Başında boğma olan 5 kelime var. Boğma ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde boğma olan kelimeler listesine ya da sonu boğma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında boğma bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BOĞMACALI
BOĞMAKLI
BOĞMACA
BOĞMAK
BOĞMA
Boğma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
BOĞMA
4 Harfli Kelimeler
BOĞA
3 Harfli Kelimeler
ABO, BAĞ, BAM, BOA, BOM, OBA, OMA
2 Harfli Kelimeler
AB, AĞ, AM, MA, OM
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOĞMACALI
-
-
[sıfat]
Boğmacaya tutulmuş olan (kimse)
- "Sözcükler güçlükle ve hırıltıyla çıkıyordu boğazından. Arada bir, boğmacalı çocuklar gibi ötüyordu."
-
[sıfat]
Boğmacaya tutulmuş olan (kimse)
- BOĞMAKLI
-
-
[sıfat]
Boğmakları olan
-
[sıfat]
Boğmakları olan
- BOĞMACA
-
-
[isim, tıp]
Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık
- "Boğmaca, dedi Millet Hastanesindeki doktor. Reçete verdiler, ilaç almaya param yok."
-
[isim, tıp]
Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık
- BOĞMAK
-
-
[-i]
Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek
- "Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı."
-
El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak
-
Motorlu taşıtlarda fazla yakıt motoru çalışmaz duruma getirmek
-
Renkler uygun düşmemek
- "Koyu yeşil renk odayı boğdu. Bu renk seni boğmuş."
-
[mecaz]
Silik bir duruma getirmek
- "Galiba bunları dinlememek, duymamak için konuşuyorum; seslerini boğmak, bastırmak için durmamacasına gevezelik ediyorum."
-
[-e, mecaz]
Tamamıyla kaplamak
- "Ampulün kör ışığı, dükkânı alaca bir loşluğa boğmuştu."
-
[-e, -i, mecaz]
Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak
- "Güllü'nün boynuna sarılan Cemile, kadının hafif çilli, tombul yanaklarını öpücüklere boğdu."
-
[-e, -i, mecaz]
Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak
- "Zaten durumun vahametini sezen müdürle hoca, işi gürültüye boğmak için Atatürk'e müfredat programına dair bir şeyler anlatmaya başladılar."
-
[mecaz]
Gelişmesine engel olmak
-
[nesnesiz, mecaz]
Bakınız bunaltmak
- "Daha sıcak basmamıştı; güneş henüz yakmıyor, hava daha boğmuyordu."
-
[-i]
Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek
- BOĞMA
-
-
[isim]
Boğmak işi
- "Bu sokak, dertlerini bir kaşık suda boğmasını bilen insanlarındır."
-
[isim]
Boğmak işi