İçinde gebe olan 19 kelime var. İçerisinde GEBE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında gebe olan kelimeler listesine ya da sonu gebe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
GEBERTEBİLMEK
GEBERTEBİLME
ENGEBELİLİK, GEBERTİLMEK
GEBERESİCE, GEBERTİLME
ENGEBELİK, ENGEBESİZ, GEBERTMEK
ENGEBELİ, GEBERMEK, GEBERTME, GEBEŞLİK
GEBELİK, GEBERİK, GEBERME
ENGEBE
GEBEŞ
GEBE
Gebe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
GEBE
3 Harfli Kelimeler
EBE, EGE
2 Harfli Kelimeler
BE, GE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GEBERTEBİLMEK
-
-
[-i, teklifsiz konuşmada]
Bakınız öldürebilmek
-
[-i, teklifsiz konuşmada]
Bakınız öldürebilmek
- GEBERTEBİLME
-
-
[isim]
Bakınız öldürebilme
-
[isim]
Bakınız öldürebilme
- GEBERTİLMEK
-
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Bakınız öldürülmek
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Bakınız öldürülmek
- ENGEBELİLİK
-
-
[isim]
Engebeli olma durumu
-
[isim]
Engebeli olma durumu
- GEBERESİCE
-
-
[sıfat]
“Gebermesi gereken, gebermeye layık olan” anlamında söylenen bir ilenme sözü
-
[sıfat]
“Gebermesi gereken, gebermeye layık olan” anlamında söylenen bir ilenme sözü
- GEBERTİLME
-
-
[isim]
Bakınız öldürülme
-
[isim]
Bakınız öldürülme
- GEBERTMEK
-
-
[-i, teklifsiz konuşmada]
Bakınız öldürmek
- "Kapıda teyzemin oğlu bekliyor, gebertir seni!"
-
[-i, teklifsiz konuşmada]
Bakınız öldürmek
- ENGEBELİK
-
-
[sıfat]
Düz olmayan, engebesi bulunan (yer)
-
[isim, coğrafya]
Düz olmayan, yüzey şekilleri çok değişiklik gösteren arazi; arızalık, engebeli arazi
- "Anadolu'nun engebeliğini gösteren bir harita."
-
[sıfat]
Düz olmayan, engebesi bulunan (yer)
- ENGEBESİZ
-
-
[sıfat]
Engebesi olmayan; arızasız
- "Engebesiz sokağın orta yerinde kapkara bir şey vardı."
-
[sıfat]
Engebesi olmayan; arızasız
- GEBERMEK
-
-
[nesnesiz, argo]
Sevilmeyen bir kişi ölmek
- "Kayıkla gelip kurtarmasalardı satlıcandan geberecektim."
-
Bir kimseye aşırı ilgi, istek ve yakınlık duymak
-
[nesnesiz, argo]
Sevilmeyen bir kişi ölmek
- ENGEBELİ
-
-
[sıfat]
Engebesi olan, engebesi çok olan; arızalı
- "Keşfedilmiş Amerika'yı yeniden keşfetmek üzere çıktığım uzun, engebeli, uykusuz yolculuklarımda Halim'in gözleri sulandı."
-
[sıfat]
Engebesi olan, engebesi çok olan; arızalı
- GEBEŞLİK
-
-
[isim]
Gebeş olma durumu
-
[isim]
Gebeş olma durumu
- GEBERTME
-
-
[isim]
Bakınız öldürme
-
[isim]
Bakınız öldürme
- GEBELİK
-
-
[isim]
Gebe olma durumu; hamilelik
-
Döllenme ile doğum arasında geçen süre
-
[mecaz]
Minnet altında kalma
-
[isim]
Gebe olma durumu; hamilelik
- GEBERME
-
-
[isim]
Gebermek işi
-
[isim]
Gebermek işi
- GEBERİK
-
-
[sıfat]
Ölü, ölmüş
-
[sıfat]
Ölü, ölmüş
- ENGEBE
-
-
[isim, coğrafya]
Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü; yüzey şekilleri, arıza, avarız
-
[isim, coğrafya]
Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü; yüzey şekilleri, arıza, avarız
- GEBEŞ
-
-
[sıfat, argo]
Karnı şiş olan (kimse)
-
Göbeği öne çıkık, bodur ve şişman (kimse)
-
Aptal, sersem (kimse)
-
Tembel, uyuşuk, beceriksiz (kimse)
-
[sıfat, argo]
Karnı şiş olan (kimse)
- GEBE
-
-
[sıfat]
Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan); yüklü, hamile, iki canlı, aylı
- "Gebe kadın. Gebe inek."
-
[tıp]
İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı)
-
[mecaz]
Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar)
-
[mecaz]
Minnet altında kalan
-
[sıfat]
Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan); yüklü, hamile, iki canlı, aylı