İçinde gebe olan 19 kelime var. İçerisinde GEBE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gebe olan kelimeler listesine ya da sonu gebe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

GEBERTEBİLMEK

12 Harfli Kelimeler

GEBERTEBİLME

11 Harfli Kelimeler

ENGEBELİLİK, GEBERTİLMEK

10 Harfli Kelimeler

GEBERESİCE, GEBERTİLME

9 Harfli Kelimeler

ENGEBELİK, ENGEBESİZ, GEBERTMEK

8 Harfli Kelimeler

ENGEBELİ, GEBERMEK, GEBERTME, GEBEŞLİK

7 Harfli Kelimeler

GEBELİK, GEBERİK, GEBERME

6 Harfli Kelimeler

ENGEBE

5 Harfli Kelimeler

GEBEŞ

4 Harfli Kelimeler

GEBE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Gebe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B E E G

4 Harfli Kelimeler

GEBE

3 Harfli Kelimeler

EBE, EGE

2 Harfli Kelimeler

BE, GE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GEBERTEBİLMEK

  1. [-i, teklifsiz konuşmada] Bakınız öldürebilmek
GEBERTEBİLME

  1. [isim] Bakınız öldürebilme
GEBERTİLMEK

  1. [nesnesiz, teklifsiz konuşmada] Bakınız öldürülmek
ENGEBELİLİK

  1. [isim] Engebeli olma durumu
GEBERESİCE

  1. [sıfat] “Gebermesi gereken, gebermeye layık olan” anlamında söylenen bir ilenme sözü
GEBERTİLME

  1. [isim] Bakınız öldürülme
GEBERTMEK

  1. [-i, teklifsiz konuşmada] Bakınız öldürmek
    • "Kapıda teyzemin oğlu bekliyor, gebertir seni!" (Sait Faik Abasıyanık)
ENGEBELİK

  1. [sıfat] Düz olmayan, engebesi bulunan (yer)
  2. [isim, coğrafya] Düz olmayan, yüzey şekilleri çok değişiklik gösteren arazi; arızalık, engebeli arazi
    • "Anadolu'nun engebeliğini gösteren bir harita."
ENGEBESİZ

  1. [sıfat] Engebesi olmayan; arızasız
    • "Engebesiz sokağın orta yerinde kapkara bir şey vardı." (Metin Savaş)
GEBERMEK

  1. [nesnesiz, argo] Sevilmeyen bir kişi ölmek
    • "Kayıkla gelip kurtarmasalardı satlıcandan geberecektim." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir kimseye aşırı ilgi, istek ve yakınlık duymak
ENGEBELİ

  1. [sıfat] Engebesi olan, engebesi çok olan; arızalı
    • "Keşfedilmiş Amerika'yı yeniden keşfetmek üzere çıktığım uzun, engebeli, uykusuz yolculuklarımda Halim'in gözleri sulandı." (Adalet Ağaoğlu)
GEBEŞLİK

  1. [isim] Gebeş olma durumu
GEBERTME

  1. [isim] Bakınız öldürme
GEBELİK

  1. [isim] Gebe olma durumu; hamilelik
  2. Döllenme ile doğum arasında geçen süre
  3. [mecaz] Minnet altında kalma
GEBERME

  1. [isim] Gebermek işi
GEBERİK

  1. [sıfat] Ölü, ölmüş
ENGEBE

  1. [isim, coğrafya] Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü; yüzey şekilleri, arıza, avarız
GEBEŞ

  1. [sıfat, argo] Karnı şiş olan (kimse)
  2. Göbeği öne çıkık, bodur ve şişman (kimse)
  3. Aptal, sersem (kimse)
  4. Tembel, uyuşuk, beceriksiz (kimse)
GEBE

  1. [sıfat] Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan); yüklü, hamile, iki canlı, aylı
    • "Gebe kadın. Gebe inek."
  2. [tıp] İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı)
  3. [mecaz] Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar)
  4. [mecaz] Minnet altında kalan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü