İçinde ep olan 7 harfli 62 kelime var. İçerisinde EP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ep olan kelimeler listesine ya da Sonu ep ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E P Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

PE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EPSİLON

Kelime Kökeni : Yunanca

  1. [isim] Yunan alfabesinin beşinci harfi (e)

KELEPİR

  1. Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
    • "Ben akıllı olmasaydım, bu kelepiri elden kaçırırdım." (Aka Gündüz)

ANTREPO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer, ardiye
    • "Avrupalılar, Boğaziçi'nin böyle depo ve antrepolarla örülmesinden şikâyet ediyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)

KREPELİ
...
FORSEPS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bazı güç doğumlarda çocuğun başını tutup dışarı çekmeye yarayan araç

CEPLEME

  1. [isim] Ceplemek işi

EPEYİCE

  1. [zarf] Epey
    • "Epeyice huysuz ve öfkeli adam olmakla beraber herifin bu tavrına pek o kadar kızmadı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

GEPGENÇ

  1. [sıfat] Çok genç
    • "Ölüm bu gepgenç, bu dipdiri insanı yatağında değil, bir kapı önünde ayakta aldı götürdü." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Çok genç olarak, çok gençken
    • "Gepgenç öldü."

DEPOZİT

  1. [isim] Güvence akçesi

TEPİNİŞ

  1. [isim] Tepinme işi veya biçimi

BOZTEPE
...
EDEPSİZ

  1. [sıfat] Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
  2. Sakınılacak kötü (kimse), şirret
    • "Sen şimdi yukarı çıkar, bu edepsizi defedersin." (Reşat Nuri Güntekin)

CEPHANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat

TEPEGÖZ

  1. [isim] Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç
  2. [sıfat] Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse)
  3. [sıfat] Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen (kimse)
  4. Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu (Cyclops strenuus)

HEPATİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sarılık

ÇEPELLİ

  1. [sıfat] İçinde sap, taş, toprak vb. yabancı madde bulunan
    • "Çepelli buğday."

ÇEPERLİ

  1. [sıfat] Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan

PEPELİK

  1. [isim] Pepe olma durumu
    • "Bugünkü günde ise pepeliğe tutulmamış tek yazar gösteremezsiniz." (Salâh Birsel)

CELEPÇİ
...
LEPİSKA

  1. [isim] Leipzig şehrinde üretilen ipek
  2. [sıfat] Uzun, sarı ve yumuşak (saç)
    • "Küçüğü bağrıma bastım ve sezdirmeden lepiska saçlarını gözyaşlarımla ıslattım." (Aka Gündüz)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü