İçinde kın olan 12 harfli 19 kelime var. İçerisinde KIN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kın olan kelimeler listesine ya da sonu kın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIKINTILILIK
-
-
[isim]
Sıkıntılı olma durumu
-
[isim]
Sıkıntılı olma durumu
- YAKINABİLMEK
-
-
[nesnesiz, -den]
Yakınma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz, -den]
Yakınma ihtimali veya imkânı bulunmak
- YATKINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yatkın duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Yatkın duruma gelmek
- TAKINTILILIK
-
-
[isim]
Takıntılı olma durumu; obsesiflik
-
[isim]
Takıntılı olma durumu; obsesiflik
- KALKINABİLME
-
-
[isim]
Kalkınabilmek işi
-
[isim]
Kalkınabilmek işi
- AKINTISIZLIK
-
-
[isim]
Akıntısız olma durumu
-
[isim]
Akıntısız olma durumu
- TAKINABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Takınma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Takınma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAKINABİLMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Bakınma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Bakınma becerisi bulunmak
-
[-e, nesnesiz]
Bakınma ihtimali veya imkânı bulunmak
- ŞAŞKINCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız şaşkınca
-
[zarf]
Bakınız şaşkınca
- SAKINCALILIK
-
-
[isim]
Sakıncalı olma durumu
-
[isim]
Sakıncalı olma durumu
- ÇIKKINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kabarmak, şişmek
- "O akşam daha, oda kıyafeti ile fazlaca şişmanlaşıp çıkkınlaşmış gövdesinden ... başka acı haber izi görünmüyordu."
-
[nesnesiz]
Kabarmak, şişmek
- ZIPKINLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Zıpkınlamak işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Zıpkınlamak işi yapılmak
- KALKINDIRMAK
-
-
[-i]
Kalkınmasını sağlamak, kalkınmasına yol açmak
- "İyi bir maarif siyasetiyle her çocuk hem kendisini hem memleketi kalkındıracak bir müstahsil olarak yetiştirilebilir."
-
[-i]
Kalkınmasını sağlamak, kalkınmasına yol açmak
- TAŞKINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Taşkın duruma gelmek
- "Helanın çillenmiş aynasında ona kendinden öte biri bakıyor sanarak öylesine uzun kalacaktı ki gözlerini tanımaya durdukça ürkmesi taşkınlaşacaktı."
-
[nesnesiz]
Taşkın duruma gelmek
- KINAYABİLMEK
-
-
[-i]
Kınama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-i]
Kınama ihtimali veya imkânı bulunmak
- ŞAŞKINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Şaşkın bir duruma gelmek; şaşırtmak
-
[nesnesiz]
Şaşkın bir duruma gelmek; şaşırtmak
- ÇAPKINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Çapkın duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Çapkın duruma gelmek
- SAKINABİLMEK
-
-
[-i, -den]
Sakınma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-i, -den]
Sakınma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BIÇKINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kabadayılık taslamak
- "Mahalleliden biri sana sataşırsa öyle bize yaptığın gibi sertlenip bıçkınlaşma."
-
[nesnesiz]
Kabadayılık taslamak