İçinde kın olan 10 harfli 27 kelime var. İçerisinde KIN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kın olan kelimeler listesine ya da sonu kın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- IKINDIRMAK
-
-
[-i]
Ikınmasına yol açmak
-
[-i]
Ikınmasına yol açmak
- AKINKAYASI
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık
-
[isim, hayvan bilimi]
Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık
- YAKINMASIZ
-
-
[zarf]
Yakınmadan
- "Tek başına, yakınmasız ayakta kalabilmiş tüm kişiler gibi örtük bir bilgelik geliştirmişti."
-
[zarf]
Yakınmadan
- SAKINDIRMA
-
-
[isim]
Sakındırmak işi
-
[isim]
Sakındırmak işi
- YAKINLARDA
-
-
[zarf]
Yakın yerlerde, çevrede
- "Yakınlarda lokanta var mı?"
-
Son zamanlarda
- "Yakınlarda bir kitabım çıkacak; Yaşar Yaşa Gör Temaşa koydum adını."
-
[zarf]
Yakın yerlerde, çevrede
- TAKINAKSIZ
-
-
[sıfat]
Takınağı olmayan (kimse)
-
[sıfat]
Takınağı olmayan (kimse)
- SAKINILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sakınma işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Sakınma işine konu olmak
- ÇIKINTILIK
-
-
[isim]
Çıkıntı olma durumu
-
[isim]
Çıkıntı olma durumu
- SAKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Sakıntısı olmayan
-
[sıfat]
Sakıntısı olmayan
- TAKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Takıntısı olmayan
-
[sıfat]
Takıntısı olmayan
- AŞKINCILIK
-
-
[isim, felsefe]
Birey ve evrenseli birleştirmeye çalışan ahlaki nitelikli Amerikan felsefesi
-
[isim, felsefe]
Birey ve evrenseli birleştirmeye çalışan ahlaki nitelikli Amerikan felsefesi
- SAKINCASIZ
-
-
[sıfat]
Sakınmayı gerektirmeyen; mahzursuz
-
[sıfat]
Sakınmayı gerektirmeyen; mahzursuz
- ÇIKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Çıkıntısı olmayan
- "... çıkıntısız, kabarıksız yamyassı kuru vücudu insana hiçbir iştiha vermez, bu bir deri bir kemikten yapılmış kadın gözü doyurmaz, aldatmazdı."
-
[sıfat]
Çıkıntısı olmayan
- YAKINSAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin yakın zamanda olacağını düşünmek, olmasını yakın görmek
-
[-i]
Bir şeyin yakın zamanda olacağını düşünmek, olmasını yakın görmek
- SIKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Sıkıntısı olmayan; bunsuz (II), kasavetsiz, sancısız
-
Sıkıntı vermeyen
-
[sıfat]
Sıkıntısı olmayan; bunsuz (II), kasavetsiz, sancısız
- YAKINLAŞMA
-
-
[isim]
Yakınlaşmak işi; yakınlama
- "Zenginliğe doğru kendimde bir yakınlaşma duyar, elmaslı, kürklü kadınlara sokulmak isterdim."
-
[isim]
Yakınlaşmak işi; yakınlama
- IKINABİLME
-
-
[isim]
Ikınabilmek işi
-
[isim]
Ikınabilmek işi
- KINALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kına konulmak, kına yakılmak
-
Kına ile boyanmak
- "Kınalanmış gibi dağlar, dereler / Ne güzel güz, ne güzel eylül olur"
-
[nesnesiz]
Kına konulmak, kına yakılmak
- SAKINIMSIZ
-
-
[sıfat]
İhtiyatsız, tedbirsiz
-
[sıfat]
İhtiyatsız, tedbirsiz
- ÇAKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Çakıntısı olmayan
- "Gözlerine dolan ışık, zeytin yeşili kıvamına erimiş bal aydınlığı kattı; çakıntısız, duru, âdeta süzülmüş bir aydınlık bu..."
-
[sıfat]
Çakıntısı olmayan