arapça sufre

  1. [isim] Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu
    • "Yemek vakti gelmiş, misafirler sofraya oturmuşlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Birlikte yemek yiyenlerin tümü
    • "Bizim sofra çok şendir."
  3. Bakınız sofra tahtası
  4. Halı göbeğinde daire biçimindeki çiçekli bölüm
  5. [ağızlardan] Bakınız anüs
    • "Çocuğun sofrası dışarı fırlamış."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü