İçinde kal olan 6 harfli 50 kelime var. İçerisinde KAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kal olan kelimeler listesine ya da sonu kal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALPLİ

  1. [sıfat] Kalp hastalığı olan
KALLEŞ

Kelime Kökeni: Arapça ḳallāş

  1. [sıfat] Sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan
    • "Gene gülümsüyordu ama artık kalleş bir hınç vardı gülümseyişinde." (Tarık Buğra)
  2. Birine gizlice kötülük eden
  3. Bakınız kahpe
TIKALI

  1. [sıfat] Herhangi bir şeyin geçmesine imkân vermeyen, tıkanmış, kapanmış olan
KALKIK

  1. [sıfat] Düzeyine göre yüksekte olan
    • "Masanın bir tarafı kalkık."
  2. Kabararak yerinden ayrılmış
    • "Kaplamanın ortası kalkık."
  3. Dik durumda, ucu yukarı doğru olan
    • "Bu yığının arkasında imama ait olarak yalnız iki kalkık kulak görünüyordu." (Halide Edip Adıvar)
KALECİ

  1. [isim, spor] Topla oynanan bazı takım oyunlarında kalenin önünde durarak topun kaleye girmesini önlemekle görevli oyuncu; file bekçisi
    • "Sonra topu en yükseğe kaleciler vurur, çıkarırlar." (Haldun Taner)
SAKALI

  1. [sıfat] Saka hastalığına tutulmuş
    • "İçlerinden biri sakalı bir at gibi fena fena öksürüyordu." (Refik Halit Karay)
OKKALI

  1. [sıfat] Kiloca fazla olan, ağır çeken
    • "Ablak yüzlü, okkalı bir adamdı nazır hazretleri." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [mecaz] Çok, fazla
    • "Müfettiş Bey, öncekilerden çok daha okkalı bir yudum içti." (Tarık Buğra)
  3. [mecaz] Ağır, şiddetli
    • "Önce Bekir'in omzuna okkalı bir sille indirdi." (Necati Cumalı)
İTİKAL

Kelime Kökeni: Arapça iʿtikāl

  1. [isim, eskimiş, jeoloji] Bakınız erozyon
KALORİ

Kelime Kökeni: Fransızca calorie

  1. [isim, fizik] Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi; ısın
  2. Besinlerin, dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü
    • "Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı." (Cahit Uçuk)
KALICI

  1. [sıfat] Bakınız sürekli, geçici karşıtı
  2. Her zaman geçerliğini sürdürecek olan
  3. Bir süre için belli bir yerde kalan, gidici karşıtı
KALÇIN

Kelime Kökeni: İtalyanca calzino

  1. [isim] Üstüne başka bir şey giyilmek için abadan veya meşinden yapılan çizme biçiminde ayak giysisi
    • "Avluda nalın, evin içinde terlikle gezilir, ayaklarımızdakiler merdiven başında çıkarılır, yazın terlikler, kışın evde örülen yün çorap ve üstüne kalçın giyilirdi." (Gündüz Vassaf)
PASKAL

Kelime Kökeni: Fransızca pascal

  1. [sıfat] Güldürücü, soytarı
  2. [isim] Pandomim oyununda palyaço gibi boyanmış komik oyuncu
    • "Eli süpürgeli paskal, tuhaflıklar yaparak seyircileri güldürürdü." (Musahipzade Celâl)
KALKMA

  1. [isim] Kalkmak işi
    • "Sabahları erken kalkmayı sevmeyen, gece geç yatan gececi kişilerdensiniz." (Tomris Uyar)
KALEVİ

Kelime Kökeni: Arapça ḳalevī

  1. [sıfat, eskimiş, kimya] Bakınız alkalik
KALKIŞ

  1. [isim] Kalkmak işi
KALTAK

  1. [isim] Üzeri meşin, halı vb. şeylerle kaplanmamış olan eyerin tahta bölümü
  2. Kuskunsuz eyer
  3. [kaba konuşmada] Toplumca hoş karşılanmayan davranışlarda bulunan kadın
MİKALI

  1. [sıfat] Yapımında mika maddesi kullanılan
ZEKALI

  1. [sıfat] Zeki olan
MAKALE

Kelime Kökeni: Arapça maḳāle

  1. [isim] Bilim, fen konularıyla siyasal, ekonomik ve toplumsal konuları açıklayıcı veya yorumlayıcı niteliği olan gazete veya dergi yazısı; yazı (I)
AŞKALE

  1. [isim] Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü