İçinde kal olan 7 harfli 71 kelime var. İçerisinde KAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kal olan kelimeler listesine ya da sonu kal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PLAKALI

  1. [sıfat] Üzerinde plaka bulunan
    • "Bir ara Türkiye plakalı uzun araçlara yaklaştık." (Özcan Temel)
VEKALET

Kelime Kökeni: Arapça vekālet

  1. [isim] Bakınız vekillik
    • "İtimat edilir, kanundan, hukuktan anlar birisine umumi bir vekâlet vereceğim." (Aka Gündüz)
  2. [eskimiş] Bakınız bakanlık
    • "Her vekâlet ya iki odadır ya üç, her odada ya beş gaz sandığından masa vardır ya on." (Aka Gündüz)
KALESKA

Kelime Kökeni: Rusça

  1. [isim] Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası
    • "Kont, bir koca kaleska araba ile talim arazisine girdi, durdu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
KALANLI

  1. [sıfat, matematik] Bölünenden artanı olmayan
  2. [zarf] Bölünenden artanı bulunarak
MÜZİKAL

Kelime Kökeni: Fransızca musical

  1. [sıfat] Müzikle ilgili
  2. [isim] Müzik eşliğinde sergilenen film veya tiyatro oyunu
    • "Halk müzikallere ilgi göstermeye başlıyor."
KALİBRE

Kelime Kökeni: Fransızca calibre

  1. [isim] Mermilerde, ateşli silahlarda çap
  2. [mecaz] Kişinin çapı
KALIPÇI

  1. [isim] Kalıp yapan veya satan kimse
  2. Görevi herhangi bir şeyi kalıba vurmak olan kimse
  3. Beton kalıplarını yapan kimse
ESKALOP

Kelime Kökeni: Fransızca escalope

  1. [isim] İnce dövülmüş, yağsız, sinirsiz tavuk veya dana eti
SAKALIK

  1. [isim] Sakanın işi
KALAYLI

  1. [sıfat] Kalaylanmış (kap)
    • "Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İçinde kalay bulunan
  3. [mecaz] Gösterişi ve süsü yapay olan
MEDİKAL

Kelime Kökeni: Fransızca médical

  1. [sıfat] Tıbba ait, tıpla ilgili
  2. İyileştiren, sağaltan
ARKALIK

  1. [isim] Sırt dayamaya yarayan yer
    • "Rıza Efendi iskemlesinin arkalığına iyice yaslandı." (Tarık Buğra)
  2. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı; semer, hamal semeri, arkalıç
  3. [eskimiş] Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü
  4. [eskimiş] Sakalar ve seyyar manavların ıslanma, kirlenme ve üşümeden korunmak için zaman zaman giydikleri geniş omuzlu, kolsuz ve ön kısmı kavuşan bir yelek türü
KALITIM

  1. [isim, biyoloji] Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi; soya çekim, irs, irsiyet, veraset
    • "Bir ülkenin tarihsel varlığı, onun sahip olduğu ölçülemez bir değerler kalıtımıdır." (Melih Cevdet Anday)
ÇAKALOZ

  1. [isim, askerlik] Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü
  2. Bu topu kullanan topçu
KALIMLI

  1. [sıfat] Bakınız ölümsüz
KALINMA

  1. [isim] Kalınmak işi
KALEMLİ

  1. [sıfat] Kalemi olan
MARKALI

  1. [sıfat] Markası olan
KALINCA

  1. [sıfat] Kalına yakın
    • "Amcam ise kıvırcık saçlı, biraz daha uzun, sağlam ve kalınca yapılı, yüz çizgileri çok güzel bir gençti." (Ayla Kutlu)
DUKALIK

  1. [isim, tarih] Bir dukanın yönetiminde bulunan ülke
  2. [mecaz] Dar kadro ile dilediği gibi yönetme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü