İçinde kal olan 8 harfli 96 kelime var. İçerisinde KAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kal olan kelimeler listesine ya da Sonu kal ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SABIKALI
-
-
[sıfat]
Sabıkası olan
- "Bugün medeniyet ve insaniyetin düşmanları olan canileri, sabıkalıları o arıyor, o takip ediyor, o buluyor." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Sabıkası olan
- KALKIŞMA
-
-
[isim]
Kalkışmak işi
-
İsyan, ayaklanma, kıyam
-
[isim]
Kalkışmak işi
- MUKALLİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Taklitçi
-
Taklitçi
- KALIPLIK
-
-
[isim]
Kalıp yapmaya veya koymaya yarayan şey
-
[isim]
Kalıp yapmaya veya koymaya yarayan şey
- MİSKALLE
-
-
çok az ölçüde, çok az miktarda
- "Muhabbet kantarla, alışveriş miskalle."
-
çok az ölçüde, çok az miktarda
- MÜNAKALE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ulaşım
-
Bir şeyi bir yerden bir yere aktarma
-
[isim]
Ulaşım
- KALÇINCI
-
-
[isim]
Kalçın yapan veya satan kimse
-
[isim]
Kalçın yapan veya satan kimse
- VESİKALI
-
-
[sıfat]
Belgesi olan
-
Genelevde çalışmak için elinde resmî izin kâğıdı bulunan (kadın)
- "İki elin kanda olsa gel diyor / Telgrafın / Nasıl unuturum seni ben / Vesikalı yârim." (Orhan Veli Kanık)
-
[sıfat]
Belgesi olan
- KALBURCU
-
-
[isim]
Kalbur yapan veya satan kimse
-
İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse
-
[isim]
Kalbur yapan veya satan kimse
- KIZKALBİ
-
-
[isim]
Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi (Dicentra)
-
[isim]
Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi (Dicentra)
- KALPAKLI
-
-
[sıfat]
Kalpak giymiş
- "O üç kişinin yanı başındaki masaya kalpaklı, poturlu bir adam geldi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Kalpak giymiş
- UKALALIK
-
-
[isim]
Ukala olma durumu veya ukalaca davranış
- "Bir küçük defter içinde üç beş satırla uzun bir ukalalığa ne lüzum var?" (Aka Gündüz)
-
[isim]
Ukala olma durumu veya ukalaca davranış
- SAKALSIZ
-
-
[sıfat]
Sakalı olmayan
-
[sıfat]
Sakalı olmayan
- KALANSIZ
- ...
- KALÇASIZ
-
-
[sıfat]
Kalçası dar olan
-
[sıfat]
Kalçası dar olan
- YUFKALIK
-
-
Yufka yapmak için ayrılmış olan
- "Yufkalık un."
-
[isim]
Az, kıt olma, sığlık
- "O zaman kusuru yapıtta değil anlamayanların zekâlarının yufkalığında bulmak zorunda kalırız." (Salâh Birsel)
-
Yufka yapmak için ayrılmış olan
- KALEBENT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kale dışına çıkmamaya hüküm giyen suçlu
- "Jön Türklerle alakası var diye, insanı dünyanın öbür ucuna kalebent ediverirler." (Sermet Muhtar Alus)
-
[isim]
Kale dışına çıkmamaya hüküm giyen suçlu
- KALSİYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845° C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca)
-
[isim]
Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845° C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca)
- KALAMAZO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter
-
[isim]
Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter
- KALAMATA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir tür etli ve büyük zeytin
-
[isim]
Bir tür etli ve büyük zeytin