İçinde boğma olan 5 kelime var. İçerisinde BOĞMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında boğma olan kelimeler listesine ya da sonu boğma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

BOĞMACALI

8 Harfli Kelimeler

BOĞMAKLI

7 Harfli Kelimeler

BOĞMACA

6 Harfli Kelimeler

BOĞMAK

5 Harfli Kelimeler

BOĞMA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Boğma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B M O Ğ

5 Harfli Kelimeler

BOĞMA

4 Harfli Kelimeler

BOĞA

3 Harfli Kelimeler

ABO, BAĞ, BAM, BOA, BOM, OBA, OMA

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ, AM, MA, OM

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BOĞMACALI

  1. [sıfat] Boğmacaya tutulmuş olan (kimse)
    • "Sözcükler güçlükle ve hırıltıyla çıkıyordu boğazından. Arada bir, boğmacalı çocuklar gibi ötüyordu." (Erhan Bener)
BOĞMAKLI

  1. [sıfat] Boğmakları olan
BOĞMACA

  1. [isim, tıp] Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık
    • "Boğmaca, dedi Millet Hastanesindeki doktor. Reçete verdiler, ilaç almaya param yok." (Orhan Kemal)
BOĞMAK

  1. [-i] Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek
    • "Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak
  3. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt motoru çalışmaz duruma getirmek
  4. Renkler uygun düşmemek
    • "Koyu yeşil renk odayı boğdu. Bu renk seni boğmuş."
  5. [mecaz] Silik bir duruma getirmek
    • "Galiba bunları dinlememek, duymamak için konuşuyorum; seslerini boğmak, bastırmak için durmamacasına gevezelik ediyorum." (Refik Halit Karay)
  6. [-e, mecaz] Tamamıyla kaplamak
    • "Ampulün kör ışığı, dükkânı alaca bir loşluğa boğmuştu." (Mahmut Yesari)
  7. [-e, -i, mecaz] Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak
    • "Güllü'nün boynuna sarılan Cemile, kadının hafif çilli, tombul yanaklarını öpücüklere boğdu." (Orhan Kemal)
  8. [-e, -i, mecaz] Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak
    • "Zaten durumun vahametini sezen müdürle hoca, işi gürültüye boğmak için Atatürk'e müfredat programına dair bir şeyler anlatmaya başladılar." (Haldun Taner)
  9. [mecaz] Gelişmesine engel olmak
  10. [nesnesiz, mecaz] Bakınız bunaltmak
    • "Daha sıcak basmamıştı; güneş henüz yakmıyor, hava daha boğmuyordu." (Refik Halit Karay)
BOĞMA

  1. [isim] Boğmak işi
    • "Bu sokak, dertlerini bir kaşık suda boğmasını bilen insanlarındır." (Oktay Akbal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü