İçinde ge olan 6 harfli 92 kelime var. İçerisinde GE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ge olan kelimeler listesine ya da sonu ge ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BELGEÇ
-
-
[isim]
Bakınız belgegeçer
-
[isim]
Bakınız belgegeçer
- GEHGEH
-
-
[isim]
"Nöbetli bir hastalığa yakalanmak" anlamında kullanılan gehgeh tutmak deyiminde geçen bir söz
- "(Şeftali) O da ateşli hastalıklara birebir ama gehgeh tutana yani nöbetli hastalığa yakalananlara nice yüz kez bin bela getirir."
-
[isim]
"Nöbetli bir hastalığa yakalanmak" anlamında kullanılan gehgeh tutmak deyiminde geçen bir söz
- ELEMGE
-
-
[isim]
Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan, bir eksen üzerinde dönen araç
- "Bu rutubetli mahzenin loş serinliği içine elemgelerini kurmuşlar, iplik eğiriyorlar."
-
[isim]
Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan, bir eksen üzerinde dönen araç
- GERİCİ
-
-
[sıfat]
Toplumda çağdaş değerlere ve yeniliklere önem vermeyen, her yönüyle eskiyi özleyen veya eski düzeni yaşamaya çalışan (kimse veya görüş); mürteci, ilerici karşıtı
-
[sıfat]
Toplumda çağdaş değerlere ve yeniliklere önem vermeyen, her yönüyle eskiyi özleyen veya eski düzeni yaşamaya çalışan (kimse veya görüş); mürteci, ilerici karşıtı
- GENSEL
-
-
[sıfat]
Genlerden gelen, genlerle ilgili
-
[sıfat]
Genlerden gelen, genlerle ilgili
- GEÇKİN
-
-
[sıfat]
İhtiyarlamaya yüz tutmuş, yaşlanmış
- "Cemile geçkin, kısa boylu, tombul, konuşkan bir kızdır."
-
Bakınız geçmiş
- "Sanki otuzunu geçkin kadın o değil!"
-
Gereğinden çok olgun veya solmaya başlamış (bitki)
- "Geçkin bir karpuz."
-
[sıfat]
İhtiyarlamaya yüz tutmuş, yaşlanmış
- GERDEL
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Süt vb. şeyler koymaya, hayvanlara yem vermeye yarayan kova biçiminde tahta veya deriden kap
-
[denizcilik]
Gemilerde temizlik işlerinde kullanılan, sac veya pirinç çemberli tahta kova
-
[isim]
Süt vb. şeyler koymaya, hayvanlara yem vermeye yarayan kova biçiminde tahta veya deriden kap
- DÖNGEL
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız muşmula
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız muşmula
- GERDEK
-
Kelime Kökeni: Farsça girdek
-
[isim]
Gelin ve damadın düğün gecesi baş başa kalmaları ve ilk kez birlikte olmaları; zifaf
- "İki yüz yaşına bastıktan sonra mı gerdek sefası süreceğiz acaba?"
-
Gelinle damadın düğün gecesi baş başa kaldıkları oda
-
[isim]
Gelin ve damadın düğün gecesi baş başa kalmaları ve ilk kez birlikte olmaları; zifaf
- GEVMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Ağızda katı bir şey çiğnemek, geviş getirmek
-
[-i, ağızlardan]
Ağızda katı bir şey çiğnemek, geviş getirmek
- GEZGİN
-
-
[isim]
Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan kimse; gezmen, seyyah
- "Yabancı gezginlerin Türkiye üzerine kitaplarında da meddahlar ve hikâyelerinin konuları üzerine bilgi buluruz."
-
[isim]
Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan kimse; gezmen, seyyah
- YENGEÇ
-
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Yengeç Burcu
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Yengeç Burcu
- GERİLİ
-
-
[sıfat]
Gerilmiş olan
-
[sıfat]
Gerilmiş olan
- DELGEÇ
-
-
[isim]
Mukavva, kâğıt, kayış, maden vb.nde delik açmaya yarayan araç; delecek, zımba
-
[isim]
Mukavva, kâğıt, kayış, maden vb.nde delik açmaya yarayan araç; delecek, zımba
- GERMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin uçlarından veya kenarlarından çekerek gergin duruma getirmek; çekmek, uzatmak
- "Yayı daha germe / Kıracaksın"
-
[-e, -i]
Gergin bir şeyle örtmek
-
Kolu, bacağı açılabileceği kadar açıp, uzatılabileceği kadar uzatıp dümdüz ve dimdik tutmak
-
[mecaz]
Gerginlik yaratmak, sinirlendirmek
-
[-i]
Bir şeyin uçlarından veya kenarlarından çekerek gergin duruma getirmek; çekmek, uzatmak
- GERMEN
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, biyoloji]
Canlı yaratıklarda gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme ögelerinin tümü
-
[isim, biyoloji]
Canlı yaratıklarda gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme ögelerinin tümü
- GEZLİK
-
-
[isim]
Eğri kılıçların ağız bölümü
-
[isim]
Eğri kılıçların ağız bölümü
- ÇOKGEN
-
-
[isim, matematik]
Açı oluşturacak biçimde üç ve üçten çok kenardan oluşan kapalı şekil; poligon
- "Gövdesi yirmi iki kenarlı çokgen olup uzaktan daire izlenimi verir."
-
[isim, matematik]
Açı oluşturacak biçimde üç ve üçten çok kenardan oluşan kapalı şekil; poligon
- SİLGEÇ
-
-
[isim]
Bakınız silecek
-
[isim]
Bakınız silecek
- GERDAN
-
Kelime Kökeni: Farsça gerden
-
[isim]
Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü
- "Başını geri atıp gerdanını olanca beyazlığıyla göstererek sarsıla sarsıla güldü."
-
Şişmanlarda çenenin altındaki tombulluk
- "Sivri çenenin altında iki kat bir gerdan."
-
Kesim hayvanlarında boyun
-
[isim]
Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü