İçinde dok olan 93 kelime var. İçerisinde DOK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dok olan kelimeler listesine ya da sonu dok ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DOKUNDURABİLMEK, DOKUNULMAMAZLIK
DOKUNDURABİLME, ENDOKRİNOLOJİK
DOKÜMANTASYON, DOKUNULMAZLIK, DOKUZSEKİZLİK, ENDOKRİNOLOJİ
BAŞDOKTORLUK, DOKUNABİLMEK, DOKUNAKLILIK, DOKUNDURTMAK, DOKUNUVERMEK, DOKUYABİLMEK, DOKUZUNCULUK, ONDOKUZMAYIS
DOKTORCULUK, DOKUMACILIK, DOKUNABİLME, DOKUNDURMAK, DOKUNDURTMA, DOKUNMABANA, DOKUNUVERME, DOKUYABİLME, DOKUYUCULUK, ORTODOKSLUK
DOKSANARLI, DOKSANINCI, DOKTORASIZ, DOKUMAHANE, DOKÜMANTER, DOKUNCASIZ, DOKUNDURMA, DOKUNDURUŞ, DOKUNMASIZ, DOKUNMATİK, DOKUNULMAK, DOKUNULMAZ, HETERODOKS, PARADOKSAL
BAŞDOKTOR, DOKSANLIK, DOKTORALI, DOKTORLUK, DOKUNAKLI, DOKUNCALI, DOKUNMALI, DOKUNULMA, DOKUZARLI, DOKUZUNCU, KAPADOKYA
DOKSANAR, DOKSANLI, DOKUMACI, DOKUMALI, DOKUNMAK, DOKUNSAL, DOKURCUK, DOKURCUN, DOKUTMAK, DOKUYUCU, DOKUZGEN, DOKUZLUK, DOKUZTAŞ, ENDOKRİN, ORTODOKS, PARADOKS
DOKTORA, DOKTRİN, DOKUMAK, DOKÜMAN, DOKUNAÇ, DOKUNCA, DOKUNMA, DOKUNUM, DOKUNUŞ, DOKUSUZ, DOKUTMA, DOKUYUŞ, DOKUZAR, DOKUZLU, KOLEDOK
BULDOK, DOKSAN, DOKTOR, DOKULU, DOKUMA, REDOKS, SUDOKU
DOKUZ, PADOK
DOKU
DOK
Dok Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
DOK, KOD
2 Harfli Kelimeler
DO, OD, OK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOKUNULMAMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız dokunulmazlık
-
[isim]
Bakınız dokunulmazlık
- DOKUNDURABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Dokundurma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-e, -i]
Dokundurma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DOKUNDURABİLME
-
-
[isim]
Dokundurabilmek işi
-
[isim]
Dokundurabilmek işi
- ENDOKRİNOLOJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca endocrinologique
-
[sıfat]
Bakınız iç salgı bilimsel
-
[sıfat]
Bakınız iç salgı bilimsel
- ENDOKRİNOLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca endocrinologie
-
[isim]
Bakınız iç salgı bilimi
-
[isim]
Bakınız iç salgı bilimi
- DOKÜMANTASYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca documentation
-
[isim]
Bakınız belgeleme
- "Esaslı dokümantasyona ve teknik hünerlere karşın, en büyük handikapları, bu yaşanmışlık sıcaklığından yoksun oluşları idi."
-
[isim]
Bakınız belgeleme
- DOKUZSEKİZLİK
-
-
[isim, müzik]
İçinde dokuz adet sekizlik nota veya sus bulunan ritim ölçüsü
-
[isim, müzik]
İçinde dokuz adet sekizlik nota veya sus bulunan ritim ölçüsü
- DOKUNULMAZLIK
-
-
[isim, hukuk]
Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu; masuniyet
- "Geçim derdinden, dedikodudan, siyasetten ve takipten uzak bir dokunulmazlık."
-
Anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu
- "Protokolde yeri, bedava yolculuk ve dokunulmazlıklar gibi özellikleri olan bir milletvekilisiniz."
-
[isim, hukuk]
Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu; masuniyet
- BAŞDOKTORLUK
-
-
[isim]
Bakınız başhekimlik
-
[isim]
Bakınız başhekimlik
- DOKUNDURTMAK
-
-
[-i]
Dokundurma işini yaptırmak
-
[-i]
Dokundurma işini yaptırmak
- ONDOKUZMAYIS
-
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
- DOKUNABİLMEK
-
-
[-e]
Dokunma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Hatta hepsinden daha da iğrenç görünen sülüğün bile, insanoğluna faydası dokunabiliyordu."
-
[-e]
Dokunma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DOKUZUNCULUK
-
-
[isim]
Dokuzuncu olma durumu
-
[isim]
Dokuzuncu olma durumu
- DOKUNAKLILIK
-
-
[isim]
Dokunaklı olma durumu
-
[isim]
Dokunaklı olma durumu
- DOKUNUVERMEK
-
-
[-e]
Çabucak dokunmak
-
[-e]
Çabucak dokunmak
- DOKUYABİLMEK
-
-
[-i]
Dokuma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-i]
Dokuma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DOKTORCULUK
-
-
[isim]
Çocukların hasta ve doktor rolüne girerek oynadıkları oyun; doktorluk
-
[isim]
Çocukların hasta ve doktor rolüne girerek oynadıkları oyun; doktorluk
- DOKUNDURTMA
-
-
[isim]
Dokundurtmak işi
-
[isim]
Dokundurtmak işi
- DOKUNDURMAK
-
-
[-e, -i]
Dokunmasını sağlamak
- "Ayakkabıyı çıkaracak oldular, ben dokundurmuyorum ki adamlar çıkarsınlar."
-
[mecaz]
Bir şeyi üstü kapalı ve sitem yollu hatırlatmak; tariz etmek
-
[-e, -i]
Dokunmasını sağlamak
- ORTODOKSLUK
-
-
[isim]
Ortodoks olma durumu
-
Hristiyanlıkta ilk yedi konseyin kararlarını geçerli sayıp sonraki hiçbir konseyin kararını tanımayan, kilisenin bağlayıcı kararlar alamayacağını savunan Hristiyanlık mezhebi
-
[isim]
Ortodoks olma durumu