İçinde dok olan 7 harfli 15 kelime var. İçerisinde DOK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dok olan kelimeler listesine ya da sonu dok ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dok Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D K O
3 Harfli Kelimeler
DOK, KOD
2 Harfli Kelimeler
DO, OD, OK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOKUNUM
-
-
[isim, biyoloji]
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği; lamise
-
[isim, biyoloji]
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği; lamise
- DOKUNMA
-
-
[isim]
Dokunmak (I) işi; değinti, temas
-
[isim]
Dokunmak (I) işi; değinti, temas
- DOKUYUŞ
-
-
[isim]
Dokumak işi
-
[isim]
Dokumak işi
- DOKUNUŞ
-
-
[isim]
Dokunmak (I) işi
- "Yolda, bir aralık Lâmi dizlerinde sıcak bir dokunuş duydu."
-
[isim]
Dokunmak (I) işi
- DOKTRİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca doctrine
-
[isim]
Bakınız öğreti
- "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir."
-
[isim]
Bakınız öğreti
- DOKÜMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca document
-
[isim]
Bakınız belge
- "Dostumun dokümanlarından çok güzel bilgiler edinmiştim."
-
[isim]
Bakınız belge
- DOKUNAÇ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
-
[isim, hayvan bilimi]
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
- DOKUMAK
-
-
[-i]
Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak
- "Orada kilim dokuyan kadınların arasında yaşam savaşı veriyordu."
-
[mecaz]
En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak
-
[ağızlardan]
Ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek
-
[-i]
Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak
- DOKUSUZ
-
-
[sıfat]
Dokusu olmayan
-
[sıfat]
Dokusu olmayan
- DOKUTMA
-
-
[isim]
Dokutmak işi
-
[isim]
Dokutmak işi
- DOKTORA
-
Kelime Kökeni: Fransızca doctorat
-
[isim]
Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak
- "Gezdiricimiz, büyük romancı üstüne doktora tezini hazırlayan bir genç."
-
[isim]
Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak
- DOKUZAR
-
-
[sıfat]
Dokuz sayısının üleştirme sayı sıfatı
-
Her birine dokuz, her defasında dokuzu bir arada olan
-
[sıfat]
Dokuz sayısının üleştirme sayı sıfatı
- DOKUZLU
-
-
[sıfat]
Dokuz parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dokuz tane bulunan
-
[isim]
İskambil, domino vb. oyunlarda dokuz işaretini taşıyan kâğıt veya pul
- "Resimli kâğıtlardan sonra ilk ağızda, onlularla dokuzlular gelir."
-
[sıfat]
Dokuz parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dokuz tane bulunan
- DOKUNCA
-
-
[isim]
Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey
-
Bakınız zarar
-
[isim]
Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey
- KOLEDOK
-
Kelime Kökeni: Fransızca cholédoque
-
[isim, anatomi]
Bakınız öd kanalı
-
[isim, anatomi]
Bakınız öd kanalı