İçinde bağı olan 100 kelime var. İçerisinde BAĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bağı olan kelimeler listesine ya da sonu bağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAĞIMLILAŞTIRMA, BAĞIŞLANABİLMEK, BAĞIŞLATABİLMEK, BAĞIŞLAYABİLMEK, BAĞIŞLAYIVERMEK, BAĞITLANABİLMEK, BAĞITLAYABİLMEK
BAĞIMSIZCASINA, BAĞIMSIZLAŞMAK, BAĞIŞLANABİLME, BAĞIŞLATABİLME, BAĞIŞLAYABİLME, BAĞIŞLAYICILIK, BAĞIŞLAYIVERME, BAĞITLANABİLME, BAĞITLAYABİLME
BAĞIMLILAŞMAK, BAĞIMSIZLAŞMA, BAĞIRTABİLMEK, BAĞIŞLATILMAK
BAĞIMLILAŞMA, BAĞINTICILIK, BAĞINTILILIK, BAĞIRABİLMEK, BAĞIRIVERMEK, BAĞIRTABİLME, BAĞIRTKANLIK, BAĞIRTTIRMAK, BAĞIŞIKLAMAK, BAĞIŞLAMAMAK, BAĞIŞLAMASIZ, BAĞIŞLATILMA, DENİZZAMBAĞI
BAĞIMLAŞMAK, BAĞIMSIZLIK, BAĞIRABİLME, BAĞIRGANLIK, BAĞIRIVERME, BAĞIRTTIRMA, BAĞIŞIKLAMA, BAĞIŞLAMALI, BAĞIŞLANMAK, BAĞIŞLATMAK, BAĞIŞLAYICI, BAĞITLANMAK, BAĞITLAŞMAK
BAĞIMLAMAK, BAĞIMLAŞMA, BAĞIMLILIK, BAĞIMSIZCA, BAĞIŞÇILIK, BAĞIŞIKLIK, BAĞIŞLAMAK, BAĞIŞLANIŞ, BAĞIŞLANMA, BAĞIŞLATIŞ, BAĞIŞLATMA, BAĞIŞLAYIŞ, BAĞITLAMAK, BAĞITLANIŞ, BAĞITLANMA, BAĞITLAŞMA, BAĞITLAYIŞ
BAĞICILIK, BAĞIMLAMA, BAĞINTICI, BAĞINTILI, BAĞIRTKAN, BAĞIRTLAK, BAĞIRTMAK, BAĞIŞLAMA, BAĞITLAMA, BALKABAĞI, DOMUZBAĞI
BAĞILDAK, BAĞILLIK, BAĞIMSIZ, BAĞIRDAK, BAĞIRGAN, BAĞIRMAK, BAĞIRSAK, BAĞIRTMA, BAĞITSIZ
BAĞIMLI, BAĞINTI, BAĞIRIŞ, BAĞIRMA, BAĞIRTI, BAĞIŞÇI, BAĞIŞIK, BAĞITÇI, BAĞITLI
BAĞICI
BAĞIL, BAĞIM, BAĞIN, BAĞIR, BAĞIŞ, BAĞIT
BAĞI
Bağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
BAĞI
3 Harfli Kelimeler
AĞI, BAĞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞITLAYABİLMEK
-
-
[-i]
Bağıtlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Kimya Mühendisleri Odası 1976’da Marmara ve Boğazlar Belediyeleri Birliği ile Çevre Sorunlarını Önleme Projeleri Protokolü’nü bağıtlayabilmiş..."
-
[-i]
Bağıtlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞIŞLAYABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Bağışlama ihtimali veya imkânı bulunmak; affedebilmek
- "Yaptığın hareket doğru değildi ama ben gene de seni hoş görebilir hatta bağışlayabilirim."
-
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine verme ihtimali veya imkânı bulunmak; bahşedebilmek
- "Fütüvvet ehli, malı, bağışlayabilecek değerde bile bulmaz. Alçakgönüllülük bu ahlak öğretisinde iyilik derecesinin ilkidir."
-
[-e, -i]
Bağışlama ihtimali veya imkânı bulunmak; affedebilmek
- BAĞIŞLATABİLMEK
-
-
[-i]
Bağışlatma ihtimali veya imkânı bulunmak; affettirebilmek
-
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine verdirme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-i]
Bağışlatma ihtimali veya imkânı bulunmak; affettirebilmek
- BAĞIŞLANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bağışlanma ihtimali veya imkânı bulunmak; affedilebilmek, affolunabilmek
- "Ailelerin bu yöndeki bilgisizliği bir dereceye kadar bağışlanabilir çünkü birçokları yetiştirilmemişlerdir."
-
[nesnesiz]
Bağışlanma ihtimali veya imkânı bulunmak; affedilebilmek, affolunabilmek
- BAĞITLANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bağıtlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "İşletme düzeyinde sendikal örgütlenmeye gidilebilir, muhtemelen işletme sözleşmeleri bağıtlanabilir ve işletme komitelerinin seçimlerine aday gösterilebilirdi."
-
[nesnesiz]
Bağıtlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞIMLILAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bağımlılaştırmak işi
- "Sürekli açık veren, sürekli borçlanarak açığını kapatan ve sürekli artan faiz ödeyen bir ülke olmaktan kurtulmanın ön koşulu, ekonomiyi, bağımlılaştırma doğrultusundan çıkarmak ve özerkleştirme doğrultusuna yönlendirmektir."
-
[isim]
Bağımlılaştırmak işi
- BAĞIŞLAYIVERMEK
-
-
[-e, -i]
Çabucak bağışlamak; affedivermek
- "Belki de bunları düşününce, o gün bağışlayıvermiş… Ve sanki hiç böyle bir şey olmamış gibi kimseye sözünü bile etmemiş."
-
[-e, -i]
Çabucak bağışlamak; affedivermek
- BAĞIŞLANABİLME
-
-
[isim]
Bağışlanabilmek işi; affedilebilme, affolunabilme
- "Organları, sağlam organların bağışlanabilmesi için onu yaşam destek ünitesine bağlayacaklar."
-
[isim]
Bağışlanabilmek işi; affedilebilme, affolunabilme
- BAĞITLANABİLME
-
-
[isim]
Bağıtlanabilmek işi
-
[isim]
Bağıtlanabilmek işi
- BAĞIŞLAYABİLME
-
-
[isim]
Bağışlayabilmek işi; affedebilme, bahşedebilme
- "Birçok değerli koleksiyonun, sahipleri öldükten sonra dağıldığı günümüzde Gülersoy yaşarken en değerli mal varlığını bağışlayabilme erdemini göstererek yine topluma örnek olmuştur."
-
[isim]
Bağışlayabilmek işi; affedebilme, bahşedebilme
- BAĞITLAYABİLME
-
-
[isim]
Bağıtlayabilmek işi
-
[isim]
Bağıtlayabilmek işi
- BAĞIŞLAYICILIK
-
-
[isim]
Bağışlayıcı olma durumu
-
[isim]
Bağışlayıcı olma durumu
- BAĞIŞLATABİLME
-
-
[isim]
Bağışlatabilmek işi; affettirebilme
-
[isim]
Bağışlatabilmek işi; affettirebilme
- BAĞIŞLAYIVERME
-
-
[isim]
Bağışlayıvermek işi; affediverme
-
[isim]
Bağışlayıvermek işi; affediverme
- BAĞIMSIZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bağımsız duruma gelmek
- "Her darbeden sonra Silahlı Kuvvetler, rejim içinde biraz daha ayrıcalıklı bir yer edindi, sivil yönetimden biraz daha bağımsızlaştı, daha da önemlisi giderek toplumdan da uzaklaşıp içine kapandı."
-
[nesnesiz]
Bağımsız duruma gelmek
- BAĞIMSIZCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız bağımsızca
- "Bundan dolayı, biz burjuva toplumunu oluşturan bu ögeleri tek tek, birbirinden bağımsızcasına görürüz."
-
[zarf]
Bakınız bağımsızca
- BAĞIRTABİLMEK
-
-
[-i]
Bağırtma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Minibüs şoförü, yolcularını zerrece kale almadan radyosunu avaz avaz bağırtabilir ve tek bir yolcu da sesini çıkaramaz."
-
Bağırtma becerisi bulunmak
-
[-i]
Bağırtma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞIMLILAŞMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Bağımlı duruma gelmek
- "Arjantin hükûmeti İngiliz kapitaliyle öylesine bağımlılaşmıştı ki altıncı dominyon diye anılıyordu yüzyılımızın başında."
-
[-e, nesnesiz]
Bağımlı duruma gelmek
- BAĞIŞLATILMAK
-
-
[nesnesiz]
Bağışlatma işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Bağışlatma işine konu olmak
- BAĞIMSIZLAŞMA
-
-
[isim]
Bağımsızlaşmak işi
- "Bundan sonra kendi başına bir şey yapamaz hâle getirilmiş Volkan’ın Nesrin’in yol göstermesiyle bağımsızlaşma çabaları başlar."
-
[isim]
Bağımsızlaşmak işi