İçinde kma olan 88 kelime var. İçerisinde KMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kma olan kelimeler listesine ya da Sonu kma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ÇAKMAKLAŞMAK

11 Harfli Kelimeler

ÇAKMAKÇILIK, ÇAKMAKLAŞMA, OTOMATİKMAN, TAKMAMAZLIK, TOKMAKLAMAK

10 Harfli Kelimeler

KAKMACILIK, LOKMACILIK, TOKMAKLAMA

9 Harfli Kelimeler

ÇAKMAKLIK, ÇAKMAKSIZ, ÇIKMAKLIK, ÇIKMAZLIK, TAKMAZLIK, TOKMAKBAŞ

8 Harfli Kelimeler

AKMANTAR, BIRAKMAK, ÇAKMAKÇI, ÇAKMAKLI, ÇIRAKMAN, DOLUKMAK, KANIKMAK, KARIKMAK, LOKMACIK, SIKMALIK, TOKMAKÇI, YAKMALIK

7 Harfli Kelimeler

ACIKMAK, AYIKMAK, BIRAKMA, BURKMAK, ÇAKMACI, ÇIKMALI, ÇIRAKMA, DOLUKMA, KAKMACI, KAKMALI, KALKMAK, KANIKMA, KARIKMA, KIRKMAK, KORKMAK, LOKMACI, SARKMAK, YIKMACI

6 Harfli Kelimeler

ACIKMA, AYIKMA, BAKMAK, BIKMAK, BURKMA, ÇAKMAK, ÇIKMAK, ÇIKMAZ, KAKMAK, KALKMA, KIRKMA, KOKMAK, KORKMA, SARKMA, SIKMAÇ, SIKMAK, SOKMAK, SOKMAN, TAKMAK, TEKMAN, TIKMAK, TOKMAK, YAKMAÇ, YAKMAK, YIKMAK

5 Harfli Kelimeler

AKMAK, AKMAN, AKMAZ, BAKMA, BIKMA, ÇAKMA, ÇIKMA, İKMAL, KAKMA, KOKMA, LOKMA, SIKMA, SOKMA, TAKMA, TIKMA, YAKMA, YIKMA

4 Harfli Kelimeler

AKMA


Kelime bulma makinesi

A K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAKMAKLAŞMAK

  1. [nsz] Göz çakmak çakmak olmak, kızarmak ve iyice açılmak

TAKMAMAZLIK

  1. [isim] Bakınız takmazlık

ÇAKMAKLAŞMA

  1. [isim] Çakmaklaşmak durumu

OTOMATİKMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [zarf] Otomatik olarak

TOKMAKLAMAK

  1. [-i] Tokmakla vurmak

ÇAKMAKÇILIK

  1. [isim] Çakmak yapıp satma işi

LOKMACILIK

  1. [isim] Lokmacı olma durumu veya lokmacının işi

TOKMAKLAMA

  1. [isim] Tokmaklamak işi

KAKMACILIK

  1. [isim] Kakmacı olma durumu
  2. Kakmacının işi ve sanatı
    • "Türklerde kakmacılık, pek ileri bir sanattı."

ÇIKMAZLIK

  1. [isim] İkilem

TOKMAKBAŞ

  1. [isim] Kaya balığı

ÇIKMAKLIK

  1. [isim] Çıkma durumunda olma
    • "Hâlbuki ayrılık acısına ve ayrılık seslerine, bildik çıkmaklığım gerekti." (Refik Halit Karay)

TAKMAZLIK

  1. [isim] Dikkate veya ciddiye almama, umursamama
    • "Sakal onun için bir çeşit özgürlük, doğallık, kimseyi takmazlık ve filozofluk bayrağı idi." (Haldun Taner)

ÇAKMAKLIK

  1. [isim] İçine çakmak konulan koruyucu malzeme
  2. [sıfat] Çakmakta kullanılacak olan
    • "Çakmaklık benzin."

ÇAKMAKSIZ

  1. [sıfat] Çakmağı olmayan
  2. [isim] Eski, kullanılmaz tabanca veya tüfek
  3. [isim] Kibrit

TOKMAKÇI

  1. [isim] Jigolo

AKMANTAR

  1. [isim] Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris)

KANIKMAK

  1. [-e] Kanmak, gönlü kanmak

DOLUKMAK

  1. [nsz] Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek

BIRAKMAK

  1. [-i] Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak
    • "Filan hekim dediler, geldi baktı, anlamadı / Bırak ki anlasalar var mı çare hiç, ne gezer." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. [nsz] Koymak
    • "Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı." (Tarık Buğra)
  3. Bir işi başka bir zamana ertelemek
    • "Gezmeyi haftaya bıraktık."
  4. Unutmak
    • "Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?"
  5. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek
  6. Saklamak, artırmak
    • "Paranın bir kısmını bırak!"
  7. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek
    • "Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı." (Falih Rıfkı Atay)
  8. [nsz] Engel olmamak
    • "Bırak, burasını benim defterimden okuyayım." (Ömer Seyfettin)
  9. Sarkıtmak
    • "Saçlarını omzuna bırakmış."
  10. [nsz] Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak
    • "Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu." (Cahit Uçuk)
  11. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek
    • "Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı." (Halide Edip Adıvar)
  12. [nsz] Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak
    • "Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim." (Refik Halit Karay)
  13. [nsz] Bıyık veya sakal uzatmak
  14. [nsz] Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak
    • "Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı?" (Refik Halit Karay)
  15. Boşamak
    • "Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler." (Ömer Seyfettin)
  16. Kötü bir durumda terk etmek
  17. Ayrılmak, terk etmek
    • "Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi." (Peyami Safa)
  18. Sınıf geçirmemek, döndürmek
    • "Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı."
  19. [-e] Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek
    • "Başkalarına on ikiye veriyoruz ama, sana onar kuruştan bırakayım." (Memduh Şevket Esendal)
  20. [-i] Bakılmak, korunmak için vermek
    • "Eşyamı size bırakacağım."
  21. [nsz] Yanına almamak, yanında götürmemek
    • "Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim." (Atatürk)
  22. [-i] Sahiplik hakkını başkasına vermek
    • "Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış."
  23. [nsz] Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak
  24. [nsz] Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek
    • "İz bırakmak. Leke bırakmak."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü