İçinde kın olan 7 harfli 36 kelime var. İçerisinde KIN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kın olan kelimeler listesine ya da Sonu kın ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALIŞKIN

  1. [sıfat] Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan, alışkan, alışmış
    • "Hayatın alışkın olduğumuz birçok gündelik hâlleri beklenmedik nice zevklere bürünürdü." (Abdülhak Şinasi Hisar)

YAKINDA

  1. [zarf] Yakın bir yerde
    • "Yakında mı oturuyorsunuz?"
  2. Çok geçmeden
    • "Yakında görüşürüz."
  3. Son günlerde
    • "Yakında mı geldiniz?"

TAKINIŞ
...
BAKINDI

  1. [ünlem] "Bak hele, olacak şey mi?" anlamlarında şaşma bildiren bir söz

TAKINAK

  1. [isim] Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce

BAKINTI

  1. [isim] Temel gereksinimleri karşılama
    • "Üç yaşına kadar valideler çocuklarına pek az bir şey öğretebilecek veyahut hemen hiçbir şey öğretemeyecek, yalnız bir bakıntıdan ibaret bulunan hizmetlerinde bile..." (Ahmet Mithat)

TAKINMA

  1. [isim] Takınmak işi

TIKINIŞ
...
SAKINIŞ

  1. [isim] Sakınma işi veya biçimi

AŞKINCI
...
SAKINIM

  1. [isim] Herhangi bir tehlikeye karşı alınan önlem, ihtiyat, tedbir

KINASIZ

  1. [sıfat] Kına ile boyanmamış
    • "Ellerinin ve ayaklarının parmaklarını kınasız bırakmazlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)

KINAMAK

  1. [-i] Yapılan bir işin kötü olduğunu belirtir bir biçimde söz söylemek, ayıplamak

SAKINCA

  1. [isim] Çekinilmesi, dikkatli olunması gereken, sakınmayı gerektiren durum, mahzur
    • "Kabul etmekte bir sakınca yoktur." (Burhan Felek)

YIKINTI

  1. [isim] Yıkılma, yıkım, mahvolma
  2. Yıkılan bir şeyin parçaları, kalıntıları, enkaz
    • "Ateşoğlu'nun evinin biraz ötesinde bir ev yıkıntısı keşfettim." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. Ruhsal bakımdan yıkılma, yıkım, mahvolma

TAKINTI

  1. [isim] Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
    • "Uykum kaçınca aklım bir şeye takılır ve o takıntıyı savuşturuncaya kadar gözüme uyku girmez." (Burhan Felek)
  2. Bütünlemeye kalınan ders
  3. Küçük, önemsiz borç
  4. Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük, obsesyon
    • "Sözünü ettiğim takıntı bana rahmetli babamdan miras kaldı." (Ahmet Ümit)
  5. Bir kimseyle kurulan ilişki

IKINMAK

  1. [nsz] Herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak
    • "A ... A ... A ... diye sesler çıkardı, sonra birdenbire ıkındı, yüzü kıpkırmızı kesildi." (Peyami Safa)
    • "Ikınıp sıkındı, bir cevap bulup veremedi."
  2. Peklikte veya doğum sırasında kasları zorlayarak soluğunu tutmak

ÇAKINTI

  1. [isim] Şimşek çakması, parlaması
    • "Alanları düşüncenin çakıntılarıyla aydınlanan kent / Genişletti varoşlarını genç ordularıyla eylemin." (Turan Oflazoğlu)
  2. Ani buluş, düşünce, beklenmeyen söz veya davranış
    • "Sarhoşun bazı sevimli buluşları, delinin beklenmedik çakıntıları olabilir." (Haldun Taner)

ASKINTI

  1. [sıfat] Başkalarının sırtından geçinen (kimse)
  2. Karşı cinsi rahatsız eden (kimse)

SAKINTI

  1. [isim] Sıkıntıya yol açabilecek durumlara karşı alınan önlem, ihtiyat

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü