İçinde kal olan 8 harfli 96 kelime var. İçerisinde KAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kal olan kelimeler listesine ya da sonu kal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MIZIKALI

  1. [sıfat] Mızıkası olan
  2. [isim, tarih] Sarayın müzik takımında çalışan kimse
KALIPSIZ

  1. [sıfat] Kalıba dökülmemiş
  2. [mecaz] Biçimsiz, düzgün olmayan
    • "Kalıpsız kırmızı büyük fesi, tıpkı bir ibik gibi duruyordu." (Ömer Seyfettin)
NATIKALI

  1. [sıfat] Düzgün ve iyi konuşan
KALVENCİ

  1. [sıfat, felsefe] Kalvenizmi benimseyen
KALEMBEK

Kelime Kökeni: (Hint Denizi'ndeki bir adanın adından)

  1. [isim, bitki bilimi] Bir cins kokulu sandal ağacı; yalancı öd ağacı
  2. Bir cins mısır
KALSİYUM

Kelime Kökeni: Fransızca calcium

  1. [isim, kimya] Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca)
KIZKALBİ

  1. [isim, bitki bilimi] Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi (Dicentra)
KALEMSİZ

  1. [sıfat] Kalemi olmayan
KALANSIZ

  1. [sıfat, matematik] Bölünenden artanı olmayan
  2. [zarf] Bölünenden artanı olmadan
TROPİKAL

Kelime Kökeni: Fransızca tropical

  1. [sıfat, coğrafya] Tropika ile ilgili, tropika bölgesinden olan
KALKINIŞ

  1. [isim] Kalkınmak işi
KALÇALIK

  1. [isim] Davulcuların, davulun sürtünmesine karşı giysilerini korumak amacıyla sol kalçalarına koydukları deri parçası
KALEBENT

Kelime Kökeni: Arapça ḳalʿa + Farsça bend

  1. [isim, eskimiş] Kale dışına çıkmama cezası alan hükümlü
FALAKALI

  1. [sıfat] Falakası olan
KALDIRAÇ

  1. [isim] Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk; basarna, manivela
KALİBRAJ

Kelime Kökeni: Fransızca calibrage

  1. [isim] Bakınız ayarlama
TAKALLÜS

Kelime Kökeni: Arapça taḳalluṣ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kasılma
    • "Onun gözlerinde toplanan sarı ışıkları, ellerindeki takallüsü ve titreyişi tanırdım." (Kemal Bilbaşar)
İSTİSKAL

Kelime Kökeni: Arapça istis̱ḳāl

  1. [isim, eskimiş] Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belli etme
    • "Çoğundan istiskal, pek azından itibar gördü." (Falih Rıfkı Atay)
KALEMŞOR

Kelime Kökeni: Arapça ḳalem + Farsça -şor

  1. [isim, alay yollu] Bakınız kalem savaşçısı
KALENDER

Kelime Kökeni: Farsça ḳalender

  1. [isim] Yaşama şartları konusunda titizlik göstermeyen, gösterişsiz ve sade yaşamaktan yana olan kimse
  2. Alçak gönüllü, yumuşak huylu, olayların üzerinde fazla durmayan, rahat kimse
  3. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse
  4. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine
  5. [zarf] Özensiz, kılıksız bir biçimde
    • "İnsan kalender gezmekten rahat edebilir." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü