İçinde ep olan 7 harfli 62 kelime var. İçerisinde EP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ep olan kelimeler listesine ya da sonu ep ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ep Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E P
2 Harfli Kelimeler
PE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEPİLME
-
-
[isim]
Tepilmek işi
-
[isim]
Tepilmek işi
- ÇEPELLİ
-
-
[sıfat]
İçinde sap, taş, toprak vb. yabancı madde bulunan
- "Çepelli buğday."
-
[sıfat]
İçinde sap, taş, toprak vb. yabancı madde bulunan
- EDEPSİZ
-
-
[sıfat]
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
- "Edepsiz herif en şiddetli ceza hangisi ise ona çarpılacaktır."
-
[sıfat]
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
- EPRİMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bozulmak, ekşiyip çürümek
-
Yemiş dura dura olgunlaşmak, yumuşamak
-
Bakınız erimek
- "Piyanonun solmuş ve eprimiş mor kadifeden şamdanlıkları vardı."
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bozulmak, ekşiyip çürümek
- TEPELİK
-
-
[sıfat]
Tepesi çok olan (yer)
-
[isim]
Bir yapının veya bir mobilyanın en yukarısına süs olarak yapılan bölüm
-
[isim]
Anadolu'da köylü kadınların kullandıkları, altın ve gümüş paralarla, bazı değerli taşlarla süslü başlık
-
[isim]
Bakınız sorguç
-
[sıfat]
Tepesi çok olan (yer)
- KONSEPT
-
Kelime Kökeni: Fransızca concept
- BOZTEPE
-
-
[isim]
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
- TEPKİLİ
-
-
[sıfat]
Tepkisi olan
-
Tepki gücü ile çalışan
- "Tepkili tüfek."
-
[sıfat]
Tepkisi olan
- MÜEDDEP
-
Kelime Kökeni: Arapça muʾeddeb
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uslu
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uslu
- TEPKİME
-
-
[isim, kimya]
Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum; reaksiyon, teamül
-
[isim, kimya]
Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum; reaksiyon, teamül
- KEPEKÇİ
-
-
[isim]
Kepek satan kimse
-
[isim]
Kepek satan kimse
- KREPELİ
-
-
[sıfat]
Krepe yapılmış, kabarık duran (saç)
-
[sıfat]
Krepe yapılmış, kabarık duran (saç)
- KEPEKLİ
-
-
[sıfat]
İçinde kepeği olan
- "Kepekli un. Kepekli ekmek."
-
Üzerinde kepek oluşmuş olan
- "Kepekli saçlar."
-
Un gibi, susuz ve tatsız (elma)
-
[sıfat]
İçinde kepeği olan
- YEPELEK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız narin
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız narin
- KELEPİR
-
-
[isim]
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey; okazyon
- "Ben akıllı olmasaydım bu kelepiri elden kaçırırdım."
-
[isim]
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey; okazyon
- EPİDERM
-
Kelime Kökeni: Fransızca épiderme
-
[isim, bitki bilimi, anatomi]
Bakınız üst deri
-
[isim, bitki bilimi, anatomi]
Bakınız üst deri
- SEPETÇİ
-
-
[isim]
Sepet yapan veya satan kimse
-
Sırtındaki sepetiyle çarşı pazarda taşımacılık yapan kimse
- "Tespit çalışması bitince sepetçi tutulur ve önceden belirlemiş olduğumuz tezgâhlardan ihtiyaçlar teker teker alınıp sepetçinin sırtındaki sepete doldurulur."
-
[isim]
Sepet yapan veya satan kimse
- REPLİKA
-
Kelime Kökeni: İngilizce replica
-
[isim]
Bir sanat eserinin bire bir kopyası
-
[isim]
Bir sanat eserinin bire bir kopyası
- KELEPÇE
-
Kelime Kökeni: Farsça kelebçe
-
[isim]
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan demir halka; bilezik
- "Kafile kelepçe, zincir ve pranga sesleri ile meydanı geçti."
-
[teknik]
Kablo, boru vb. şeyleri bir yere bağlı tutmak için kullanılan halka veya kelebek
-
[isim]
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan demir halka; bilezik
- EPİKRİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca épicrise
-
[isim, tıp]
Bakınız hikâye
-
[isim, tıp]
Bakınız hikâye