Başında olgun olan 9 kelime var. Olgun ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde olgun olan kelimeler listesine ya da sonu olgun ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında olgun bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
OLGUNLAŞABİLMEK
OLGUNLAŞABİLME, OLGUNLAŞTIRMAK
OLGUNLAŞTIRMA
OLGUNLAŞMAK
OLGUNLAŞMA
OLGUNLUK
OLGUNCA
OLGUN
Olgun Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
OLGUN
4 Harfli Kelimeler
OLGU, ONLU
3 Harfli Kelimeler
GOL
2 Harfli Kelimeler
GO, OL, ON, UN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OLGUNLAŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Olgunlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Olgunlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- OLGUNLAŞABİLME
-
-
[isim]
Olgunlaşabilmek işi
-
[isim]
Olgunlaşabilmek işi
- OLGUNLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Olgun duruma getirmek; oldurmak, pişirmek
-
[-i]
Olgun duruma getirmek; oldurmak, pişirmek
- OLGUNLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Olgunlaştırmak işi
-
[isim]
Olgunlaştırmak işi
- OLGUNLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Meyve olgun duruma gelmek
-
[mecaz]
İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak; tekemmül etmek
- "O zamanlar hepsi de daha gençti, bugün yaşlandılar, elbette daha olgunlaştılar."
-
Herhangi bir şey gelişmek, kıvamını bulmak
-
Yazı, düşünce olgun duruma gelmek; tekemmül etmek
-
[nesnesiz]
Meyve olgun duruma gelmek
- OLGUNLAŞMA
-
-
[isim]
Olgunlaşmak işi; tekemmül, tekâmül
- "Çocuğun gelişmesi bir ölçüde olgunlaşma, bir ölçüde öğrenme yoluyla olur."
-
[isim]
Olgunlaşmak işi; tekemmül, tekâmül
- OLGUNLUK
-
-
[isim]
Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu
-
[mecaz]
İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu; kâmillik, tamlık, yetkinlik, kemal
- "Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor."
-
[isim]
Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu
- OLGUNCA
-
-
[sıfat]
Olgun gibi, olguna benzer
-
[zarf]
Olgun gibi, olguna benzer bir biçimde
- "Bu tepkiyi olgunca sineye çektiler."
-
[sıfat]
Olgun gibi, olguna benzer
- OLGUN
-
-
[sıfat]
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
- "Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar."
-
[mecaz]
Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse); yetkin, kâmil, pişkin
- "Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti."
-
Gelişmiş, kıvamını bulmuş
-
[mecaz]
Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.); yetkin
-
[sıfat]
Yenecek duruma gelmiş (meyve)